Yüreğinizin sesi bir dünya çığlık olsun. Sesiniz Batman’dan da duyulsun, Rio
de Janerio’dan da. Korkmaları gerekenlere korku salıp diken diken etsin
saçlarını. Barınamaz olsunlar yeryüzünde, donup kalsınlar işkence
odalarında, zulüm anlarında.
Sürüklesin önüne çıkan tüm kötülükleri. Yedi renkte sussun dünya. Kapatsın
çirkinlikleri. Sokaklar, caddeler alev alsın yerinden oynasın dünya.
Sarsılsın gökdelenler, kuleler, sömürücü erkler devrilsin. Sıtmaya tutulmuş
gibi titresin silah tüccarları, şahin generaller, kafa koparıcıları.
Hollywood eğlensin, sussun. Korkudan gazel olsun başkentler. Fırtınadan
denizler kabarsın, bayraklar çekilsin, utkular kazansın FIRTINA ÇOCUKLARI…
TESLİM OLMA!
Üstüne gelsin dünya aldırma. Kurtarıcı değilsin ama dönme verdiğin
sözlerden. Korku ihanettir, pusma. Susma sus dediklerinde. Durma dur
dediklerinde. İpe çekil, kurşuna dizil, güneşi düşün. Eğilip bükülme, ödün
verme düşmanlarına. Gül eyle kanından. Alanları gez, grev çadırlarında
dolaş, afişlerde konuş. Sönmeye fitil ol, karanlıkları kov. Çatal yürek
dövüş dövüşürken. Boşa çıkar sana kurulan tuzakları…
BAŞEĞMEZ BİR DAVA İNSANI OL!
Göğe değen dalgalarla boğuş ama gemilerini batırma. Hayıflanarak izle
fareleri. Bırakıp gidenleri suçlama. Dimdik dur güvertede, sana el
sallayanları selamla. Karış, caddeler, sokaklar dolusu kalabalıkların
arasına. Yenilgi deme yenilmişlere. Beter ederler seni, seni de benzetirler
kendilerine. Korkuya tutulmuşlara korku deme, yedi başlı ejderler çıkarırlar
karşına. Akılları çelen ödüller koyarlar başına. Yüreğine acılar birikse de
ölüme benzeyen… Yıkılıp gitme, kuyuya atılan, gözlerine mil çekilen bir
Yusuf olma! Sana kar etmesin Nuh Tufanları. Sağrısı köpüklü atların üstünde
vurul, yere düş. Sarıl kızıl bayraklara, kaldır, yukarı kaldır. Başeğmez bir
dava insanı ol!
Ama yenilme!
Toplumun geleceği olan gençliğin, özgür ve yaratıcı bir biçimde bütün erkesini
halkı için kullanmasına yönelik engeller ortadan kaldırılacak, çok seçenekli bir
eğitim ve sosyal etkinlikler ortamı yaratılacak, onlara yönetimin ve toplumun
bütün olanakları kullanılacak, partiye tavırda bağımlı örgütsel olarak bağımsız
örgütlenmelerinin bütün ülke çapında yaygınlaştırılması için gerekenler
yapılacaktır.
Gençliğin özgürlüğe aşık yüksek bir yurt sevgisi ve enternasyonalizm ruhuyla
yetişmesi için çalışılacaktır. Bu konumuyla gençlik yeni toplumun yaratılmasının
itici gücü olacaktır.
Uzun zamandan beri genç
arkadaşlarımıza yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Daha yolun başında
altını çize çize belirttiğimiz şey; gençliğe güvenmek oldu. Gerçekten de
politik yapıların gençlere güvensizliği, onların daha kararlı olarak
sosyalizm savaşımının içine girmelerine engel teşkil etti. Gençleri salt
iş gördürmek üzere yanlarında bulunmalarını düşünenler onlara gerektiği
önemi vermedikleri gibi gençlerin kendilerine olan özgüvenlerini de
büyük ölçüde işlevsizleştirdiler. Bu durumda kendine güvensiz, pısırık,
bana necilik, topu başkalarına atma yönelimi de ister istemez gençler
arasında yaygınlaşıp kök saldı. Zaten toplumu apolitikleştiren sermaye
düzeni gençlere hiç güvenmediği için onların üzerinde daha kapsamlı
oyunlar oynadı. Sonra da hemen herkesin dilinde gençlerin apolitik
olduğuna dair söylemler dolaşmaya ve prim yapmaya başladı. Bu nedenle
bir tek Türkiye Sosyalist İşçi Partisi konuya farklı ele alarak
gençliğin inisiyatif kazanması için komsomol tipi örgütlenmesi
gerektiğini savundu.
Türkiye
Sosyalist İşçi Partisi (TSİP) kurulduğu günden başlayarak gençliğe ayrı
bir önem verdi. Çünkü gençlik; işçi sınıfı öğretmenlerinin dediği gibi “Gençlik,
öğrenci gençlik, köylü gençlik ve özellikle de işçi gençlik savaşımın
sonucunu belirleyecektir.” Bu denli yaşamsal olan gençlik konusuna
bu nedenle gelişi güzel bakamayız. Gençliğin daha sağlıklı olarak sola
ve sosyalizme örgütlenmesi için gösterilmesi gereken bütün
duyarlılıkları göstermemiz gerektiğine inanırız. Sosyalist öğretinin
kazanımlarından yola çıkarak gençliğin kalıcı ve sağlıklı bir şekilde
örgütlenmesini savunuyoruz. Bu yol hiç kuşku yok ki, yüce Lenin’in
yoludur. Bu yol gençliğin KOMSOMOL olarak örgütlenmesinden
geçmektedir.
Partimiz
TSİP, gençliği
örgütlemek ve kalıcılaştırmak için kuramsal ve eylemsel
olarak çok şey yapılması gerektiğine inanmaktadır. Bu yüzden de
gençliğin örgütsel olarak bağımsız öğretisel (ideolojik) olarak partiye
bağımlı olmasını savunmaktadır. Kimi sol çevrelerin bu tür anlayışın
partiye zarar vereceğini düşünmeleri ve bu doğrultuda örgütlenmeye
eleştiri getirmelerini yerinde görmenin olanağı yoktur. Onlara göre,
kızı kendi haline bırakırsan ya davulcuya varır ya da zurnacıya. Bu
yaklaşım her yönüyle gerici ve çürümüş bir yaklaşımdır. Tutucu kafaların
her şey bizden sorulsun, her şey bizim emir ve komutamızda olsun
kaygısından beslenir ki biz buna karşı çıkarız. Genç arkadaşlarımıza
güvenmemek, onların arabayı devireceğini düşünmek, her defasında da
devrilen arabayı düzeltmek gibi bir işin kendilerine kaldığı öykünmesin
ileri sürerek gençliğin önünü kesenler, aslında düşünülürse partinin ve
sosyalizm savaşımının önünü kesmekle aynı anlama gelir.
Bizler
kendine güvenen, yanlış yapma hakları da olan, gerektiğinde öne atılarak
sorunlarla savaşan nitelikte gençler istiyoruz. Bu durum, her anlamda
kendini geliştirmiş gençlerin varlığı ile olasıdır. Unutmayalım ki,
böylesi gençlerin var olması sağlam bir öğreti ile donatılı örgütsel
olarak bağımsız örgütlenmiş bir komsomol örgütlenmenin varlığı ile
olanaklıdır.
Günümüzde
her türlü baskı ve yıldırma yöntemini kullanan sermaye güçleri asla
karşılarında sağlam olarak örgütlenmiş ve öğretisi dosdoğru gençlik
örgütlenmelerinden hoşlanmaz. Bu yüzden de gelişi güzel örgütlülükler
onların da işine gelir. Onlar bilirler ki, gelişigüzel örgütlenmiş ve
kafası karışık bir örgütlenme çil yavrusu gibi kolayca dağıtılabilir. Bu
nedenle gençliğin örgütlenmesi konusunda sorumluluğumuz gerçekten de
büyüktür. Gençliğin pek çok çeşit görüş ve düşüncelerle etki altına
alınmak istendiğini ve bu yönde etkili de olunduğunu sağlıklı bir
şekilde tespit edersek çıkış yollarını da kolaylıkla bulabilmemizin her
zaman için olanağı da vardır. Bu yol partimiz Türkiye Sosyalist İşçi
Partisi’nin (TSİP) gösterdiği yoldur.
Bundan
böyle inanıyoruz ki, gençlik içinde Sosyalist Gençlik Birliği daha çok
konuşulacaktır. Çünkü SGB artık kendi gücüyle harekete geçmiş
bulunmaktadır. Siz genç arkadaşlarımıza her anlamda sesleneceği ve
sizlerin de görüş ve düşüncelerinize açık olan bir sitesi vardır. SGB bu
siteden sizlere ulaşacağı gibi sizlerinde kolaylıkla SGB’ye ulaşmanızın
yolu açılmış bulunmaktadır. Günümüzde teknolojinin ileri boyutlarda
gelişmiş olduğunu düşünürsek bu alanın da insanlık düşmanlarına
bırakılmaması gerektiğini teslim ederiz. Bu nedenle SGB böylesi bir
internet sitesine bel bağlamamış olmasına karşın yine de önemli
açılımlar sağlayacağının bilinciyle bu yöndeki çalışmalarını her geçen
gün daha da geliştirecek ve siz genç arkadaşlarımızın karşısına
Bilinçli, kararlı, bileği bükülmez bir gençliğin komsomol örgütü olacak
olan Sosyalist Gençlik Birliği ile çıkacaktır. Şimdi sıra siz genç
arkadaşlarımızdadır.
Partimiz Türkiye Sosyalist İşçi Partisi (TSİP) ikinci kez
açık politik yaşama geçtiğinden bu yana gençlik çalışmalarına özel bir
önem vermesine karşın bugüne dek gençlik yığınları içinde hak ettiği bir
yere gelmiş değildir. Bunun pek çok öznel ve nesnel nedenleri var. Ancak
bunları bir kez daha dile getirerek siz genç arkadaşlarımın sabrını
sınamak istemiyorum. Bu yüzden de niçinler, nedenler sıralamaktan çok siz
genç arkadaşlarımı çok önemli bir görevin yerine getirilmesi için göreve
çağırıyorum.
Bu görev; gençliğin komsomol örgütlenmesi olan
Sosyalist Gençlik Birliği’nin (SGB) örgütlenmesidir. Bu görevi yerine
getirmek için ilk adım olarak partimizin yayın organı Kitle dergisine ek
olarak Genç Sosyalist’i çıkardık. Çıkardığımız ek'in gerekli birikimi
sağladığını söyleyemeyiz. Bu nedenle de daha ileri ve eylemli adımlar
atmamız gerektiğini düşündük ve neredeyse çocukluğu partimizin içinde
geçmiş, geçmiş dönemde partimizin üst yönetiminde görev almış olan bir
arkadaşımızın oğlu Haluk Kar’ı bu örgütlenmeyi yürütmek üzere parti
görevlendirmiş bulunmaktadır. Haluk Kar yoldaşımız yapılacak olan ilk
kongreye kadar SGB'nin Genel Başkanıdır.
Haluk arkadaşımız;
ilk iş olarak gençlik yığınlarıyla bağ kurmak ve onlarla birlikte daha ileri
adımlar atmak için bir SGB forum sitesi oluşturdu. Bu siteye olan ilgi bizi
fazlasıyla sevindirdi. Ancak işin buralarda kalmaması gerektiği konusunda
bizi kamçılayan yüreklendirici gelişmeleri de hep birlikte yaşadık ve gördük
ki, daha ileri adımlar atılması gerekmektedir. Bu gerçeklerden hareketle bir
an önce örgütlenilmesi gerektiği yargısına vardık. Biz biliyoruz ki,
gençliği olmayan bir hareketin geleceği de olmayacaktır. Bu bağlamda
gençliğe güvenmek çok önemlidir.
Bundan sonraki adımımız ise
2009 yılına kadar var olan genç arkadaşlarımızla bir toplantı düzenlemek ve
Sosyalist Gençlik Birliği (SGB) örgütünün kuruluşunu tartışıp ilan etmek
olmalıdır. İşte asıl çalışmalar ondan sonra ete kemiğe bürünecek, gençlik
içinde Sosyalist Gençlik Birliği (SGB) bir seçenek olarak gençliğin önüne
konulmuş olacaktır. Parti olarak bu görevin üstesinden genç sosyalist
arkadaşlarımızın gelmesini düşündüğümüz için daha şimdiden bu toplantı yer
ve zamanının, bu toplantıya kimlerin katılacağının belirlenmesini de ilgili
arkadaşlarımız saptamalı ve duyurmalıdırlar.
Görüldüğü gibi
ülkemizde zor ve önemli günler yaşanmaktadır. Böylesi dönemlerde karanlığın
savuşturulması ilerici, devrimci ve sosyalist güçlerin yeni mevziler
kazanması için örgütlü olmak yaşamsal bir önemdedir. Örgütlü olunmadığı
takdirde olan ve olabilecek olan ne varsa peşin peşin bilinmelidir ki
aleyhimize gelişecektir. Ülkemizde son yaşananlar ABD emperyalistlerinin
açıkça içinde oldukları bir eylemli durum olarak görülmelidir. Dolayısı ile
Ergenekon Operasyonu olarak isimlendirilen bu tutuklamalar hiçbir zaman adam
sende denilip geçilmemelidir. Sonuç belli olmuştur. ABD emperyalistleri
Recep Tayyip Erdoğan’ı deliğe süpürmeye partisi AKP’yi de dağıtmaya karar
vermiş bulunmaktadırlar. Bu operasyonların sonrası bir anlamda denilebilir
ki karanlıktır. Eğer ilerici, devrimci ve sosyalist güçler gerektiği kadar
örgütlenemezler ve gelişmeleri olumlu yönde etkileyemezlerse sonuç ne olursa
olsun ortaya Amerika’nın isteklerini yerine getirecek bir iktidarın ortaya
çıkması önlenemeyecektir. Bu durumda da ortaya çıkacak olan iktidar
Amerika’nın güdümünde olacağı gibi bölgede emperyalistlerin işini de
kolaylaştırmış olacaktır.
Yani İran’a Amerika’nın müdahalesi de içinde Orta Asya’ya
kadar uzanacak emperyalist girişimlere olanak hazırlanmış olacaktır.
Çağrımız bu yüzden oldukça önemlidir. Sola ve sosyalizme karşı düşman olan
ABD emperyalizmini ve yerli işbirlikçilerini bozguna uğratmak için
elimizde örgütümüzden başka silahımız yoktur. Hemen evet hemen devinime
geçmeli ve gençliğin sosyalist örgütlülüğünü yaratarak insanlık
düşmanlarının karşısına bir fırtına gibi dikilmeliyiz.
Gençler, genç sosyalistler doğrudan SGB forum sitesi üzerinden ve parti
aracılığı ile bizimle ilişki kurarsanız önümüzdeki toplantıya katılabilir ve
örgütün kurulması ve gelişmesinde sizlerinde katkısı olur. Emekleriniz ve
çalışmalarınız için şimdiden sizi kutluyor selamlıyorum.