|

ENTERNASYONAL MARŞI
UYAN ARTIK UYKUDAN UYAN,
UYAN ESİRLER DÜNYASI...
Türkiye Sosyalist İşçi Partisi
PROGRAM ve TÜZÜK
tsip@tsip1974.com
tsip1974@hotmail.com
GEREKÇE
Çağımız, çökmekte olan kapitalizmden sosyalizme geçiş çağıdır. Paris Komünü ile
başlayan, Ekim Devrimi ile süren proletaryanın dünyayı değiştirme savaşımı,
yaşanan bütün olumsuz gelişmelere karşın sürmektedir. Binlerce yıllık sömürücü
sınıflara, düzenin sonsuz olmadığını gösteren Rus işçileri, yoksul köylüleri ve
onların yarattığı Ekim Devrimi çözülmelere, yıkımlara karşın, yine de dünya
proletaryasının ve halklarının esin kaynağı olmaya devam ediyor.
Sosyalizm,Yeni Dünya Düzeni koşullarında da kendi iç çelişkilerinden
kurtulamayarak çürüyen emperyalist-kapitalizm karşısında, insanlığın ileriye
doğru gelişiminin asal yönlendiricisidir.
Bugün yeryüzünde, geniş emekçi yığınların ve halkların ortak düşmanı
emperyalizmdir. Bu olgu emperyalizme karşı dünyanın dört bir köşesinde yürütülen
savaşımın çok yönlü bir bütünlük kazanmasını sağlar. Emperyalizmin kesin
yenilgiye uğratılarak varlığına son verilmesi, başta dünya sosyalist hareketi
olmak üzere, uluslararası işçi sınıfı eylemliliği ve ulusal kurtuluş
savaşımlarının oluşturduğu dünya devrimci sürecinin bütünlüğünün ve
dayanışmasının güçlendirilmesini zorunlu kılar. Tek tek ülkelerin halklarının
sonuncu kurtuluşları, emperyalizme karşı verdiği savaşımda dünya devrimci
sürecinin bütünlüğüne sonuna kadar bağlı kalmakla olanaklıdır. Günümüzde
enternasyonalist dayanışma olmadıkça, hiçbir ülke halkı savaşımı sonuncu utkuya
ulaştıramaz.
Emperyalizmin sömürüsü ve baskısı altındaki Türkiye halkının savaşımı bütün
dünyadaki anti-emperyalist savaşımın ayrılmaz bir parçasıdır. Bu savaşımın
önderi işçi sınıfımızdır. Halkımızın sonuncu kurtuluşunu sağlamakla yükümlü olan
işçi sınıfımız, emperyalizme karşı yürütülen savaşımın sonuna kadar kararlı
biricik gücüdür. Çünkü ulusal sınırları çoktan aşıp uluslararası nitelik
kazanmış olan sermayeye karşı savaşım veren bütün ülkelerin işçi sınıfının
düşmanı tektir. Emperyalizm. Sonuncu ereği tektir; sınıfsız, sömürüsüz bir dünya
toplumu. Bu somut durum işçi sınıfının birliği ilkesinin en yüce biçimi olan
proletarya enternasyonalizmine sonuna dek bağlılığı zorunlu kılar.
Enternasyonalizm, Ulusların ve Halkların kendi geleceklerin belirleme türesini
(Hakkını) önkoşulsuz sonuna değin savunmayı gerektirir. Böylece
enternasyonalizmin halkların kardeşliği ilkesiyle çok daha kapsamlı ve güçlü bir
biçimde yaşama geçirilmesi gerçekleşir. Öte yandan bölgesel gerginliklerin
tırmandırılmasına, emperyalist işgallere karşı çıkmak ulusal kurtuluş
savaşlarını desteklemek ve türesiz (haksız) savaşlara karşı durup, dünya
barışını savunmak önemli enternasyonalist görevlerdendir.
Dünya emperyalist-kapitalist sistemine bağımlı, orta gelişkinlikte bir ülke olan
Türkiye'de egemen üretim biçimi kapitalizmdir. Türkiye'de boy vermesi yüz yıl
öncesine uzanan ve bu noktadan günümüze dek gelen süreç boyunca not etmeye değer
erkin-yarışmacı bir dönem geçirmeyen kapitalizm, başlıca gelişmesine Kurtuluş
Savaşı'ndan sonra kavuşmuştur. Kapitalizmin bu başlıca gelişimi bütünüyle dünya
kapitalizminin emperyalist döneminde yer aldığı ve palazlanmakta olan yerli
burjuvazi, giderek emperyalizmle tam bir işbirliğine girdiği için, Türkiye
kapitalizmi emperyalizme bağımlı olmuştur. Bu dönem boyunca, yerli burjuvazinin
ortaklık içinde olduğu uluslararası finans kapitalinin tekelci niteliği ülke
kapitalizmine de yansımış, ayrıca kapitalizm öncesinden gelen toplumsal
koşulların zorlamasıyla Türkiye kapitalizmi tekelci bir nitelik kazanmıştır.
24 Ocak Ekonomik Kararları'yla başlayıp günümüze dek gelen süreçte Türkiye
kapitalizminin tekelci niteliği daha da gelişmiş, emperyalizmle olan
işbirlikleri güçlendirilerek ülke ekonomisinin bağımlılığı arttırılmış, dünya
sosyalizm uygulamasındaki çözülmeyle birlikte, tek kutuplu duruma gelen
dünyamızda Türkiye kapitalizmi dünya emperyalizminin olmazsa olmaz bir parçası
durumuna gelmiştir. Dolayısıyla Türkiye tekelci burjuvazisi her türlü
yetersizliğine karşın bölgemizde artık çok daha söz yetkisi olan yandır. Bu
durumun sonucu ise Türkiye tekelci burjuvazisinin bölge pazarı üzerindeki pay
istemleri, yayılmacılık eğilimlerini güçlendirmektedir.
Kapitalizmin, yani pazar için meta üretiminin ve buna bağlı olarak değişimin
gelişmesi; bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de kentlerde ve köylerdeki geniş
emekçi yığınlarının önemli bir bölümünü, kendilerinin olan üretim araçlarından
kopararak yoksullaştırmış ve işgüçlerinden başka satacağı bir şeyi olmayan
ücretli köle durumuna getirmiştir. Özellikle son yıllarda büyük kentlerdeki
nüfus patlaması ve bunun getirdiği sayısız sorunlar kapitalizmin ekonomik
yasalarının nasıl acımasızca işlediğinin somut göstergesidir. Kapitalist
toplumda gönenç düzeyinin göstergesi gibi ele alınan araba, beyaz eşya gibi asal
gereksinmelere, üreticilerin küçük bir bölümünün sahip olması onların kredi ve
borç kıskacı içinde boğuldukları gerçeğini ortadan kaldırmamaktadır. Böylece
üretim ve dolaşım araçlarının önemli bir bölümünün mülkiyetin elinde toplayan az
sayıda kapitalist ve büyük mülk sahibinin karşısında, işçiler ve sömürülen diğer
emekçiler yer almaktadır.
Üretim araçlarından koparılarak proleterleştirilen küçük üreticilerinde
aralarına katılmasıyla daha da kalabalıklaşan işçi sınıfının durumu her geçen
gün kötüleşmektedir. Yaygınlaşan kapitalistleşme sonucu işçi çalıştırma artsa
bile daha ileri tekniklerin kullanılmasının hızla yaygınlaşması işçiye olan
gereksinimi görece azalttığından, işsizler ordusu çığ gibi büyümektedir.
Kapitalist üretimin kaçınılmaz sonucu olan bu durum emeğin sermayeye
bağımlılığını ve dolayısıyla sömürüye olan zorunluluğunu daha da arttırmaktadır.
Öte yandan kapitalist ekonominin denetimsiz yapısı sürekli olarak ekonomik
bunalımlara yol açmakta, var olan kapitalist üretim ilişkilerinin yol açtığı bu
durum, üretici güçlerin gelişmesini engellerken, proleterleşme ve tekellerin
güçlenmesi süreçlerini hızlandırmaktadır. Üstelik ekonomisi, emperyalist sisteme
bağımlı olan ülkemiz, bu sistemin gittikçe yoğunlaşan bunalımlarını daha da
duyumsamakta ve bağımlı kapitalist ekonomi derin yaralar almaktadır.
Kapitalizm, emeğin üretkenliğini arttırarak yaratılan toplumsal değerin
büyümesini sağlarken, bu toplumsal değerden yararlanma eşitsizliğini de
beraberinde getirir. Bir avuç tekelciden ve onun gerici bağlaşıklarından oluşan
sömürücüler, kapitalist mülkiyet ilişkilerinin bir sonucu olarak, toplumsal
varsıllıkların büyük bir bölümüne el koyarken, tüm değerleri yaratan emekçiler
yoksulluk içinde ve güçlükle geçinecekleri en az geçim koşullarında yaşamak
zorunda bırakılırlar. Bu durum işçi sınıfının görece ve bazen kesin olarak
yoksullaşmasına yol açarken köylülerin önemli bir bölümünün, küçük memur,
zanaatkar, esnaf ve diğer halk tabakalarının yoksulaşmalarını son evreye
vardırır. Bütün bu toplum kesimler var olan düzenin kötülüklerini,
yoksullaşmanın getirdiği bağımlılığı, sömürünün yoğunlaşmasını, kıyım ve yaşama
gevensizliğinin acısını ve öfkesini yüreklerinde duyarlar.
Toplumsal çelişkilerin gün geçtikçe büyüyüp derinleşmesi sınıf saflaşmalarını
daha da belirginleştirmekte, sömürü ve baskıyla karşı karşıya olan toplum
kesimlerinin kendi kurtuluşları doğrultusunda emperyalizme ve yerli ortaklarına
karşı savaşımlarını birleştirmeleri için elverişli bir ortam yaratmaktadır.
Öte yandan kapitalist üretimin sosyal niteliği ile üretim ve dolaşım araçlarının
özel mülkiyeti arasındaki kapitalist toplumun temel çelişkisi her geçen gün daha
da derinleşmekte ve yükselen sosyalleşme düzeyi özel mülkiyet kabuğunu
zorlamaktadır. Bu durumda, burjuva toplumunun yukarıda sıralanan çelişkilerinin
kaynağı olan bu temel çelişkinin, işçi sınıfının erki ile çözülmesi
gerekmektedir. Ancak böylece ekonomide kargaşayı ve devri bunalımları yaratan
kapitalist üretim yerine sosyalist üretim temellendirilerek üretici güçlerin
alabildiğine serpilip gelişmesi sağlanacak; ancak böylece toplumda küçük bir
azınlığın, büyük bir çoğunluğu sömürmesine son verilerek var olan düzenden acı
çeken geniş kitleler kurtarılmış olacak ve ancak böylece gönencin toplumun bütün
kesimlerine yayılarak, toplumsal varsıllık kaynaklarının, aynı zamanda, sömürü
ve yoksulluğun da kaynakları olması önlenecektir.
İşçi sınıfı, devrimci sürecin başını çekmek ve sonuna değin götürmek zorundadır.
İşçi sınıfı üretim araçlarının özel mülkiyetinden yoksundur. Buna karşılık var
olan düzende ezilen ve acı çeken diğer toplum kesimleri, üretimde nesnel
konumları gereği özel mülkiyet alanında kalırlar. Ve var olan üretim
ilişkilerinin sosyalist üretim ilişkileri ile değiştirilmesinde öncü rolü
oynayamazlar.Bu nedenle işçi sınıfımızın, toplumdaki diğer sınıf ve
tabakalardan, onların dünya görüşlerinden ve ideolojilerinden bağımsız
örgütlenmesi, politikasını kendi sonuncu amacı doğrultusunda bağımsızca
belirlemesi zorunludur.Bununla birlikte işçi sınıfının siyasi eylemliliği tüm
sömürülen ve baskı altında tutulan diğer toplum kesimlerine, durumlarının
umutsuzluğunu ve kurtuluşlarının, ancak işçi sınıfının yönetim erki ile birlikte
olanaklı olacağını gösterir. Onları savaşımlarının yanılmaz bir doğa yasası gibi
işleyen bilimselliğine ve haklılığına inandırmaya, aynı saflarda savaşıma
katmaya çalışır.
Ülkemizde gerek sömürüye karşı yürütmekte olduğu ekonomik savaşımı
yönlendirebilmesi, gerekse emperyalizme ve yerli ortaklarına karşı sürdürdüğü
bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm savaşımını başarıya ulaştırabilmesi için
işçi sınıfının örgütlü siyasi savaşım yürütmesi gereklidir. Ancak böyle yapmakla
yönetim erki savaşımını verebilmesi, yönetime gelebilmesiyle yönetiminde
uygulayacağı bir dizi köklü girişimlerle kendinin ve geniş emekçi yığınların
geleceğini yok eden halk düşmanı komplo ve sabotajları önleyerek, halkın
çıkarlarını koruması gerçekleşebilir. Ancak böyle yapmakla., bütün halkın
kurtuluşunu sağlayacak olan kendi sonuncu amacı doğrultusunda toplumun yeniden
biçimlendirilmesi olanaklı olur.
Türkiye Sosyalist İşçi Partisi'nin amacı ve görevi; Türkiye işçi sınıfını
bilimsel olarak zorunlu bu erk amacına doğru yöneltmek, bu savaşımında onu
örgütlemek, ona bilinç ve savaşım kararlılığı kazandırmaktır.
Türkiye kapitalizminin gelişimindeki tekelci nitelik burjuva demokrasisinin
yaygınlaşıp kökleşmesine olanak vermemiştir. Burjuvazinin ırkçılığı ve şovenizmi
de burjuva diktatörlüğünü besleyip güçlendirmiştir. Bunlara etkin bir biçimde
varlığını sürdüren kapitalizm öncesinden kalma keyfi davranışlar ve baskı
yöntemleri de eklenince, alışılmış burjuva demokrasisinin kurum ve
kuruluşlarının kalıcı biçimde yerleşmesi zorlaşmaktadır. Faşist ve dinci
akımların varlığını sürdürmesine yol açan bu ortamda, tekelci burjuva
zorlandığında ve koşullar elverdiğinde, emekçilerin savaşımları sonucu edinilen
demokratik kazanımlar, cılız burjuva demokratik ortam yok edilerek faşist
yönetimler getirilmektedir. Bütün bu koşullar demokrasi savaşımının ne ölçüde
yaşamsal olduğunu gösterir. Ülkemizde halk düşmanı egemen güçler emperyalizmle
işbirliği içindedir. Kendi çıkarları ile emperyalizmin çıkarları öylesine iç içe
girmiştir ki; onların emperyalizmden bağımsız bir tutum göstermeleri, bilimsel
olarak olanaksızdır. Halkımızın sömürülmesinde işbirliği içinde olan emperyalizm
ve yerli ortakları, onun baskı altında tutulmasında da, ortak çıkarlarının
sürmesi açısından işbirliği yapmak durumundadır. Demek ki halkımız emperyalizme
karşı sürdürdüğü bağımsızlık savaşımında, eylemli olarak, onun yerli
ortaklarını, ikisinin sömürü ve baskılarının sürekliliğini gerçekleştiren
yönetimleri de karşısına almak zorundadır. Bu durumda bağımsızlık savaşımı ile
bir bütün oluşturur.
İşte bu durumda, işçi sınıfımızın yakın ereği, emperyalizme bağımlı tekelci
burjuvazinin ve bağlaşıklarının egemenliğine son vererek bağımsızlığı ve
demokrasiyi gerçekleştirmektir.Bu amaç işçi sınıfının örgütlü öncülüğünde halkın
demokratik yönetimini olanaklı ve zorunlu kılar. Ülkemizde çıkarları
Bağımsızlık, Demokrasi ve Özgürlükten yana olan kesimlerin birlikteliğini
gerektirir. Bu gereksinim Halk Cephesi'nde somutlaşır. Halk Cephesi'nin temelini
işçi-yoksul köylü bağlaşıklığı oluşturur.
Ülkemizde üretici güçlerin gelişme düzeyi, bağımsızlık ve demokrasi
doğrultusundaki girişimlerde, Demokratik Halk Erki'ni sosyalist istemlerle de
karşı karşıya getirir. Toplumumuzda iş sınıfının bağımsız ve yönlendirici bir
sınıf olarak yer almasının yol açtığı bu durum, Demokratik Halk Erki'nin daha
ilk adımda, sosyalizm doğrultusundaki köklü dönüşümlerini olanaklı ve zorunlu
kılar. Demek ki Türkiye'de bağımsızlık ve demokrasi için verilen savaşım,
sosyalizm için verilen savaşım ile birleşir bütünleşir.
Türkiye Sosyalist İşçi Partisi, Demokratik Halk Erki'ne giden yolda halkımızın
sürdürmekte olduğu bağımsızlık ve demokrasi savaşımında, emperyalizme ve gerici
yönetimlere yönelen bütün anti-emperyalist ve anti-faşist girişimleri destekler,
bu gibi eylemleri işçi sınıfının sonuncu çıkarları doğrultusunda, yörüngesine
almaya çaba gösterir.
Ancak emperyalizme bağımlılığı, tekelci sermayenin egemenliğini ve
anti-demokratik baskıları daha ince yöntemlerle pekiştirip yaygınlaştıran, her
türlü iyileştirme (reform) girişimlerini tümüyle geri çevirir. Yine işçi
sınıfının savaşımını yolundan saptırıp, burjuvazinin çıkarlarının peşine takarak
ona zarar veren her türlü sapmaya, revizyonizme, sol serüvenciliğe ve işçi
sınıfı dışı bir akım olan anarşizme karşı kararlı bir biçimde savaşır. Sosyalizm
uygulamasındaki çözülmeyle birlikte sözde yenileşme kılığı altında sosyalizmi
yok etmeye yönelik ikinci cepheyi açan yeni revizyonizme karşı ideolojik savaşım
verir.
DEMOKRATİK HALK ERKİ'NİN AMAÇLARI VE GÖREVLERİ
Partimiz işçi sınıfı önderliğindeki, Demokratik Halk Erki'nin amaç ve
görevlerini üç bölümde saptar.
I. POLİTİK AMAÇLAR:
1. Ülkemizi emperyalizme bağlayan bütün siyasi, ekonomik ve kültürel anlaşmalar
yürürlülükten kaldırılacaktır.
2. Bağımsızlık, Demokrasi Özgürlük ve Sosyalizm ilkelerine uygun yeni bir
anayasa, halkın demokratik katılımı ve tartışması yoluyla yapılacak, devlet ve
toplum yaşamını ilgilendiren bütün yasal düzenlemeler bu anayasaya uygun
olacaktır.
3. Ulusların kendi Yazgılarını Belirleme Hakkı ilkesine tümüyle uygun bir
politika izlenecektir.
4. Kürt sorunu eşitlik, özgürlük ve gönüllülük çerçevesinde demokratik bir
biçimde çözüme ulaştırılacaktır.
5. Başta komşularımız olmak üzere, gereken bütün ülkelerle dostluk ve
saldırmazlık anlaşmaları imzalanacaktır.
6. Dünya devrimci sürecinin gerektirdiği enternasyonal dayanışmanın görevleri
eksiksiz yerine getirilecek, anti-emperyalist politika, emperyalizm tüm dünyada
kesin yenilgiye uğratılana değin kararlılıkla yürütülecektir.
7. Uluslararası düzlemde faşizm ve ırkçılıkla kararlı bir savaşım yürütülürken,
Siyonizm ve İslam Fanatizmi'nin soyutlanması yönünde adımlar atılacak,
emperyalist işgal ve askeri karışma (müdahalecilik) eğilimlerine karşı gerekli
tüm önlemler alınacaktır.
8. Bütün yabancı sermaye kamulaştırılacak, yabancı anamal ve kredi ilişkileri
halkın yararına demokratik halk devleti tarafından düzenlenecektir.
9. NATO'dan çıkılacak, ülkemiz ve dünya halklarına karşı yapılmış bütün gizli
anlaşmalar açıklanacak, uluslararası güvenlik ve işbirliği, anlaşmazlıkların
barışçı görüşmeler yoluyla çözümü, türesiz savaşların önlenmesi yolunda
çalışılacak ve Ulusların Kendi yazgılarını Belirleme Hakkı ilkelerine uygun bir
dış politika izlenecektir.
10. Her türlü faşist ırkçı, gerici halk düşmanı örgüt kapatılacak, yeniden
örgütlenmelerine ve propagandasına olanak verilmeyecektir.
11. Her türlü halk düşmanı, komplo ve sabotaj girişimine, provokasyon ve açık
saldırılara karşı iç düzen ve güvenliğin sağlanabilmesi amacıyla, işçi ve
emekçilerin gönüllü örgütlenmesi sağlanacaktır.
12. 18 yaşını bitiren her yurttaşın yasal durumu ne olursa olsun seçme ve
seçilme özgürlüğü olacaktır. Devletin bütün yöneticilik aşamaları seçimle
oluşturulacak, seçmenler temsilcilerini istedikleri anda, oy kullanarak görevden
alabilecek, yerel yönetimlerde genel, eşit ve göreceli görevlendirme (nispî
temsil) ilkesi uyarınca seçilecek sözcüleri (halk meclisi) Halkın devlet
işleyişini denetlemesi ve sorgulamasının önündeki tüm engeller kaldırılacaktır.
13. Dinin devletle olan her türlü ilişkisi kesilecek, din bütünüyle kendi
durumuna bırakılacak, mezhepler arası ayrılıklar yaratılmasına izin
verilmeyecektir.
14. Ülkemizin iç ve dış güvenliğinin ana güvencesi olan silahlı kuvvetler, Halk
Ordusu biçiminde yeniden düzenlenecek, ordu her aşamada demokratik süreci
işletecek, ordu temsilcilerinin kendilerini ilgilendiren konularda ve tabandan
tavana her aşamada ülke yönetimine ve karar alma süreçlerine katılımı
sağlanacak, orduda kendi iç işleyişinde dayak ve benzeri insan onuruna aykırı,
demokrasi karşıtı uygulamalar önlenecektir. Ordunun ülke yönetimi için gerekli
profesyonel hazırlık ve donanımını gerektiren önlemler alınacaktır. Barış
döneminde, silahlı kuvvetler görevlilerinin ülkenin toplumsal ve politik
yaşamına etkin katkısı gerçekleştirilecek, her yurttaşın kendi doğduğu ya da
yaşadığı yerde askerliğini yapması sağlanacak, bulunçsal (vicdani) nedenlerle
silah kullanmak istemeyenlerin ülkenin iç ve dış güvenliğinin gerektirdiği
alanlarda, barış gönüllüsü olarak görev yapmalarına olanak sağlanacaktır.
15. Ülkenin iç ve dış güvenliğinin gerektirdiği bilgi alma (istihbarat)
örgütlenmesi barış, demokrasi, bağımsızlık, özgürlük ve sosyalizm ilkeleri
doğrultusunda yeniden kurulacak, ilgililerin yüksek bir yurtseverlik ve
enternasyonalizm bilinciyle donanmış olmalarına özen gösterilecektir.
II. EKONOMİK AMAÇLAR:
1. Ülke ekonomisi, bağımsızlık, özgürlük ve sosyalizmin stratejik ilkeleri
doğrultusunda yeniden düzenlenecektir. Bu amaçla, ülke ekonomisinin hızla
kalkınması, bölgeler arası ayrılıkların giderilerek dengenin sağlanması, gelir
dağılımının emekten yana düzeltilmesi, sosyalist mülkiyet biçimlerine geçiş
yoluyla ve merkezi bir planlama ile sağlanacaktır..
2. Sosyalist mülkiyet biçimlerine geçişin ilk adımı olarak, işkolunda tekel
niteliği kazanmış büyük endüstri ticaret ve yardımcı (hizmet) işletmeleri,
makro-ekonomik planlama açısından önemli bankacılık ve sigortacılık işkolu, dış
ticaret, ulaştırma, erke (enerji) işkolları, ormanlar, kıyılar, madenler, doğal
ve tarihsel SİT alanları, ilaç endüstrisi dahil bütün sağlık işkolları, büyük
tarımsal işletmeler ile ağa toprakları tümüyle kamulaştırılacak, işkolunda tekel
niteliği kazanmamış endüstri, ticaret ve yardımcı kuruluşları, küçük esnaf ve
küçük ölçekli tarım yapan köylüler, balıkçılar, hayvancılık ve ormancılık yapan,
el sanatlarıyla uğraşan küçük üreticiler, turizm, kültür ve sanat işkollarında
çalışanlar demokratik ve merkezi planlama doğrultusunda özgürce çalışabilecek ve
kooperatifleşme yönünde özendirilecektir. Kamulaştırılan toprakların bir bölümü
topraksız ve az topraklı köylülere karşılıksız dağıtılacak, toprak reformundan
yararlanan köylüler kooperatifleşme yönünde özendirilecektir.
3. Ekonomi yönetimi, demokratik toplumsal katılım yoluyla hazırlanan merkezi
planlama aracılığı ile sağlanacaktır. Merkezi planlama; toplumsal ekonomide,
piyasaların yol açabileceği kargaşa ve savurganlığın önlenmesini, bölgeler arası
eşitsizliğin, dışa bağımlılığın, kol ve kafa emeği arasındaki ücret
dengesizliğinin giderilmesini, toplumsal ve teknolojik gelişmenin, gönenç
artışının doğal çevre ve insani açıdan gerçek, dengeli dağılımının gerçekleşmesi
güvence altına alınacaktır.
4. Gelir dağılımını, işçiler ve diğer emekçilerin yararına değiştirmek amacıyla,
merkezi planlama yönünde yeni mali politikalar uygulanarak, fiyat dengesi
sağlanacak, insan onuruna yaraşır bir yaşam için gerekli taban ücret hakkı
tanınacak, herkese emeğine göre ücret ödenecek, bütün dolaylı vergiler ve
tüketim vergileri kaldırılacak, gelir düzeyine göre ve hakça, genel bir vergi
uygulanacak, köylülerin devlete ve tefecilere olan bütün borçları silinecektir.
5. Başta yoksul köylülük olmak üzere, kırsal ekonominin canlandırılması için
yönetim, makine, tarımsal ilaç, yetişmiş insan gücü ve diğer her türlü yardımı
yaparak gerekli önlemleri alacak, yeni tarım politikaları yönünde eğitim süreci
başlatılarak, köyle kent arasındaki uçurum kapatılacaktır.
6. Ülkedeki tüm yabancı sermayeli, banka ve işletmeler kamulaştırılacak, dış
borçlar için öteleme (moratoryum) ilan edilecektir. Yabancı sermayenin ülkeye
yeniden girişinin nasıl olacağını Demokratik Halk Erki belirleyecektir.
III. SOSYAL AMAÇLAR
Genel Olarak;
a) Kişinin toplumdaki yeri, toplumsal açıdan gerekli ve yararlı bir iş yapmasına
bağlı olacaktır. Bu ilke uyarınca, çalışabilecek yaş ve güçte olan herkese iş
olanağı sağlanarak, işsizliğe son verilecektir. Bütün çalışan halka iş güvencesi
sağlanacaktır. İşsizlik tümüyle ortadan kaldırılıncaya değin, geçiş dönemi
boyunca bütün işsizlere taban ücreti üzerinden işsizlik parası ödenecektir.
b) Günlük ve yıllık iş saatleri insanca yaşamaya, dinlenmeye, iş dışı yaratıcı
bireysel etkinliklere elverecek biçimde sınırlanacak. İlk aşamada günde 8 saat
ve haftada 40 saatten çok çalışmaya izin verilmeyecek, yılda 30 işgünü ücretli
izin hakkı tanınacaktır. Çalışma saatlerinin giderek azaltılması yönünde
politikalar izlenecek, bu durumun üretimde neden olabileceği düşüşü önlemek
amacıyla merkezi planlama doğrultusunda iş gücü verimliliğini artırmaya yönelik
önlemler alınacaktır.
c) Herkese genel, eşit ve ücretsiz, sağlık hizmeti sunulacaktır. Bu amaçla;
gelişkin bir temel sağlık hizmetleri sistemi kurulacak, bütün sağlık sektörü
ileri bilgi ve teknoloji uyarınca yeniden düzenlenecektir.
ç) Demokratik Halk Erki, her yurttaşın sınırsız ve çok yönlü, yaratıcı
gelişimini güvenceye almak amacı doğrultusunda, ülke düzeyinde eğitim işlerini
yeniden düzenleyecektir. 11 yıllık zorunlu temel eğitim dahil bütün eğitim
işleri ücretsiz, eşit ve bilimin yol göstericiliğinde yeniden düzenlenerek
sunulacak, herkese ana dilinde temel eğitim hakkı sağlanacak, çok yönlü yeni
insanın eğitim için gerekli Politeknik eğitim ilkesi uygulanacaktır. Eğitim
işleri, yaratıcı ve özgür düşüncenin, bilimin, aydınlık anlı (zihinli)
insanların gelişimini amaçlayacak biçimde örgütlenecektir. Çalışan nüfusun iş
saatleri dışında kalacak sürelerde eğitim yapması amacıyla akşam okulları ve
üniversiteler kurulacak, bütün üniversiteler her türlü araştırıcılık uygulamada
özerk olacaktır. Eğitimde bütün yurttaşların insan, doğa ve yurt sevgisiyle
yetiştirilmeleri, köklü bir enternasyonallik ruhuyla biçimlenmeleri, yaratıcı
yönlendirici, özgüveni yüksek, özdenetimli yetişkinler olabilmeleri asal amaç
olacaktır.
d) En az güncel yeterlilikte bir konutta barınmak her yurttaşın hakkıdır. Bu
hakkı güvenceye alabilmek amacıyla, ilk aşamada, bütün konutlar kamulaştırılacak
özellikle konut gereksinimi olanlara, ücretlerinin %5'ini geçmeyecek biçimde
kiralanacaktır. Konut yapımına elverişli kent toprakları ise yönetimce ve konut
yapı kooperatiflerince merkezi plan ilkelerine ve amaçlarına uygun olarak,
nüfusun konut gereksinimini karşılamak amacıyla değerlendirilecektir.
e) Köyler ve kentler arasında, var olan gelişim ve gönenç dengesizliğinin
giderilmesi amaçlanarak, köylerden kentlere dek bütün yerleşim birimlerinde, en
az güncel ölçülerde yaşam olanağı sağlanacak, bu amaçla merkezi plana uygun
olarak, gerekli yenileştirme uygulamaları ve kentsel iyileştirmeler
yapılacaktır. Merkezi planlama amaçları doğrultusunda yapılan kentsel
iyileştirmelerle gecekondular aşama aşama ortadan kaldırılacak, bu bölgeler
kentsel gelişim projeleri doğrultusunda yararlı alanlar durumuna getirilecektir.
Kent içi ve kentler arası ulaşım, kamu araçlarına öncelik verilerek sağlanacak
merkezi kent bölgelerinde kamu ulaşım araçları dışında ulaşım kısıtlanacak ve
yaya alanları yaygınlaştırılacaktır.
f) Ulaşımda raylı sistemlere ağırlık verilecek, dışa bağımlılıktan kurtulmak
amacıyla öz kaynaklarımızdan yaratılacak erke (enerji) türlerinin kullanılması
yönünde köklü projeler geliştirilecektir.
İşçiler İçin:
a) Her işçinin dilediği yerde ve işte çalışması sağlanacaktır.
b) İşyerinin denetimi ve yönetimi işçiler tarafından gerçekleştirilecek, son söz
Demokratik Halk Erki'nin amaçları doğrultusunda işçilerde olacaktır.
c) İşçi sınıfının birliği ilkesi uyarınca tüm işçilerin tek sendikada olmaları
özendirilecek, sendikaların gürbüzlüğünün ve yetkinliğinin kalıcılaştırılması
için her türlü olanak tanınacaktır.
ç) İşçi sınıfı, Demokratik Halk Erki'nin sosyalist niteliğinin biricik
güvencesidir. Bu anlamda işçilerin, her geçen gün kamu yönetimine etkin bir
biçimde katılmaları sağlanarak, bilinç kültür ve yönetme yeteneklerinin
gelişmesi için bütün olanaklar kullanılacaktır.
d) Her işçi emeğinin karşılığı olan ücreti alacaktır.
Emekçi Köylülük İçin:
a) Kırsal alandaki baskı ve gerici erkin bütünüyle yok edilmesi, yeniden
gelişmesinin önlenmesi için; yönetimde yoksul köylülerin ağırlıkta olduğu
demokratik köylü komiteleri kurulacak ve yerel sosyal ekonomik yönetim
Demokratik Halk Erki'nin politikası ve amaçları doğrultusunda bu yarkurulların
elinde olacaktır.
b) Kırsal kesimde gizli işsizliğe son vermek amacıyla kırsal kalkınma projeleri
geliştirilecek, tarımın geliştirilmesi ve ürünün değerlendirilmesi için kentle
köy arasındaki sosyo-ekonomik dengesizlik ortadan kaldırılacak, çiftçilik
özendirilecektir.
c) Köylünün tarım aletleri, makineler ve diğer tarım gereç ve gereksinimleri
açığı kapatılacak, hızlı kooperatifleşme yöntemleri özendirilecek, büyük çaplı
tarım üretimi çiftlikleri kurulacak, köylüler eğitilerek ortaçağ anlayış ve
yöntemleri ile tarım yapmaktan kurtarılacaktır.
ç) Devlet ve tefeci borçlarında kurtulan köylünün ekonominin ana güçlerinden
biri durumuna gelmesi için gereken tüm yatırımlar hızla yapılacaktır.
Diğer Çalışanlar İçin:
a) İşçiler dışında tüm çalışanların bir bütünsellik içinde sendikalaşmaları ve
mesleki alanlarda örgütlenmeleri sağlanacaktır.
b) Her meslek kümesi çalışanı kendi mesleğinde, sosyalizm ilkeleri doğrultusunda
özgürce çalışmakta serbesttir. Yurttaş ve yurt çıkarlarının en önde olduğu
sosyalist düzende, aydınların, teknik elemanların, öğretmenlerin, doktorların ve
sanat insanlarının yeni toplumun kurulmasındaki işlevsellikleri yadsınamaz.
Demokratik Halk Erki tüm bu meslek öğelerine gereken önemi ve olanağı verecektir
Kadınlar İçin:
a) Sömürücü toplumların yarattığı kadın-erkek eşitsizliklerinin giderilmesi ve
kadınların ev hayatının köleleştirici etkisinden kurtarılıp yaratıcı güçlerinin
geliştirilmesi sağlanacak, organizmalarına zararlı olan alanlarda çalışmaları
önlenecek ve kadın-erkek ayrımı gözetmeksizin eşit işe eşit ücret
uygulanacaktır.
b) Dayak ve her türlü yıldırma yöntemleri en ağır biçimde cezalandırılacak,
insanlık onurunu ayaklar altına alan, kadının kendi bedenini herhangi maddi
çıkar karşılığı satması kesin olarak önlenecek, fuhşun tuzağından kurtulan
kadınların onurlu bir yaşama kavuşması için iş sağlanacak, fuhşun ve kadını
aşağılayan diğer baskıların nesnel koşulları ortadan kaldırılacaktır.
Gençlik İçin:
Toplumun geleceği olan gençliğin, özgür ve yaratıcı bir biçimde bütün erkesini
halkı için kullanmasına yönelik engeller ortadan kaldırılacak, çok seçenekli bir
eğitim ve sosyal etkinlikler ortamı yaratılacak, onlara yönetimin ve toplumun
bütün olanakları kullanılacak, partiye tavırda bağımlı örgütsel olarak bağımsız
örgütlenmelerinin bütün ülke çapında yaygınlaştırılması için gerekenler
yapılacaktır.
Gençliğin özgürlüğe aşık yüksek bir yurt sevgisi ve enternasyonalizm ruhuyla
yetişmesi için çalışılacaktır. Bu konumuyla gençlik yeni toplumun yaratılmasının
itici gücü olacaktır.
Çocuklar İçin:
Yeni toplumun tek ayrıcalıklı kesimi çocuklar olacaktır. Devletin doğrudan
güvencesinde, devlet-aile-okul işbirliğini gerçek anlamda yaratarak, en değerli
varlığımız olan çocukların eğitimi, yetiştirilmesi birinci sırada ele
alınacaktır. Çocuklara karşı en küçük bir savsaklama, toplum suçu sayılacak ve
cezalandırılacaktır Öte yandan toplumun; çocuk eğitimi konusundaki bilim karşıtı
eskimiş düşüncelerin nesnel koşullarının ortadan kaldırılması için her türlü
bilimsel çalışma yapılacak, çocuk eğitimcilerine yönetimin ve toplumun bütün
olanakları sunulacak, çocuk eğitimi mesleğinin ayrıcalıklı duruma getirilmesi
için her türlü önlem alınacaktır
Doğanın Korunması İçin:
Çevrenin ve doğal varsıllıklarımızın korunmasına yönelik başta eğitim sistemi
olmak üzere toplumun bakışını ve değer yargılarını kökünden değiştirecek
projeler uygulanacak, çevrenin korunmasını yalnızca polisiye önlemlerle ele alan
bakışın aşılması için her tünlü çalışma yapılacaktır. Doğanın korunmasına proje
ve girişimler ödüllendirilecek, aykırı davrananlar ise cezalandırılacaktır.
Sanat ve Kültür İçin:
Sosyalist toplumda, yeni insanın oluşturulmasında, sanatın işlevi yaşamsaldır!
Bu nedenle;
a) İnsanın kendisini özgürce anlatmasında, toplum yaşamında, sanatın değer
biçilmez bir yanı vardır.
b) TSİP, sanatta Toplumcu Gerçekçiliğin yaratıcılığın ve özgürce gelişimin
öncülüğünü yapar, sanatın özgür bir ortamda toplumsallaşması, sanat
emekçilerinin örgütlenmesi ve sanatın yurttaşlara ulaşması için nesnel koşulları
yaratır.
c) Sanat eğitimini, ilköğretim öncesi eğitim, ortaöğretim ve yükseköğretimin
bütün aşamalarında öğretim programlarına alır ve nesnel koşullarını oluşturur.
ç) Sanat, sanat emekçilerinin kendilerine sunulacak toplumsal olanakları,
örgütlü ve birlikte bir toplumsal yeniden üretimi gerçekleştirmek yolunda
geliştirir.
d) TSİP, yönetimin, sanatta yeni ve birbirine göre başkalıklar yaratma biçem ve
anlatımlarının gelişmesi doğrultusunda özendirici bir yol izler.
e) Yönetim, sanatın metalaşmasını değil toplumsal işlevini gözetir.
f) Yönetim, sanatın, öğrenilmesi ve sunulması için gereken işlik (atölye) ve
özel konutları (salonları) yapar.
g) TSİP, sanatsal ürünlere, yeni insanın oluşturulması sürecindeki yerine göre
değer verilmesi için ideolojik savaşım verir.
Spor ve Sosyal Etkinlikler İçin:
Spor çıkar çevrelerinin sömürü alanı olmaktan çıkarılacak, toplumun bütün
kesimlerinin spor yapabilmelerinin nesnel koşulları oluşturulacaktır. Ülkenin
her köşesinde spor ve sosyal etkinliklerin yapılabilmesi için, yeşil spor
alanları ve spor işletmeleri hızla kurulacak, var olan işletmeler halka açılacak
ve kullanılabilir duruma getirilecektir. Spor yeni toplumun ayrılmaz bir parçası
durumuna getirilecektir.
Sonuç olarak:
Türkiye Sosyalist İşçi Partisi, Demokratik Halk Erki'ne giden yolda, halkımızın
ivedi demokratik istemlerinin karşılanması, işçi sınıfımızın ve tüm emekçi
halkımızın esirgenip güçlendirilmesi ve yoksul köylülerin ivedi istemlerinin
gerçekleştirilmesi için sürekli savaşım yürütür.
Kendisi ile birlikte bütün çalışan halkın kurtuluşunun ilk adımı olan Demokratik
Halk Erki'nin gerçekleştirilmesi amacıyla partimiz, bu programı yaşama geçirmek
için çalışır. Bağımsızlık, Demokrasi, Özgürlük ve Sosyalizmden yana güçleri bu
program doğrultusunda savaşıma çağırır.
PROGRAMA EK
Demokratik Halk Erkine giden Yolda Halkımızın İvedi İstemleri:
A. 12 Eylül Anayasası Değişmeli ve Sorumlular yargılanmalıdır.
1. Anayasa bütünüyle değiştirilecektir.
2. Demokratik bir anayasa hazırlanmalıdır.
3. 12 Eylül yöneticileri yargı önüne çıkarılmalıdır.
4. Tüm siyasi tutuklulara genel af çıkarılmalıdır.
B. Kürt Sorunu:
1. Olağanüstü Hal uygulamaları öncelikle kaldırılmalıdır.
2. Köy koruculuğu sistemi öncelikle kaldırılmalıdır.
3. Kürtçe üzerindeki her türlü yasağa son verilmelidir.
4. Kürt kimliği tanınmalıdır.
5. Halkımızın evlatlarının birbirlerine kırdırılması önlenmelidir.
6. Akan kan durdurulmalı, zora dayalı çözüm yollarından vazgeçilmelidir.
7. Ulusal gelirimiz, tank, top, silah için değil; iş, ekmek, özgürlük için
kullanılmalıdır
C. Basın Üzerindeki Yasaklar:
1. İlerici basın üzerindeki baskı ve sıkı denetim (sansür) kaldırılmalıdır.
2. Öldürülen basın ilgililerinin suçluları bulunarak yargı önüne çıkarılmalıdır.
3. Kitap ve yayın yasaklamalarının, dayanağı olan, yayın toplatılmasıyla ilgili
bütün yasa
maddeleri uygulamadan kaldırılmalıdır.
4. Basın ilgililerinin görevlerini kolaylaştırmak için gerekli önlemler
alınmalı, engelleyici durum ve davranışları olan görevlilere yaptırımlar
getirilerek uygulanmalıdır.
Ç. Demokratik Bilimsel Eğitim:
1. Din dersleri eğitim programlarından çıkarılmalıdır.
2. 8 yıllık ilköğretim süresi 11 yıla çıkarılmalı, ders programları, bilimsel
açıdan gözden geçirilmeli, bilim dışı yaklaşımlar ayıklanmalıdır.
3. Ortaöğretim sanat ve meslek okullarının sayıları, çeşitlilikleri ve ders
programları, ülke gereksinimleri ve gerçekleri göz önünde bulundurularak
belirlenmelidir. Ortaöğretim ders programları, mantık, felsefe, sosyoloji
dersleri ile anlamlandırılmalı, ezbercilik bırakılmalıdır.
4. Üniversiteler özerk duruma getirilmelidir.
5. Üniversite seçme sınavı kaldırılarak herkese yüksek öğrenim hakkı
tanınmalıdır.
6. Harçlar kaldırılmalı, paralı eğitime son verilmelidir.
7. Öğrenci krediler taban ücret düzeyine çıkarılarak,öğrenciye parasız barınma
hakkı sağlanmalıdır. Üniversite yönetiminde öğrenciler söz ve karar sahibi
olmalıdır.
9. Üniversite yönetiminde bütün çalışanlara söz hakkı verilmelidir.
D. Siyasi Partiler, Dernekler ve Toplu Gösteri Yürüyüşleri Yasası:
1. Siyasi partiler ile dernekler ve sendikalar arasında bağ kurmayı yasaklayan
bütün yasalar değiştirilmelidir.
2. Siyasi partilerin ve derneklerin uluslararası ilişkileri üzerindeki bütün
yasaklar kaldırılmalıdır.
3. Seçimlerde, bir tek yurttaşın bile oyunun boşa gitmemesi için Ulusal Artıklar
(MilliBakiye) yöntemi uygulanmalıdır.
4. 18 yaşını dolduran her yurttaş partilere ve derneklere erkinlikle üye
olabilmelidir.
2820 Sayılı Siyasi Partiler Yasası tümüyle değiştirilerek parti örgütlenmesinin
önündeki
engeller kaldırılmalıdır.
6. Partilerin merkez yöneticilerine siyasi dokunulmazlık hakkı tanınmalıdır.
7 Toplu gösteri ve yürüyüşler için uygulanan kısıtlamalar kaldırılmalıdır.
E. Bütün Çalışanlara Grevli Toplu Sözleşmeli Sendika Hakkı:
1. Grev ve toplu sözleşme ile ilgili demokrasi karşıtı kısıtlamalar
kaldırılmalıdır.
2. Lokavt suç sayılmalı ve yasaklanmalıdır.
3. Memura ve diğer çalışanlara sendika hakkı tanınmalı, ILO sözleşmelerinin
gereği ivedilikle yerine getirilmelidir.
4. Sosyal yönetim anlayışlarından uzaklaşmaya (taşeronlaşmaya) son verilmelidir.
5. Sendikasız işçi çalıştırmak suç sayılmalıdır.
F. Genel Demokratik İstemler:
1. 1 Mayıs işçilerin birlik, savaşım ve dayanışma günü, 8 Mart Uluslararası
Emekçi Kadınlar Günü, 10 Kasım Dünya Gençlik Günü, olarak yasallaşmalıdır.
2. İşsizlik sigortası uygulaması başlatılmalıdır.
3. 16 yaşından küçük olanların çalıştırılmasının yasaklanması ve 16-18 yaş arası
işçilerin 6 saat çalışmaları yasayla düzenlenmelidir.
4. Bütün çalışanlar için hafta sonu dinlencesi 2 gün olmalıdır.
5. Seçilme yaşı 18'e indirilmelidir.
G. Emekçi Köylülük İçin:
1. Köylü tefecinin elinden kurtarılmalı tefecilik cezalandırılmalıdır.
2. Emekçi köylülüğün tefecilere ve bankalara olan borcu silinmeli ve üzerindeki
tutu (ipotek) kaldırılmalıdır.
3. Emekçi köylülüğe araç-gereç, makine ve gübre yardımı yapılmalıdır.
TÜRKİYE SOSYALİST İŞÇİ PARTİSİ ( TSİP )
TÜZÜĞÜ
A) Ad, Merkez ve
Belirtke (Amblem)
MADDE 1 : Adı; Türkiye
Sosyalist İşçi Partisi, kısaltılmış adı TSİP’dir. Merkezi Ankara’dadır.
Belirtkesi (Amblemi) kırmızı zemin üzerine sarı renkle işlenmiş sağ yumruk,
anahtar ve başaktır.
B) Tarihsel Süreç ve
Kuruluş:
MADDE 2: Türkiye
Sosyalist İşçi Partisi (TSİP) GELENEK BİZİZ GELECEK DE BİZ OLACAĞIZ ,
belgisinden yola çıkarak 10 Eylül 1920’de Mustafa Suphi ve arkadaşlarınca
kurulan TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ’ni (TKP), TÜRKİYE İŞÇİ PARTİSİ’ni (TİP), ve
Türkiye Devrimci Savaşım sürecini eleştirel bir yaklaşımla, bir bütünlük içinde
benimser.
Partimiz, işçi
sınıfının öğretisi Bilimsel Sosyalizmin ilkelerinden ödün vermeksizin savaşımını
sürdürür ve öncü parti anlayışıyla işçi sınıfımızı ve bağlaşıklarını iktidara
hazırlar.
C) AMAÇ:
MADDE 3: Türkiye
Sosyalist İşçi Partisi’nin amacı; sosyalizme giden yolda, bilimsel sosyalizmin
yol göstericiliğinden ödün vermeksizin, emperyalizm ve yerli ortaklarının
egemenliğine son verip ülkeyi özgürleştirerek, Demokratik Halk Erki’ni kurma ve
sonuna kadar enternasyonalist bir tutumla sosyalizmin kuruluşunu
gerçekleştirmektir.
Ç) Üyelik.
MADDE 4: 18 yaşını
doldurmuş medeni haklara sahip herkes,
a) Parti amaç ve
programını benimseyip yaymak,
b) Partiye düzenli
ödenti ödemek,
c) Parti organlarından
birinde çalışmak, koşuluyla partiye üye olabilir.
MADDE 5: Partiye
üye olmak isteyenler; oturdukları ya da çalıştıkları ilçenin parti örgütüne
başvururlar. Söz konusu ilçede ilçe örgütü yoksa başvurma yeri il başkanlığıdır.
Bulundukları yerlerde parti örgütü henüz kurulmamış olması durumundaysa üyelik
başvurusu doğrudan parti genel merkezine yapılır.
Üyelik için başvuranlar
önce partiye aday üye olarak kaydedilir. Aday üyelik süresi en fazla 6 aydır.
Yetkili parti organı 6 ay sonunda aday üyeyi asıl üyeliğe kabul edip etmemek
konusunda karar vermek zorundadır. Herhangi bir karar alınmamışsa aday üye
kendiliğinden asıl üyeliğe kabul edilmiş sayılır.
MADDE 6: Aday
üyeler partinin bütün çalışmalarına gönüllülük esasında katılırlar. Aday
üyelerin organların seçilmesinde oy hakkı yoktur.
MADDE 7: Kurucu
heyet olarak kendilerine yetki verilenler, yetkilendirildikleri andan itibaren
asıl üye sayılırlar.
MADDE 8: Partiden
istifa etmek serbesttir. İstifa etmiş üyenin yeniden partiye girme istemi
doğrudan Merkez Yürütme
Kurulu tarafından karara bağlanır.
D) Disiplin Cezaları:
MADDE 9: Üyelere
verilecek disiplin cezaları şunlardır;
a) UYARMA; Uyarı
cezası, parti kararlarına uymayan ve verilen görevleri yerine getirmeyenlere
verilir.
b) KINAMA; a
fıkrasında belirtilen disiplin suçunu işlemekte ısrar edenler uyarı cezası
kınama olarak verilir.
c) GÖREVDEN ALMA;
bulunduğu parti örgütünün çalışmalarını sabote etme ve partiye zarar verme,
parti içinde ayrıcalıklar yaratma durumunda görevden alma cezası uygulanır.
ç) GEÇİCİ VE KESİN
ÇIKARMA; parti tüzük ve programına, organ kararlarına aykırı tutum takınarak ve
partililere sözlü yada eylemli saldırılarda bulunduğu taktirde geçici çıkarma;
sosyalizm, parti tüzük ve programını temelden reddedenlere, ideolojik ve
örgütsel ayrılıklar yaratarak hizip kuranlara kesin çıkarma cezası uygulanır.
E) Cezaların
Kesinleşmesi:
MADDE 10: Çıkarma
ve kesin çıkarma cezaları Merkez Disiplin Kurulu’nun onayı ile kesinleşir.
Onaylamaması halinde, ilgili disiplin kurulu konuyu yeniden ele alarak karar
verir ve reddedilen cezada ısrar edemez.
Disiplin
Kurulları kendilerine sevk edilen üyelerin, disiplin işlemlerini iki ay içinde
sonuçlandırmak zorundadır.
Partiden
çıkarılmış bir üyenin yeniden partiye alınması Genel Yönetim kurulu’nun kararı
ile gerçekleşir.
Üyeyi ilgili
disiplin kuruluna sevk etme yetkisi, bağlı bulunduğu İl ve İlçe Yönetim
Kurulu’na aittir.
Merkez Yürütme Kurul ve
Genel Yönetim Kurulu üyelerinin disiplin kuruluna sevki Genel Yönetim Kurulu
tarafından yerine getirilir ve GYK’nın salt çoğunluğu ile işlem yapılır. İl,
İlçe Yönetim Kurulu üyelerini disiplin kurullarına sevk etme yetkisi bir üst
kurula aittir. Ayrıca üyelerin üçte bir imzası ile de bir üye disiplin kuruluna
sevk edilir.
F) Örgüt Yapısı:
MADDE 11: Parti
Örgütü Merkez Organları, İl, İlçe Örgütleri, TBMM, İl Genel Meclisi ve Belediye
Meclisi ve Belediye Meclisi Grupları’ndan oluşur.
I- MERKEZ ORGANLARI:
a) Genel Kurul
b) Genel Başkan
c) Başkanlık
Kurulu
ç) Merkez Yürütme
Kurulu
d)Genel
yönetim Kurulu e)Merkez Disiplin Kurulu
II- İL ve İLÇE
ÖRGÜTLERİ:
a)
İl ve İlçe Genel kurulları
b İl ve İlçe
Başkanları ile Yönetim Kurulları
b)
Belde Örgütleri
c)
ç) İl Disiplin
Kurulları
III-
PARTİ GRUPLARI
a)
TBMM Grubu Genel Kurulu
b)
TBMM Grubu Yönetim Kurulu
c) TBMM
Disiplin Kurulu
d)
İl Genel Meclisi Parti Grupları
e)
Belediye Meclisi Parti Grupları’dır.
G) Parti Disiplininin
Özü:
MADDE 12: Parti
organlarının işleyişi ve seçimi;
a) Genel Kurul TSİP’in
en yüksek organıdır. Üç yılda bir toplanır. Her gelecek toplantısının gününü
kendi saptar.
b)Genel kurul’un
seçilmiş delegeleri, TBMM üye tam sayısının iki katından fazla olamayacağından,
her Genel Kurul öncesi GYK’nın hazırlayacağı Genel Kurul, Kurullar Yönetmenliği
ile, parti üyelerinin sayısını göz önüne alarak, delegelerin kaç üyeyi temsil
etmek için seçileceğini belirler.
c) Parti Genel Başkanı,
Merkez Organları Üyeleri, partili TBMM üyeleri ve Bakanlar Kurulu Üyeleri Genel
Kurul’un doğal delegeleridir.
ç) Partinin kurucuları,
İlk Genel Kurul’un doğal delegeleridir.Parti kurucuları İlk Genel Kurulu,
partinin tüzel kişilik kazanmasından başlayarak iki yıl içinde toplanmak
zorundadır.
GENEL BAŞKAN
MADDE 13:Genel
Başkan, Başkanlık Kurulu ve Genel Yönetim Kuruluna başkanlık eder. Parti adına
demeç vermeye, görüşmeler yapmaya, her yerde her aşamada partiyi temsil etmeye
yetkilidir.
Genel Başkan, Genel
kurul’da üye tam sayısının salt çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir.
Herhangi bir
nedenle Genel Başkanlık görevinin boşalması halinde, Genel Kurula kadar Genel
Başkan görevini üstlenecek bir Genel Yönetim Kurul üyesini Genel Yönetim Kurulu
seçimle görevlendirir. Herhangi bir anlaşmazlık halinde Genel Sekreter, Genel
Başkanlığa vekalet eder ve Olağanüstü Genel kurul’a gidilir.
BAŞKANLIK KURULU:
MADDE 14: Genel
Başkan, Genel Sekreter, Genel Sayman, Örgütlenme Sekreteri, Eğitim ve Propaganda
Sekreteri ve iki MYK Üyesinden oluşur. Parti çalışmalarını planlar, organlar
arası uyumu sağlar.
Parti alt kademe
organlarına Merkez Yürütme Kurulu adına yönergeler verir. Parti yazışmalarını
yürütür.
a) GENEL SEKRETER:
Genel Başkan’ın dışında
parti adına açıklama yapar. Genel Başkan’ın olmadığı durumlarda Genel Başkanlığa
vekalet eder.
Genel Başkan’ın en yakın
yardımcısı Genel Sekreterdir.
b) GENEL SAYMAN:
Partinin yasalardan
doğan mali yükümlülüklerinin yerine getirilmesinden, İl Örgütleriyle Merkez
kurulları arasında düzenli işleyişin (Mali) sağlanmasından Genel Sayman
sorumludur.
c) ÖRGÜTLENME SEKRETERİ:
Parti örgütlerinin
geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması konusundaki bütün önlemleri, Merkez yürütme
Kurulu kararları doğrultusunda alır. Örgütlenme konusunda bilgi ve becerileri
kapsayan raporları Merkez yürütme Kurulu’na sunar.
d) EĞİTİM VE
PROPAGANDA
SEKRETERİ:
Parti üyelerinin eğitim,
parti program ve tüzüğünün üyelerce özümsenmesi için çalışmalar yapar. Eğitim
seminerleri düzenler.
Halk kitlelerine parti
politika ve ilkelerinin benimsetilmesi için gerekli tanıtma (propaganda)
çalışmalarını yürütür. Örgütlenme Sekreteri ile Eğitim ve Propaganda Sekreteri
anasında sürekli bir eşgüdüm vardır.
MERKEZ YÜRÜTME KURULU:
MADDE 15: Genel
Yönetim Kurulu üyelerinin seçilmesinden sonra, yapılacak ilk toplantıda GYK
Üyeleri arasından Genel Başkan dahil yedi (7) asıl, üç (3) yedek üye olarak
seçilir. İlk toplantısında kendi arasından Genel Sekreter, Genel Sayman,
Örgütlenme Sekreteri, Eğitim ve Propaganda Sekreteri seçer. Yedek üyeler
isterlerse toplantılara katılırlar ancak oy kullanamazlar. Merkez Yürütme
Kurulu, Genel Yönetim Kurulunun gündemini hazırlar ve ona rapor verir.
Seçim
çalışmalarına partiyi hazırlar.Genel Kurul hazırlıkları yapar. Kesin hesap,
çizelge (bilanço) bütçe ve çalışma raporunu hazırlar. Parti çalışmaları ile
ilgili bürolar ve komisyonlar kurar. Yeni kurulacak İl Örgütlerini ve İl’inde
İl Örgütü olmayan İlçelerin İlçe yönetim Kurulunu atar.
Parti program ve
tüzüğüne aykırı davranan il ve ilçe yönetim kurullarına Merkez Yürütme Kurulu
işten el çektirebilir ve yerlerine geçici yönetim kurulları atayabilir. Geçici
yönetim atamalarından itibaren İlçe Yönetim Kurulu 30 gün, İl Yönetim Kurulu 45
gün içinde Olağanüstü Genel Kurul toplayarak yöneticilerin seçilmesini sağlar.
Bu süre içinde yeni delegeler seçilmiş değilse Genel Kurul eski delegelerle
toplanır.
GENEL YÖNETİM KURULU:
MADDE 16: Partinin
Genel Kurul’dan sonra en yetkili organıdır.
Genel Yönetim
Kurulu, parti tüzük ve programına ve Genel Kurul kararlarına uymak koşuluyla
partiyi ilgilendiren bütün konularda karar almak yetkisine sahiptir. Onbeş (15)
asıl beş (5) yedek üyeden oluşur. Genel Kurul 15’den az olmamak koşulu ile bu
sayıyı azaltıp çoğaltabilir.
Genel Yönetim
Kurulu zorlayıcı nedenlerle Genel Kurulun toplanamaması durumunda partinin
hukuki varlığına son verilmesi, tüzük ve programın değiştirilmesi dışında bütün
kararları alabilir.
Genel Yönetim
Kurulu, Genel Başkan’ı, Başkanlık Kurulu’nu, Merkez Yürütme Kurulu’nu denetler.
Merkez Yürütme Kurulu’nun tamamını veya bir kısmını görevden alabilir. Genel
Yönetim Kurulu en fazla 3’er ay aralıklarla toplanır. Yedek üyeler toplantılara
katılırlar, oy hakları yoktur..
Genel Yönetim
Kurulu, parti tüzük ve programının ve Genel Kurul Kararları’nın dışına çıkmamak
koşuluyla bütün yetkileri kullanır. Bu doğrultudaki yasal ve eylemsel
düzenlemeleri yapar.
MERKEZ DİSİPLİN KURULU:
MADDE 17: Genel
Kurul tarafından 7 asıl 3 yedek olarak seçilir.
Merkez Disiplin
Kurulu kendi üyeleri ve İl Disiplin Kurulu üyeleri ile partili TBMM üyeleri
hakkında disiplin kararları alır.
Genel Başkan, Genel
Sekreter veya kendi başkanının çağrısıyla toplanır. İl Disiplin Kurulu’nca
verilen geçici ve kesin ihraç kararlarına yapılan itirazları karara bağlar.
Ğ) İL GENEL KURULLARI:
MADDE 18: İl Genel
Kurulu üç yılda bir toplanır. İl Genel Kurulu 600’ü geçmeyen İlçe Genel
Kurulları’nca seçilmiş delegelerden oluşur. O İl’in partili milletvekilleri,
Büyükşehir Belediye Başkanı, ile Yönetim ve Disiplin Kurulları, Başkan ve
üyeleri İl Genel Kurulu’nun doğal delegeleridir.
İl Yönetim
Kurulu, İl Başkanı ile birlikte 7 asıl 3 yedek üyeden oluşur. İl Yönetim Kurulu
kendi arasından 1 Sekreter, 1 Mali Sayman seçer.
İl Başkanı ve
Yönetim Kurulu’nu İl Genel Kurulu seçer.
İl Yönetim
Kurulu, Merkez Karar Kurulu, Başkanlık Kurulu ve kendi Genel Kurulları’nın
yönergelerini uygular ve illerdeki parti çalışmalarına önderlik ederler. İl
Olağanüstü Genel Kurulu, İl Yönetim Kurulu’nun veya bir önceki İl Genel Kurulu
delegelerinin veya partinin il örgütü üyelerinin beşte birinin imzası ile
toplanır. Merkez Yürütme Kurulu, tüzük ve programın uygulanmaması ile Genel
Kurul Merkez Organları’nın kararlarına uyulmaması durumunda İl Yönetim
Kurulları’nı görevden alabilir. İl Genel Kurulu’na 3 aydan az zaman kalmışsa
görevden alma hakkı kullanılamaz. Görevden alma durumunda Merkez Karar
Kurulu’nca geçici yönetim kurulu atanır. Geçici yönetim 45 gün içinde olağanüstü
Genel Kurulu toplar ve yeni seçim yapılır.
İlçe örgütü
bulunmayan illerde ve ilçe örgütü bulunduğu halde, İlçe Genel Kurulu’nun
yapılmaması durumunda, İl Genel Kurulu, il çapındaki üye sayısının 600’ü aşması
durumunda, köy ve mahallelerden seçilecek üçte bir oranındaki delegelerle,
aşmaması durumunda il çapında tüm üyelerin katılımı ile toplanır.
Bu durumda Genel
Kurul delegelerinin seçilmesinde izlenecek yöntem parti tüzüğünün 12.
Maddesi’nin “b” seçeneğinde olduğu gibidir.
H) İLÇE GENEL KURULLARI:
MADDE 19: İlçe
Genel Kurulları üç yılda bir yapılır. Günü, Genel Kurul tarihi dikkate alınarak
belirlenir. İlçe Genel Kurulları, Siyasal Partiler Yasası’nın öngördüğü
yöntemlerle seçilecek en çok 400 delegeden oluşur. Üye sayısının 400’ü aşmaması
durumunda tüm üyeler İlçe Genel Kurulu üyesidir.
İlçe Genel Kurul
üyeleri, İlçe Genel Kurulu öncesinde, köy ve mahallelerdeki üyelerden, İlçe
Genel kurulu’na katılacak delegeleri seçerler. Bazı köy ve mahallelerdeki İlçe
Genel Kurulu’na katılacak delegelerin seçimi, İlçe Yönetim Kurulu’nun kararıyla
bu köy yada mahalledeki üyelerin birleştirilmesi yoluyla yapılır. İlçe Yönetim
Kurulu üyeleri, İlçe Genel kurulu’nun doğal delegeleridir.
İlçe Genel Kurulu
üç yılda bir toplanır. Günü, Genel Kurul tarihi dikkate alınarak belirlenir.
İlçe Yönetim
Kurulu, İlçe Başkanı ile birlikte 5 asıl 2 yedek üyeden oluşur. İlçe Yönetim
kurulu kendi arasından 1 sekreter, 1 sayman seçer.
İlçe Olağanüstü Genel
Kurulu, İlçe Yönetim Kurulu kararıyla veya bir önceki İlçe Genel Kurulu
delegelerinin beşte bir imzası ile toplanır. İl Yönetim Kurulları, tüzük ve
programa, merkez organları kararlarına uyarıya karşın aykırı uygulamalarda
bulunan İlçe Yönetim Kurulları’nı görevden alır. Görevden alma yetkisi İlçe
Genel Kurulu’ndan önceki üç ay içinde kullanılamaz. Görevden alma durumunda İl
Yönetim Kurulu tarafından Geçici yönetim Kurulu atanır. Geçici Yönetim Kurulu 30
gün içinde Olağanüstü İlçe Genel kurulu’nu toplar ve seçim yapar.
I) BELDE ÖRGÜTÜ:
MADDE 20: İl ve
İlçe Merkezleri dışında kalan beldelerde üç üyeden oluşan Belde Yönetimi
kurulur. Belde yönetimi kendi arasında Belde Başkanı’nı seçer. Belde yönetimi,
beldeye kayıtlı üyeler arasında üst yönetim temsilcilerinin gözetiminde seçilir.
İ) İL BAŞKANI ve İL
YÖNETİM KURULU:
MADDE 21: İl
Yönetim Kurulu, İl Başkanı ile birlikte 7 asıl 3 yedek üyeden oluşur. Söz konusu
il parti program ve tüzüğü doğrultusunda çalışmakla yükümlüdür. Merkez Yürütme
Kurulu, parti program ve tüzüğüne aykırı davrandığı durumlarda İl Yönetim
Kurulları’nı görevden alabilir. İl Genel Kurulu seçimlerine 3 aydan az süre
kaldıysa görevden alma yetkisini kullanamaz. Görevden alma durumunda Merkez
Yürütme Kurulu’nca 45 gün içinde Olağanüstü İl Genel Kurulu toplanır. Seçim
yapılır.
İl Yönetim Kurulu
ilk toplantısında kendi içinden 1 Sekreter, 1 Sayman seçerek işbölümü yapar.
Yedek üyeler toplantıya katılabilir, oy hakkı yoktur.
İl örgütünde görev
yapacak İl Disiplin Kurulu 3 asıl 2 yedek üyeden oluşur ve ilk toplantısında bir
başkan ve bir sözcü (raportör) seçer.
J) İLÇE BAŞKANI ve İLÇE
YÖNETİM KURULU
MADDE 22: İlçe
Yönetim Kurulu, İlçe Başkanı ile birlikte 5 asıl 2 yedek üyeden oluşur ve ilk
toplantısında bir sekreter, 1 sayman seçerek işbölümü yapar. Yedek üyeler oy
hakkı olmaksızın toplantılara katılırlar.
İlçe Yönetim
Kurulu sorumlu olduğu ilçede parti tüzük ve programı doğrultusunda çalışmalar
yapar.
K) PARTİ GRUPLARI:
MADDE 23: Parti üyesi
TBMM, Belediye Meclisi ve İl Genel Meclisleri Üyeleri bulundukları yerlerde
(Meclislerde) parti grupları kurarlar. Bütün birimlerinde doğrudan tüm
yurttaşlara açık çalışırlar ve onları bilgilendirirler.
L) Seçime Katılacak
Parti Üyelerinin Belirlenmesi:
Madde 24: Bütün
birimlerde seçime katılacak adaylar il ve ilçe örgütlerinin önerileri dikkate
alınarak merkez yoklamasıyla belirlenir. Bu konuda yetkili organ Genel Yönetim
Kurulu’dur.
M) PARTİNİN GELİRLERİ:
MADDE 25: Partinin
gelirleri ; Siyasi Partiler Yasası’nda belirlenen esaslar doğrultusundadır.
Partiye üye olanlar, girişlerinde belli bir giriş ödentisi öderler. Parti üye
ödentilerinin 1 yıllık tutarının alt ve üst sınırları Siyasi Partiler Yasası’nda
belirtildiği gibidir.
Partinin
bütçeleri, gelir ve gider listeleri ile kesin hesaplarının nasıl düzenleneceği,
yapılacak hesap yönetmeliğinde gösterilir.
N) PARTİ YAYINLARI:
MADDE 26: Parti
görüşlerini yaymak amacıyla dergi, gazete, kitap, (broşür) ve parti bülteni
çıkarabilir. Bunun için gerekli yasal işlemler yerine getirilir.
O) GENEL HÜKÜMLER:
MADDE 27: Partinin
bütün yönetici organları, kendilerine bağlı bürolar, yarkurullar, (komisyonlar,
komiteler) çalışma kümeleri (grupları) Sanat, kültür ve bilimsel araştırma
merkezleri ve denetim kurulları kurmaya yetkilidir.
İl ve İlçe
örgütleri partinin halk kitlelerine önderlik etmesi için; fabrikalarda, köylerde
diğer tüm üretim birimlerinde, mahallelerde, meslek esasına göre çalışma
öbekleri kurarlar. Çalışma öbekleri bütün üye ve aday üyelerin katılacağı genel
üye toplantıları yaparlar.
Parti Genel
kurulları için gazete ilanı zorunluluğu yoktur.
İLETİŞİM FORMU
SAYFA BAŞI
|