GECİKMİŞ YANIT
Turgut KOÇAK
Hasan Balcı kardeşimiz, bizim "Solak Sol" başlıklı yazımıza uzun bir
yanıt yazmış. Yazısına "Turgut ağabey" diye başlamış ve sürdürmüş. Bu
tür seslenme biçimi bizim geleneklerimizde hiç kuşku yok ki, saygı
ifadesidir ben de öyle anladım. Bütün bunlara karşın yine de bir şeyi
anımsatmak istiyorum. Ben örgütlü yaşamım boyunca; yaşça benden büyük ya
da küçük olanlara yoldaşlık hukuku içinde davranmaya özen göstermeye
çalıştım çalışmaya devam ediyorum.
Önce kısaca solaklıkla ilgili bir bilgi vermek istiyorum. Günlük
konuşmalarda sakarlığın karşılığı olarak kullanılıyor olsa da bizim
yazımızdaki anlamı bu değil. Bizim yazımızda daha çok "Sol sapma"
anlamında kullanılmıştır. Bu yazıda hiç kimse kişisel olarak hedef
seçilmiş değildir. Yaklaşımımız daha çok öğretisel ve örgütsel bir
eleştiriden ibarettir. Yoksa kimseye çamur atmak gibi bir yaklaşımımız
söz konusu değildir. Ve zaten bizim söylediklerimizi biraz değişikte
olsa Hasan kardeşimiz kendisi de katıldığı tartışmalarda dile getirmiş.
Dedik ya bizim kimsenin kişiliği ile ilgili takıntılarımız yoktur. Biz
daha çok sosyalizm savaşımında örgütlü olarak yer almış olanların
öğretisel ve örgütsel olarak yarattıkları yıkımlarla ilgilendik,
sözlerimizi de bu doğrultuda seçmeye özen gösterdik. Bu arada kantarın
topunu kaçırmışta olsak, yapılanlara bakıldığında hiçte haksiz
olmadığımız görülecektir.
Hasan Balcı kardeşimiz güzel bir örnek vermiş. Orta Asya'dan at üstünde
dıgıdık dıgıdık gelen biri Osmanlıya babadan okula geçen saltanatla
ilgili sözlerin bir örneğini beklide ilk kez sözde de bırakmayarak TSİP
içinde biz yaptık. Yani kendilerini dev aynasında görüp vazgeçilmez
sananlara bir kurultay toplayarak yanıt verdik ve TSİP'in sürekliliğini
sağlamayı bu yolla başardık.
14 Mayıs Sitesi'nde bir araya gelenleri kendimize rakip görüyor da
değiliz. Onların bizimle bir yemek davetiyle başlayan insani ilişkisi
(sosyalist anlamda demiyorum) yine onların sözcüsü olduğunu söyleyen
Ağabeyoglu'nun bana bizzat telefon ederek; "sen ve şu an TSİP üyesi
olanların yemeğe katılmasını arkadaşlarımız istemiyor" demesiyle sona
ermiştir. Daha ötesi de yoktur.
TKP/B serüvenine gelince; burada daha fazla söz söylemeye gerek yoktur.
Çünkü onun başlama ve sönümlenme serüvenini yazan birçok arkadaş halen
yaşamaktadırlar. Sanırım en çok sözde onlara düşer.
Sözü Hasan kardeşim kadar uzun tutmayı gerekli görmüyorum. TSİP olarak
neyiz ne değiliz işin içinde biri olarak bunu en iyi ben biliyorum. Yani
burnumuz Kaf dağında bulut çizmiyor. Ama bir gerçeği ifade etmeyi
gerekli görüyorum. Ben başta olmak üzere şu anda TSİP içinde sosyalizm
savaşımından ödün vermeyen bir avuç insanın kişisel ve örgütsel yaşamına
baktığınızda alabildiğine bir yalınlık göreceksiniz. Devrimciliğimizi de
bu maddi temel üstünde götürmeye çalışıyoruz.
Dün bizimle olmuş arkadaşlarımızda dahil, geniş yığınları kucaklamak
için hiçbir özveriden kaçınmadık kaçınmayız da. TSİP'i birileri elimizden
alır korkusu içinde bir ruh hali ile hiç mi hiç davranmadık. Gerektiğinde
sosyalizmin ve partimizin bir neferi olmayı, görev düştüğünde de bize
verilecek görevi canla basla yerine getirmeyi içselleştirmiş kimseleriz.
Herkesle kavgalı olmayı seçmiş küçük burjuva kendini beğenmişliğini en iyi
biz biliriz. Çünkü en çok biz bu saldırılarla karşı karşıya geldik. Ancak
gerektiğinde de sözümüzü sakınmayacak denli kararlı ve kendilerine güvenli
sosyalistleriz. Kimiz, neyiz, neyi söylüyoruz bizi anlamak isteyen
dostlarımıza ve sosyalizm gönüllülerine bir önerimiz var.
Gelin tartışmalarımızı sanal dünyadan gerçekliğe taşıyalım ve yüz yüze
buluşalım. Biz varız. Bize içtenlikle yaklaşanların ayağına bin kez
gitmekten gocunmayız. Hodri meydan çekenlerden de asla çekinecek değiliz.
"Solak Sol" yazısından sonra; bizzat beni telefonla arayıp öldürmekten
tut da ana avrat küfretmeye kadar varan tehditlerde aldım. Söylediklerimiz
ortadadır. Yürekliliğimiz ve korkusuzluğumuzda.
Bütün dostlar bizi bu gerçeklikler temelinde anlamaya çalışmalıdır,
gerisi ise lafı güzaftır.
Not:
Hasan kardeşimizin eleştiri yazısını yazarken kendisi için başvurduğu
alçakgönüllülük betimlemelerini bir bağlamda eleştirinin bir başka yönü
olarak değerlendirdik.
(DAHA ÖNCE
YAZDIĞIMIZ,SÖZ KONUSU YAZIYI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ)