ÖDP NEREYE???

 27.09.2007

22 Temmuz 2007 Genel seçimlerinde "Bin Umut" adayı olan ve seçilen ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras partisinden gelen muhalefete karşın genel başkanlıktan ve ÖDP'den istifa etti ve bağımsız aday olarak seçilmeyi başardı.

Ancak, bu girişimi ve devamını masaya yatırır ve gözden geçirirsek ilginç ve öğretici sonuçlara varmamız kaçınılmaz olur.

Her şeyden önce Ufuk Uras, partisine karşın aday olmuş ve sosyalistlerin geleneğinde olmayan belki de bir ilke imza atmıştır. Çünkü; ne simdi ne de gelecekte devrimci savaşımda, örgütlü olmanın ve örgütlü savaşımın yerine geçecek yeni bir durum söz konusu olmamasına karşın Ufuk Uras, bu anlayışın dışına çıkarak adeta bireyciliği örgütün ve örgütlü davranmanın önüne koymuştur. Bu işin özünde örgütlülüğe bir saldırı yatmaktadır ve Ufuk Uras'ta bu misyonu yüklenmiştir. Ve zaten ortaya çıkan yeni duruma bağlı olarak Ufuk Uras milletvekili seçilmesinin hemen arkasından ÖDP'den başka bir örgütlülüğe işaret ederek belki de birilerini geriye çekilmeye zorlamış, bu yolu da silah olarak kullanmıştır. Ya da gerçekten böyle düşünmektedir.

6 Ağustos 2007 Hakan Urcu adlı kişi söyle diyor. Söyledikleri de ÖDP'nin sitesinde yayınlanmış. "Mecliste DTP'de dahil olmak üzere kimseye eyvallahı olmayan bilimsel sosyalizmin temsilcisi değil devrimin temsilcisi olacağına inanıyorum. Yıldırma politikaları eminim gündeme gelecektir. Ama o 1 değil."

Bu biraz karışık değerlendirme. Ancak ÖDP'liler önemsemişler ki bu değerlendirimi partilerinin sitelerine koymuşlar. Burada iki şey söylenmek isteniyor sanırım. Birincisi kimseye "eyvallah" etmeyen DTP de dahil, delikanlı bir Ufuk Uras, ikincisi de bilimsel sosyalist olmayan (yani komünist ve sosyalist olmayan denilmek isteniyor) ama devrimci olan bir Ufuk Uras.

Ne kadar ilginç değil mi? Birileri söyletiyor herhalde. Demek ki, Ufuk Uras AB'ye karsı olan bilimsel sosyalistleri yani komünistleri "AB'yi istemezük" diyorlar diye boşuna eleştirmiyormuş. Bu eleştirinin özünde yatan şeyin açıkça bir nitelik farkından kaynaklandığı açıkça ortadadır.. Çünkü; "devrimci" ile "komünist" arasında gerçekten de bir nitelik farkı vardır.

Yine seçimler boyunca Ufuk Uras meclisin ufkunu açmaktan söz ederek konuşmasında bu sözleri hiç mi hiç dilinden düşürmedi. Gerçekten de meclisin değil ama "demokrasi" adına Abdullah Gül ve işbirlikçi AKP'nin oturumlara katılarak ufkunu açmış oldu. Göründüğü kadarıyla da sözde muhalefet yapıyormuş gibi davranarak verdiği sözü yerine getiriyormuş izlenimi vererek işin içinden sıyrılmayı düşünüyor olmalı.

6 Ağustos 2007 tarihinde ÖDP sitesine ileti gönderen Caner Çatak bir çelişkiye parmak basarak 1965 seçimlerinde meclise giren TİP milletvekilleri gibi davranacağını her fırsatta dile getiren Ufuk Uras'a şöyle sesleniyor: "Ufuk Uras milletvekili olunca TİP örneğini vererek yeniden sosyalist biri mecliste dedi. TİP bir partiydi, programı vardı, tüzüğü vardı. Değişik entrikalarla değil, devrimci iradeyle partisinin örgütlü mücadelesiyle meclise gelmişti. (gelmişlerdi demek istiyor herhalde)Yine de kendisine sosyalizm için yararlı olması isteğiyle basarılar dilerim."

Ufuk Uras'ın TİP milletvekilleri gibi olma şansı asla yoktur. Yine de TİP milletvekillerine öykünmesi gerçekten de ilginçtir. Şansı olmadığını söylüyoruz, çünkü onlar eleştirilebilirler şu bu ancak yine de bu ülkenin bir orijinalitesini ifade ediyorlardı. Ufuk Uras'sa onlar gibi orijinal olmak şöyle dursun onların kopyası bile olması olası değildir. Bu yüzden de mecliste kaldığı süre boyunca ne Türkiye emekçi halkının istekleri doğrultusunda bir şey yapabilecektir ne de meclisin tıpkı onlar gibi tozunu attırma şansı olacaktır. Bize göre Ufuk Uras'ın bu tür davranışının altında yatan şey tam anlamıyla devrimci duruşun tam da bir (sosyalist demiyoruz) kırılmasıdır.

Ve zaten meclise yemin etmeye gitmeden önce Ankara Güven Park'ta yaptığı basın açıklamasında da verdiği sözlere uygun davranmazsa kendisini dinleyenlerin şahsında herkese gelip beni uyarın, yakama yapışın demiştir. Bu yaklaşımda ilgimizi çekmiştir. Neden derseniz Ufuk Uras'ı tanığımız için bu sözleri işitir işitmez söyle düşündük. Eğer böyle giderse, yakasına yapışmalarını söyledikleri de eyleme geçerlerse Ufuk Uras'ta ne yaka kalır ne de paça.

ÖDP'nin Genel Kurulu şimdiden söylediklerimizi doğrular gibi görünmekte olup, çatal kazığın yere geçmeyeceğini bir kez daha kanıtlayacaktır diye düşünüyoruz.


İLETİŞİM FORMU

NOT: MESAJLARINIZ EN GEÇ İKİ GÜN İÇERİSİNDE CEVAPLANDIRILACAKTIR

 

NOT: telefon numaranızı yazmak istemiyorsanız birkaç rakam yazınız.

[- Sayfayı yazdır - ]


SAYFA BAŞI

ANA SAYFA