turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ÇÜRÜMÜŞLÜK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

22 MAYIS 2014

Soma katliamı gerçekleştiği güne kadar bu iktidarla ilgili o kadar şeyi tartıştık ki, inanın sayıya dökseniz aklınız şaşar. Yaşanan Soma katliamında da bu iktidarı tartıştıracak ve alıp kapının önüne koyacak o kadar çok şey var, o kadar çok şey var ki, neyi elinize alsanız elinizde kalıyor. Çürümüşlük dizboyu değil, tepeyi aşıyor.

Daha düne kadar AKP'nin her türlü ortaklık içinde oldukları patronlar bugün sadece ve sadece baş patronu korumak için gözden çıkarılıveriyor. Öyle ya bu işe girerken patronlar sadakat yemini etmiş olmalılar ki daha büyük rezaletlerin üstünün örtülmesi sağlanabilsin. Neler öğreniyoruz neler. Soma Holding'in sahibi Alp Gürkan Maslak'ta 191 metre boyunda bir gökdelen dikmiş. İşte bu gökdelen'in 27 katı imara aykırıymış ve de yıkılması gerekiyormuş. Bu gökdelen dikilirken ortada ne İstanbul Büyükşehir Belediyesi var ne de Şişli. Özellikle de bu konuda sorumlu olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin konumu kimsenin aklına gelmiyor. Hani, şimdilerde unuttuğumuz Ağaoğlu'na ait inşaatlar vardı ya bu inşaatların da sorumlusunun Büyükşehir Belediyesi olması gerekirken suçlamalar ta varıp Recep Tayyip Erdoğan'a kadar dayanmıştı ya, inanın Maslak'ta yapılan gökdelen de kesinlikle böyle bir şeydir.

Soma katliamından sonra tartışmalar hız kesmiyor. Hız kesecek gibi de değil. Değil, çünkü yaşanan facia hadi işimize dönelim cinsinden değil. Bu yüzden de tartıştıkça altından yeni yeni Çapanoğlu çıkıyor. TKİ'nin müdürü Hakkı Duran'ı da böylece öğrenmiş olduk. O, Hakkı Duran geçen yıl TKİ'ye sözümona yüksek kazanç sağladığı için Mercedes SLK 200'le ödüllendirilmiş. Aynı nedenle Maliye Bakanlığı da vergi rekortmenliği nedeniyle onur belgesi vermiş.

Kâr tamam da, bugün hayatta olması gereken madenciler niye ölmüşler peki? Söyleyelim, daha fazla üretim yapılarak daha fazla kâr elde edilmesi için. Bunun için neler görmezden gelinmiş peki? Madenin güvenliği için hiçbir tedbir alınmamış. Ortada kaza olduğunda işçileri hayatta tutacak ne sağlıklı çalışan gaz maskesi var ne de bu gaz maskelerinin kontrolü yapılmış. Üstelik bu maskeler Çin malı ve ömrünü dolduralı 16 yıl olmuş. Maskeler küflenmiş. Ocakta yaşanan facianın hemen bir iki saat öncesinde işçilerin "sıcak kömür çıkarıyoruz" demeleri ve olası bir tehlikeye işaret etmeleri dikkate bile alınmamış. Ocakla ilgili doğru dürüst tutulan raporlar bile yok. Yaşam odası varmış da, yenisi yapılmak üzerek sökülmüşmüş. Sizin anlayacağınız yalanın bini bir para. İşçiler karın tokluğuna çalışıtırılır ve canları çıkarılırken onların fazla üretimden doğan primleri bile kendilerine verilmeyip masa başında çalışanlara paylaştırılmış. Hani, bir ara tartışılıyordu da sonra araya başka olaylar girdiği için bırakılmış olan Sayıştay raporlarında bile bu konular sözkonusu. Üstelik AKP'liler; "Sayıştay raporları meclise gelirse yanarız" dediklerini de unutmuş değiliz hani.

Özel Harekatçılar bir yurttaşımızı yere yatırıp etkisiz hale getirmişler ya, işte o yurttaşımız dayaktan sonra evinden alınmış, eğer madenci olduğunu söylemeseymiş tutuklanacakmış. Yusuf Yerkel'in yerde tekmelediği kişi suçlu yapılıp içeri atılacakken madenci olması kurtarmış onu. Başbakan'ın tokatladığı genç ise niye birkaç gün içinde bu kadar çok ifade değiştirdi ve kendisini küçük duruma düşürdü dersiniz acaba? Bir insanın feleği şaşırtılmasa ve de hukuk devletinde yaşıyor olsak bunlar olabilir mi? Hiç mi bunlar aklınıza gelmiyor? Ya, yusuf Yerkel'e rapor veren Numune Hastanesi'ndeki doktorun savunmasına ne buyurulur? Başbakanlıktan telefon edilmiş de o da bacağındaki incinme nedeniyle rapor vermişmiş. Neye elinizi atsanız yalan, neyi karıştırsanız altından tonlarca pislik çıkıyor.

Maden ocaklarını gerektiği gibi denetlemeyip de yukarda yetkililerle piknik yaptıkları işçilerce dile getirilen denetlemeciler; nasıl, vicdanınız rahat mı acaba? Bu katliamdaki payınızı düşünüp hiç mi vicdanınız sızlamaz? Yoksa sizin şiarınız da "böyle gelmiş böyle gider" cinsinden mi?

Başbakanlık makamını çürütmüşler, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı makamını çürütmüşler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı makamını çürütmüşler. Sizin anlayacağınız çürümemiş ne bir tek makam ne de bir tek mevki kalmış. İşte bu yüzdendir ki, Soma maden ocağında kaç kişinin yaşamını yitirdiğini bile tam olarak biliyoruz da bilmiyoruz. İşte bu yüzden mecliste AKP'lilerin araştırma önergesi görüşülürken ortalıkta milletvekillerinden eser yok. Sadec 78 milletvekili varmışmış da fasa fisı….

AKP iktidarı çürümüşlük okyanusunun tam göbeğinde. İşte bu çürümüşlük onları da, çürümüşlükten sorumlu olan diğer sistem yanlılarını da silip süpürecek ve varlıklarına bir nokta koyacaktır.

Sonrası mı sonrası inanın bütün insanlığın tek kurtuluş seçeneği olan sosyalizm olacak.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA