turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


AMERİKAN POLİSİ BIRAKSA.

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKANI)

27 EYLÜL 2014

Recep Tayyip Erdoğan BM toplantısı için ta Amerikalara gitti ya, bugünkü yazımızda biraz oralarda olup bitenlerden söz edeceğiz. İlk olarak BM'nin boş salonunda öyle bir konuşma yaptı ki, tam da şanına yakışır. Konuşmasında neler söylemedi neler. Dünyanın bölgede olup bitenlere karşı duyarsızlığından mı dersiniz, Türkiye'ye kaçan sayısı gelip 2 milyona dayanan Suriyelileri mi dersiniz, çocukların katledildiği bir dünyada hiç kimse suçsuz değildir diyerek beylik sözler edişinden mi dersiniz, İslam'la terörün yanyana olamayacağından mı dersiniz konuştu oğlu konuştu velhasılı.

AKP'liler kendisi için "dünya lideri" diyorlar ya, ne demişler aç tavuk kendisini darı ambarında sanırmış. O da kendisini öyle sandığı için boş koltuklara bir "dünya lideri" havasında konuşu durdu işte. Oysa söylediklerinin sonuçlarının tamamı neredeyse kendi eseriydi ve bugün Suriye'de dökülen kanların ve mezalimin de en önemli suçlusu oydu. Bütün bunlara karşın bir kez daha Beşar Esad'ı devirme sevdası ile fırsat bir fırsat deyip açtı ağzını yumdu gözünü. Yani; ABD, öteki emperyalist ülkeler ve dünyanın işbirlikçi yönetimlerine özet olarak dedi ki, devirelim şu Esad'ı.

Hani diyor ya Müslümanlıkla terörü yanyana getirmek doğru olmaz diye. Bizde öyle düşünüyoruz. Yalnız kendisinden farkımız bizim gerçekler ışığında konuşur olmamızdır. Anımsayın; geçmişte sosyalizme ve Sovyetlere karşı Amerika'nın emri ve isteği ile kim yeşil kuşak oluşturmuştu? Tabiki de Müslüman ülkeler. Komünizme karşı tavan yapan muhalefetin başını çekenler kimlerdi? Yine Müslüman ülkeler. O günlerde kullanıldığı kadar kullanılıp bir paçavra gibi yırtılıp atılanlar kimlerdi? Yine Müslümanlar, yine Müslüman ülkeler. Çağdışı bir anlayışa sahip olan burjuva demokrasisini bile içlerine sindiremeyen ve sürekli Müslümanlık adına "cihat" çağrıları yapa yapa toplumu birbirlerine kırdırmak için tavan yapan bir politika izleyenler kimlerdi? Yine Müslümanlar. Eh bu durumda bu kapı nereye çıkardı? Elbette teröre. Müslüman ülkelerin neredeyse tamamı yoksul ülkelerdi. Oysa birçoğunun ellerinde bulundurdukları petroller sayesinde eğer istenseydi dünyanın en refah toplumu haline getirilebilirdi bu ülkeler. Ama yasa böyle işlemedi. Çağdışı sultanların, Emirlerin, Kral bozuntularının ve Amerika'nın hizmetinde sözde yöneticilerin yüzünden halk yiyecek ekmeğe muhtaç yaşadı hep. Adaletsizliğin bu denli yüksek olduğu bir toplumda ise yine halkın kanını içenler terör örgütleri kurup desteklediler. Bu örgütlerin neredeyse tamamı CIA patentli olup görevlerini bitirdiklerinde uykuya alınmak için emperyalist dünya tarafından gerekli planlar yapıldı. Yani? Yanisi manisi yok Recep Tayyip Erdoğan İslam'la terörü yanyana getiremezsiniz diyor ya bu sözlerin hiçbir anlamı yok. Elinoğlu basbayağı yanyana getiriyor ve de sonuna kadar kendi çıkarları için bu manyak takımını bir güzel kullanıyor.

Suriye'de, Irak'ta, Libya'da, Tunus'ta, Yemen'de Bahreyn'de, Mısır'da ve de Afganistan'da emperyalistlerin yaptıkları unutulabilir mi? Ya da emperyalistlerin piyonlarının sebep olduğu yıkımları yok sayabilir miyiz? Neymiş efendim? Esad Rejiminin devrilmesi için harekete geçilmeliymiş. Emperyalistler hiç değil biraz üstü kapalı söylüyor bu sözleri ama Recep Tayyip Erdoğan için durum öyle değil. O vuralım geçelim istiyor. Türkiye'yi bugüne kadar soktuğu bataklık az gelmiş gibi şimdi de emperyalistler ve işbirlikçi ortaklarıyla birlikte hareket etmeye yönelik talimatlar vermiş daha Newyork'a gitmeden önce. Bu yüzdendir ki, Türk Silahlı Kuvvetleri savaş hali içinde hareketli günler yaşıyor.

Ee "dünya lideri" diye bu denli şişirilen kişinin Türkiye'deki koruma ordusu Amerika'ya da gitmeli değil mi? Obama Türkiye'ye gelince nasıl onun korumaları ortalıkta fink atıp hava attılarsa Recep Tayyip Erdoğan da atmalıydı ki, hiç değil "dünya lideri" olduğu belli olsun. Doğal olarak böylesine keyfi davranışları olan biri ülkemizde ve dünyanın neresine giderse gitsin protesto edilmeyi hak etmiştir. Hem de milyon kez. Amerika'da da bir grup kendisini protesto etti. Gruptakiler ne sloganlar atıyordu? "Mustafa Kemal'in askerleriyiz", "Hırsız var" vb.

Amerikan polisi gerekli önlemi almış mı? Almış. Recep Tayyip Erdoğan'ın yakın korumaları çevresinde kuş uçurtmuyor mu? Uçurtmuyor. Peki, korumalar nasıl oluyor da Recep Tayyip Erdoğan'a karşı gösteri yapan grubu haklamak için gruba saldırıya yelteniyor? Yelteniyor diyorum çünkü korumaların saldırısını Amerikan polisi zor önlüyor. Öyle ki, korumalar hızlarını alamayıp Amerikan polisine de hadlerini bildirmeye kalkıyorlar ama hadleri bildirilenler kendileri oluyor. O korumalardan bazıları göstericilere ne diyordu duydunuz mu? "Sizi tanıdık, Türkiye'ye döndüğünüz zaman göstereceğiz." ve daha birçok tehdit.

Şimdi elin ülkesinde göstericilerin neredeyse canını almaya kalkan zihniyeti bilmem yeterince anlayabiliyor musunuz? Ya da şöyle soralım. Türkiye'de yapılan sıradan bir gösteri bile niye gaza, suya boğuluyor acaba dersiniz? Hem niçin bu kadar şiddet, bu kadar celallenme? Yanıtı basit. Kim ki faşist diktatörlükle ülkeyi yönetmek ister başvuracağı yöntem budur. Hep söyledik, dilimizde tüy bitti. Bu zihniyetin yarattığı kambur daha fazla taşınamaz. Taşınırsa da sonuçları gerçekten de kanlı katliamlarla biter. Ve zaten Gezi gösterilerinde polislerin hayasızca katlettiği insanlarımızın öldürülmesini yarın yaşanacak olan katliamların bir ön provası sayın siz. Arkası gelecektir hem de milyon milyon fazlasıyla.

Bu durum da ya katlanacağız ya da kararlı olup haramilerin inlerine girip iktidarlarına son vereceğiz.

Yapmamız gereken işte budur.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA