turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


MAŞALLAH SİZE MAŞALLAH!

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

31 EKİM 2014

Bir iktidar düşünün ki, hem muktedir hem değil. Bir iktidar düşünün ki, ne varsa yandaşlarına satıp savmış ama yine de başkalarını suçlamakta ne yaparsınız? Herhalde pes vallahi diyecek haliniz yok. Olsa olsa yuh dersiniz yuh! İşte biz de bu yüzden AKP iktidarına yuh demekle de kalınmaması gerektiğini söylüyoruz. Çünkü bu iktidar halkın sağlığına, ülkenin geleceğine zararlı.

Özelleştirmelerden Maden ocakları da nasibini aldı. AKP döneminde maden ocakları birer ikişer yandaşlara peşkeş çekildi. Durum öyle hâl aldı ki, ocak ruhsatları bile bizzat Başbakanlıktan alınmak zorunda kalındı. Böyle bir yolun niye izlendiğini dönemin Başbakanlığını yapan Recep Tayyip Erdoğan biliriz ki, herkesten iyi bilmektedir.

Dünyanın her tarafında riskli bir çalışma alanı olan maden ocaklarında başka ülkeler, insan yaşamına verdikleri değerden ötürü her türlü tedbiri alır, iyileştirmeler yaparken bizim ülkemizde iktidarlar hiçbir şey yapmadılar desek abartmış olmayız. Çünkü alınacak her tedbir vurguncuların kâr oranlarını azaltacağı için bu yönde adımlar atılmadı. Kömür ocakları başta olmak üzere maden ocakları AKP iktidarı tarafından partililere verildi. Soma Maden İşletmeleri de bunlardan biriydi. Üstelik bu ocaklardan çıkarılan kömürü devlet hemen alıyor ve yoksullara kömür yardımı olarak dağıtıyordu. Bu yüzden de ne kadar çok üretim yapılırsa patron için o kadar iyiydi. Bütün bunlar tamamdı da her nedense modern anlayışa uygun olarak kömür çıkarılmasına gelince iş değişiyordu. Bu yüzden de işçiler paçalarından ter akıncaya kadar gece, gündüz denilmeksizin çalıştırılıyordu. Öyle ki, tehlike sinyallerine ve uyarılara bile patronun aldırdığı yoktu. Nasıl olsa patronun sırtı sağlamdı. Sırtını AKP'ye dayamış bir kişi vardı karşımızda. Ocakta ısı artışı biline biline çalışmaya devam edildi. Sonra öyle bir katliam gerçekleşti ki, 301 madencimiz ocakta soluksuz kaldı. Hemen yetkililer oralara doluştular. Burada dönemin Başbakanı şimdi Cumhurbaşkanı koltuğuna oturmuş olan kişi yuhlandı, olaylar çıktı. Recep Tayyip Erdoğan'ın bırakalım korumalarını bizzat kendisi önüne geleni tokatladı. O söylendi, bu söylendi sonra da Soma unutulup gitti.

Şimdi de benzer acı olay Ermenek/Güneyyurt Has Şekerciliğin işlettiği kömür ocağında yaşandı. Bu kez ocağı su basmıştı. 18 işçi binlerce ton suyun altında kaldı. Yine Bakanlar, Başbakan ve Cumhurbaşkanı oraya koştular. Yurttaşların yürek burkan sözlerini duyduk. "EKMEĞİMİZİ ÇALDINIZ, ŞİMDİ DE CANIMIZI ÇALDINIZ" diyen.

Cumhurbaşkanı oraya gitti, patronları suçladı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik ise çalışma koşullarına uymayan ocakların üretime devam etmeleri için araya adam konulduğundan söz ederek kim oldukları bilinmeyen 50 adamdan söz etti. Bu ocağın sahibi kimdi peki? AKP'li. Peki, bunlar kimi kime şikayet ederek işin içinden sıyrılmak istiyorlardı bir bilen var mı? İktidar kendisinden şikayet edecek değildi ya, öyleyse işin içinde bir iş olmalıydı. Ama yoktu. Sizin anlayacağınız ortada öyle bir şark kurnazlığı vardı ki, bu da iktidarın hep başvurduğu yoldu işte.

Sen kalk, ruhsat alma verme işini bile kendine bağla, ocak kime verilecek kime verilmeyecek karar ver. Yandaşların daha fazla para kazansınlar diye çalışma koşullarına hiçbir düzeltme getirmesinler. Müfettişlerin koftiden denetleme yapsınlar. Ocakta çalışan teknik elemanların uyarılarına kimse kulak asmasın. Patronlar yaşanan katliamı "doğal afet" olarak tanımlasınlar. Sen de çıkıp halkın karşısına patronlardan şikayette bulun. Yemezler diyeceğim ama yeniyor olmalı ki, Soma faciası bile kimseye ders olmadığı için şimdi de Güneyyurt Beldesi'nde bu acı olay yaşandı. Bakanı, Başbakanı, Cumhurbaşkanı aynı tornadan çıkmışlar gibi koro halinde suçluyu da buldular, kendilerine toz kondurmamanın bir yolunu da. Torba Yasasını çıkarırken Yaşam Odasını gerekli görmeyen bir zihniyetin halkın karşısına çıkıp söz söyleyecek hakları var mı bilinmez ama maşallahları var. Maşallah size maşallah! Ne de iş bilir hüner sahibi kimselersiniz siz. İşçilerin eşlerinin feryatlarını duyuyor musunuz acaba? Ne diyorlar. 2 ay üç ay aylıkları ödemezlerdi. Açtık aç! Sen hem böylesine zor koşullarda insanları çalıştır sonra da aylıklarını bile yatırma. İşçilerimiz de yatırılmamış aylıkları ile ölüp gitsinler ve bu memlekette haktan, hukuktan ve adaletten söz edilsin…

Bitirirken;

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında MGK en uzun toplantısını yapmış. Bütün televizyonlar bu uzun toplantı için rekordan söz ediyorlar. Ne karar almışlardır diye merak ediyorsanız etmeyin. Çünkü görünen köy kılavuz istemez. Bunlar değil 10 saat, 120 saat süren toplantı yapsalar bile muktedir de değiller, iktidar da.

İnanmıyorsanız, AKP'nin bakanlarının konuşmalarını ve Recep Tayyip Erdoğan'ın patronlardan şikayetini bir kez daha dinleyin olsun bitsin…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA