turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ÇAĞ ATLAMAK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

04 KASIM 2014

Dedik ya, Recep Tayyip Erdoğan durmadan konuşuyor. Görevi olduğu konularda da konuşuyor, olmadığı konularda da. Konuşmasında bir sakınca mı var diye sorabilirsiniz, elbette yok. Ancak ağzından çıkan sözler ne yazık ki, ülkeyi sürekli olarak geriyor. Aslında germek ne söz; ülke insanları salt Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmaları yüzünden birbirine ha girdi ha girecek. Muhterem her nedense bir türlü Berkin Elvan'ı da unutamıyor. Düşlerine mi giriyor nedir?

Anımsarsanız, Kurban Bayramı'nda Suriyeli mültecilere konuşmuş, "Kobane ha düştü ha düşecek" demişti de ülkede çıkan karışıklıklar sonrası 50'ye yakın insanımız ölmüştü bildiniz mi?

Öyle olur ki, kimi insanlar bulundukları makamın hakkını veremez ve "ben ne oldum" delisi olup çıkarlar ya, bize göre Sayın Muhteremin de durumu bu. Muhterem öyle bir büyüklenmeye kapıldı, öyle bir büyüklenmeye kapıldı ki, başı arşı âlâya erdiği için herkesi karınca gibi görmeye başladı. Başbakan oldu yetmedi, zenginler zengini oldu yetmedi, Çankaya'ya çıktı yine yetmedi, saraylar köşkler yaptırdı yine hava ile civa. Hep istedi. Hep bana hep bana diyerek dünya alemi şaşırttı.

Cumhurbaşkanı koltuğunda oturuyor ya, kendisine ister istemez daha az politik söz düşüyor. Ama muhterem ne yapıyor yapıyor bir yolunu bulup bütün siyasi partilerin genel başkanlarından daha çok konuşuyor. Bezmialem Vakfı Üniversitesi'nde konuşmuş ve demiş ki; "Türkiye 4 alanda çağ atladı." Peki, neymiş Türkiye'nin 4 alanda atladığı çağ? Muhtereme göre; eğitim, sağlık, adalet ve emniyetmiş.

Bu sözleri duyunca küçük dilimizi yuttuk desek abartmış olmayız. Eğitimin baştan sona içine eden AKP iktidarı eğitimde demek çağ atlamış öyle mi? Ne yaptığını bilmeyen, bütün okulları İmam Hatipleştiren, 9-10 yaşındaki çocuklarımızın bile başına türban geçirme yoluna giden, bütün okulları dini kurallara göre eğitim yaptırtmaya kalkan, Okulları ortasından bölüp İmam Hatip Okulu haline getiren, eğitim yerine zırvaları müfredata koyan bir iktidar nasıl olur da eğitimde çağ atlamak şerefine nail olur bir bileniniz var mı? Doğrudur, eğitimde çağdışılık konusunda Everest Tepesi'nden atlanıldığı kesindir.

Peki, ya sağlık? Bugün sağlık hizmetleri gözboyama görüntüsünün dışında batık konumdadır. Çalışanı, çalışmayanı, emeklisi sağlık primleri ödedikleri halde sağlık hizmetleri alabilmek için sürekli olarak para ödemek zorundadırlar. muayene parası, ilaç parası giderek daha da artmakta, bazı konularda SSK ödemiyor diye hizmet bile verilmemektedir. Sağlık hizmetlerinin yetersizliği yüzünden yurttaş özel hastanelere yani soyguncuların insafına terkedilerek vurgunlara daha da büyük kapı aralanmaktadır. Sağlık çalışanlarının durumu ise cümle cihan biliyor ki, içler acısıdır. Demek ki, Sayın Muhteremle sağlık hizmetleri konusunda olup bitenlere aynı pencereden bakmıyoruz ki, biz gerçekleri görürken muhterem çağ atlamaktan söz ediyor.

Adalete gelince; bu ülkede hangi yurttaşa sorsanız toz kadar bile adaletin olmadığını söyleyecektir. Ülkemizde yurttaşlar hangi konuda eşit haklara sahiptir? Hangi konularda adaletli bir durum söz konusudur. Adalet dağıttığı söylenen yargı kurumları sayenizde içinden çıkılmaz hale getirilmemiş midir ki, adaletten söz ederek bizimle alay ediyorsunuz Sayın Muhterem? En iyisi çağ atladığından söz ettiğiniz adaleti yurttaşlarımızın vicdanlarına havale edelim ki, sizin çağ atlamaktan neyi kastettiğiniz anlaşılsın daha iyi.

Size göre çağ atlanan 4. şeyse emniyet. Emniyetten kastınız eğer emniyet güçleriyse durum çok belli. Döneminizde emniyete alınan personelin nasıl alındığına baksanız yeter de artar bile. Bütün bunlar bile az gelmiş olacak ki, emniyet teşkilatını hallaç pamuğuna döndürmüş bulunuyorsunuz. Kim görevini yapıyor, kim yapmıyor belirsiz hale geldi. Eğer işinize gelmiyorsa kolay; "paralel yapı" deyip akan suları durduruyorsunuz. Sonra da gelsin gözaltılar gelsin tutuklamalar. Yani görünüşe bakılırsa ortada atlanan çağ mağ yok. Belki de şunu diyorsunuzdur. Ülkede can ve mal güvenliği berkemal. Yok canım bu kadar da olmaz. İş katliamlarından, trafik katliamlarına, polisin keyfi öldürmelerinden, terör eylemleri sonucu yaşamlarını yitirenlere kadar yaşananların hangi noktada olduğu bilinmiyor mu? Ya olaylar sonrası mala verilen zararlara ne dersiniz?

Diyeceğiniz bir şey yok Sayın muhterem diyeceğiniz bir şey yok.

Doğrudur çağ atladınız ama tersi yönde…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA