turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


AĞACI DOĞRA KÖYLÜLERİ SOPALA

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

08 KASIM 2014

AKP iktidarı ile birlikte görülmemiş bir zorbalık ve hukuksuzluk yaşanıyor. Soma İlçesi'ni dünya alem biliyor. Orada yaşanan maden katliamının üzerinden şunun şurasında ne kadar zaman geçti ki? 301 maden işçimiz madenin ölüm dehlizlerinde yaşamlarından oldular. Niçin? AKP iktidarının sınır tanımaz kâr hırsı ve yandaş kayırma hesabı yüzünden. Sonra bir de baktık ki, yine bir yandaş şirket Yırca Köylülerinin arazisini termik santral kurmak üzere kapıvermiş. Kamulaştırmasını devlet yapıp devredivermiş üzerindeki zeytin ağaçları ile birlikte. Ancak köylüler bu oldu bittiyi kabul etmemişler ve iki aya yakın süredir direnmekteler. Bu arada da kamulaştırmanın durdurulması için Danıştay'a dava açılmış. AKP yandaşı Kolin Grubu durur mu, nasıl olsa memlekette kanun manun değil, güç söküyor, onlar da dozerlerini, şunlarını, bunlarını yığıvermişler zeytinlik olan bölgeye, ağaçları başlamışlar doğramaya. Bunun üzerine köylüler harekete geçmiş ve Kolin Grubu'nun bu hukuksuzluğunu engellemişler. Sonra ne olmuş? Danıştay'ın karar verdiği günün gecesinde Kolin Grubu'nun iş makineleri girmişler zeytinliğe, sabaha kadar 6 bin zeytini doğrayıp sermişler yere. Bunun üzerine köylüler harekete geçmişlerse de Kolin Grubu'nun çevre köylerden topladığı sözümona güvenlikçileri tarafından engellenip saldırıya uğramışlar. Bu güvenlikçiler köylüleri kelepçeleyip uzakta bir yerde bir kulübeye hapsetmişler.

Engellemeye çalışan köylüleri hem dövmüşler hem gaz kullanmışlar hem de bir köylüyü gaz fişeği ile başından vurmuşlar. Oraya gelen askerse söylendiğine göre daha büyük olayların çıkmasını engellemiş ama köylülerin onca yalvarmalarına karşın zeytinlerin doğranmasını engellememişler. Sözün özü yasalar ayaklar altına alınmış ağaçlar doğranıp köylüler de bir güzel sopalanmışlar. Yırca Köylüleri örnek bir mücadelenin kararlılığını göstermişler ama devletin ağaç başı 91 lira ödediği zeytin ağaçlarının kesilip doğranmasını önleyememişler. Yani sizin anlayacağınız AKP iktidarının zorbalığı köylülerin üzerinde acımasızca denenmiş.

Validebağ korusuna gelince; bu iktidarın; dağı taşı cami, kuran kursu, yaptırttığı yetmiyormuş gibi bu yeşillik alana da göz dikip ortaya çıkacak ranttan yararlanmak gibi bir yol seçilmiş. Bunun için bu haramzade sürüsünün her zaman olduğu gibi dokunulmaz olarak düşündükleri cami inşatı ile sonuç almak istemesi gündeme gelmiş. Bölgenin insanları yine ayağa kalkmışlar. TOMA'LAR gelmiş, TOMA'LAR gitmiş ama bölge insanının büyüyen direnişi bir türlü kırılamamış. Onca saldırılara karşın, direniş de büyüyerek devam etmiş. Değişik tarihlerde ve zamanlarda burada da yurttaşa polis zor kullanmış.

Biliyorsunuz Atatürk Orman Çiftliği'nin arazisi de bu zorlabalar tarafından böyle işgal edilip ağaçlar kesilmiş, Ankaralıların direnişi ise polis zoruyla kırılarak Recep Tayyip Erdoğan'a 1 milyar 300 milyona adına Ak Saray denilen kaçak bir saray yaptırılmış. Dünya alemin diline düşen bu olay bugün herkesin dilinde olmasına karşın muhterem Türkmenistan'a giderken harcanan para miktarını açıklayanlara bile kızarak keyfiliğin hangi düzeye çıktığını gösteren bir gözdağı açıklaması yapmış. Ayrıca bu sarayın çevresinde sökülen ağaçların yerine ithal ağaçlar getirilip dikilmiş ama tutmamış, kuruyup gitmiş anlayacağınız.

Yeşil düşmanlığı bu kadarla kalsa iyi. İstanbul'un 17 Ağustos 1999 depreminden sonra toplanma yeri olarak belirlenen çoğu yerlerin bugün yerlerinde yeller esiyor. Niçin? AKP buraların ne büyük rant getirisi sağladığını bildiği için. Yani AKP denilen bu doymaz canavar ülkeyi betonlaştırmak ve yeşile kıymak için elinden gelen her şeyi yapıyor işin özeti.

Saray tutkunu muhterem şimdi de Sultan Vahdettin'in köşkünü düzenliyor ya, şimdiye kadar oraya harcanan para da 150 milyon doları bulmuş. Sözümona muhterem burada çalışacakmış. Ne diyelim adamın başı yere göğe sığmıyor. Bildiğiniz gibi bu köşkün bulunduğu yerde ağaç yok. Nedeni de ağaçların İstanbul manzarasını kapatmasıymış.

Yazımızı bitirelim, ülke çapında işe yaramayan onca HES, Sinop'a yaptırılmak istenen nükleer santral, İstanbul'un baştan sona görünüşünü değiştiren hırs, Üçüncü Boğaz Köprüsü, Üçüncü Havaalanı ve doğranan milyonlarca ağaç. Korunması gereken onca tarihi değerlerimiz ve Yırca Köyü'nün zeytin ağaçlarının doğranması. Sözün özü daha neler neler…

Ağaçları doğra, köylüleri sopala.

Yandaş şirketleri korumak için benzer her yere jandarma ya da polis yığ.

Herkese gözdağı verip korkut ve tepe tepe iktidar ol!

İşte AKP denilen partinin zorba iktidarı. Kimi kime karşı kullanıyor? Halkın çocuklarını halka karşı. Şimdi de köylülerden Kolin Grubu güvenlik oluşturmuş köylünün canına okuyormuş. Dostlar, dostlar, dostlar bu iktidarın suçu çok, bunları tonlarca deterjan bile temizleyemez.

Onlar bu kirlilikleriyle tepemizde tepiniyorlarsa suçun çoğu da bizim bunu bir yere not edelim not.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA