turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


NE OLUYOR BU CHP'YE

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

22 KASIM 2014

CHP niye bir türlü iktidar olamıyor diye soruyorlar ya, işte bugünkü yazımı bu konuya ayırmak istiyorum. Yıllardır CHP iktidarın eşiğine gelir gelir gider. Bu yüzden de kitlelerde öyle bir anlayış oluştu ki, bu CHP'den bir halt olmaz. CHP, bu yüzden öncelikli olarak kitlelerde oluşan bu anlayışı kırmalıdır ki, halk da CHP'nin iktidar olabileceğine inanabilsin.

AKP iktidarı tamı tamına 12 yıldır hem ülkenin hem de halkımızın diyibiliriz ki, canına ot tıkamıştır. Bununla birlikte yığınlar bir türlü muhalefete yönelmemekte AKP yerine başka bir iktidarı seçmek gibi bir lüksünün olmadığını düşünmektedir. Oysa ülkemizde kim kalkıp da AKP iktidarında her şeyin iyi gitttiğini söyleyebilir? Gerçekler ortadadır. AKP iktidarı artık her anlamda bitmişve paslanmış bir demir yığınından ibarettir. Ne yazık ki, bu paslanmış demir yığınını bir kenara itecek bir politik gelişmeyi bir türlü göremediğimizden canımız yana yana AKP iktidarına katlanmak zorunda kalıyoruz. Yoksa iktidarda kalmak ve seçim kazanmış olmak asla AKP'nin başarılı olduğu anlamına gelmez.

Ekonomi çökmüş, dış politika boğazına kadar çamura batmış, ülke içinde hak ve özgürlükler kullanılamaz hale gelmiş. Her geçen gün faşizan uygulama ve yasalar birbirini kovalamakta. Recep Tayyip Erdoğan'ın keyfiliği ve şaşası cümle cihanı kaplamış, Ekvator Ginesi Cumhurbaşkanı Teodoro Obiang Nguema Mhasogo'da yolsuzluklarda ve vurgunlarda tıpkı kendisinin özelliklerini taşıdığı için Recep Tayyip Erdoğan da Cezayir'den sonra oraya giderek onunla görüşmüş. Hasılı durumlar böyleyken ve zatı muhterem saraylar, saltanatlar düşkünüyken bile Cumhurbaşkanı seçilmesi önlenememiştir.

Niyedir acaba?

Bin dereden su getirmeye gerek yok. AKP artık ne iktidar olacak konumdadır ne de iktidarını sürdürebilecek destek ve gücü kendisinde bulundurmaktadır. İşte, durum tam da böyleyken CHP içinde tartışmalar arka arkaya gelmiştir. Partinin kimi milletvekillerinin kiminin Şam'dan, kiminin Halep'ten konuşmaları parti içinde bitmez tükenmez tartışmaları da beraberinde getirmiştir. Sezgin Tanrıkulu Dersim katliamı için özür dilemiş, bir başka milletvekili ona hakaret etmiş, Emine Ülker Tarhan ayrılıp parti kurmuş vs, vs…

Bütün bunlar yetmiyormuş gibi Kemal Kılıçdaroğlu haklı olarak kalkıp MİT'in partisi ile ilgili çalışmalar yaptığını ileri sürerek olup bitenleri kamuoyu ile paylaşmıştır. Sonuç olarak da kimi gazetecilerin arayıp da bulamadığı bir durum ortaya çıkmış ve her koldan CHP'ye saldırıların ardı arkası gelmez olmuştur. Yani anlayacağınız; CHP'nin ayağa kalkmasını engelleme girişimi yine kendi içinden gelmektedir. Halk TV bile diyebiliriz ki, sözümona demokrasicilik oynayarak Sabah Gazetesi yazarlarından Sevilay Yükselir gibi birini telefonda programa katarak CHP'ye olur olmaz bir sürü söz ve hakaret ettirebilmektedir.

Gerçi CHP'yi savunmak biz sosyalistlerin işi değildir ama sonuç itibariyle de CHP gibi bir partinin faşizme karşı mücadelede yadsınmaz bir yeri vardır. Hatta AKP'yi iktidardan göndermek için bile CHP önemli bir güç odağıdır.

Bu nedenle CHP'ye hem de seçimlere kısa bir zaman kalmışken özellikle içerden saldırıları manidar bulmaktayız.

Yine inanıyoruz ki, CHP bu saldırıları bir an önce defedecek ve faşizme karşı mücadelede yerini alacaktır.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA