turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


KRAL ÖLDÜ YAŞASIN KRAL…

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

24 OCAK 2015

Suudi Arabistan Kralı öldü. Kralın Cenaze töreni ne başta Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere aklı demokrasi ve insan haklarıyla çelişen kim varsa oraya koştu. Hele Recep Tayyip Erdoğan Afrika gezisini yarıda kesip ağlamaklı bir yüzle televizyonların önünde poz vermiyor mu gerçekten de insan ne söyleyeceğini şaşırıyor.

Kaç yılındayız? 2015. Dünya ne kadar çok değişti, insanların değer yargıları nasıl altüst oldu herkes bunun farkındayken nasılsa Suudi Arabistan bu farkında oluşun dışında kalmış. Adamın sarayı altından, oturup kalktığı yer zümrüt. Bir debdebe ki, bütün insanlık böylesini ne görmüş ne de biliyor. Oysa Suudi halkı yok ve yoksulluk içinde. Kadınların en küçük hak ve özgürlüklerinden söz etmenin bile olanağı yok. Kadınların araba kullanması bile terör suçu olarak görülebiliyor. Kralın sarayında karısı olarak bilinen kadınların ne sayısı belli ne de sınırı. Kralın kaç çocuğu var, duyunca küçük dilinizi yutuyorsunuz. O kral ki, emperyalizmi sürekli olarak Ortadoğu halklarının başına bela etmiş, her türlü kötülüğün kaynağı olmayı sürdürüyor. Bütün bu yaşam tarzı sonucu da Arap dünyasının geleceğini iki pula başta ABD olmak üzere satıp çekivermiş kuyruğunu.

Şimdi ise sözde bazıları diplomasiye de sığınarak kralın şaşalı bir şekilde defnedilmesine koşuyor. Bu ülke ki, dünyanın her tarafındaki terör örgütlerini finanse etmiş. Bu ülke ki, Sovyetlere ve Sosayilst Sisteme karşı emperyalist dünyanın oluşturduğu yeşil kuşak projesinin başını çekmekle kalmamış, bu doğrultuda ABD'nin piyonu ne kadar örgüt varsa onları paraya pula boğmuş. Bu ülke ki, Kenan Evren'in faşist 12 Eylül1980 darbesi sonrasında imamlarına bile aylık bağamış. Bu ülke ki, Recep Tayyip Erdoğan siyaseten Türkiye'de güçlensin ve eğitim sistemi baştanbaşa dini ilkeler üzerine otursun diye Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'ın TÜRGEV'ine bilinen bilinmeyen paralar akıtmış. Bu ülkenin prensleri Türkiye'ye koşup en değerli yerlerden arsa kapıp AKP'ye yakın işadamlarıyla iş ilişkileri kurmuş. Sıcak paralarla kendilerine ram edilen kurum, kuruluş ve kişileri midesinden bağlayarak dini devlet oluşturmaları yolunda onlara parasal desteklerde bulunmuş.

Saysak, saymakla bitirilemeyecek kadar çok günahların işlendiği bir ülkeden söz ediyoruz. İsrail, Arap halklarını katlederken oturup seyreden Suudi Arabistan, Suriye'ye yönelik kumpaslarda baş aktör olarak görev üstlenmiş, Suriye kentlerinin yerle bir edilmesi, yüzbinlerce insanın katledilmesi gibi caniyane olarak işlenen cinayetlerde rol üstlenmiş. Yani sizin anlayacağınız Ortadoğu'nun yaşadığı bütün kötülüklerde en büyük pay sahibi.

Şimdi kral öldü ya, değişecek bir şey olmayacak. İnsanlar yeni krallarına maşallah çekip uzun yaşam dileyecek, emperyalistlerse bu kralı nasıl kullanacaklarının hesabını yapacaklardır. Daha şimdiden basına düşen bilgilere bakılırsa Kral Abdullah'ın yerine geçecek olan Kral Fransa taraftarıymış. Biz biliriz. Ortadoğu ülkelerinin prens ve prensesleri hangi emperyalist ülkelerde eğitim görmüşler ve o ülkenin kültürü ile haşir neşir olmuşlarsa o ülkeden yana tutum alırlardı. Demek onca zaman geçmiş olmasına karşın değişen bir şey olmamış. Suudi Arabistan'ın yeni kralı'da bu kez Fransa yanlısı olabilirmiş.

Aslına bakarsanız Suudi Kralı Abdullah, ölümü nedeniyle övgüyü hiçbir şekilde hak etmediği gibi yergiye de değmez ya, biz yine de ülkemizde bunca kral heveslisi türemişken şunların heveslerine bir tükürelim istedik. Bu yüzden de Kral Abdullah'ın da yerine geçecek olan yeni kralı'nda kuyruğundan çekiver gitsin diyoruz. Çekivermemiz gerekli ki, salt bu kötülük odakları dünya halklarına ve kendi halklarına da kötülükleri dokunmasın.

Suudi Arabistan ABD'nin isteği üzerine petrolü ucuzlattı. Petrolün ucuzlaması bizim ekonomimize bir şey katmadı ama ABD'nin planı çerçevesinde ucu Venezüela, Rusya, İran ve hedef seçilen birçok ülkeye dokundu. Emperyalizmin bu politikalarına alet olurken Kral Abdullah'ın sağlığı ve kafası ne kadar yerindeydi sorulabilir ama yerinde de olsa olmasa da, gerçek hiç değişmez. Bunların hizmet ettikleri emperyalist dünya ile ilişkilerini askıya almaları olası değildir.

Bu işbirliği kuşaktan kuşağa sürer gider ki, insanlık bunları ancak tarihin çöp sepetine attığı zaman kurtulabilir.

Kral öldü, yaşasın kral diyenlere yuh olsun ki ne yuh olsun!


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA