turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


HEY GİDİ DÜNYA HEY!

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

09 ŞUBAT 2015

Hey gidi dünya hey! Siz birileri tarafından öne çıkarılıp bir koltuğa oturtuluyorsunuz. O birilerine hizmet etmek konusunda kararlısınız da ama size öyle bir muamele çekiliyor ki, o muamele ile yerin dibine girseniz yeridir. Önceki gün AKP'nin İstanbul 5. İl kongresi yapıldı. Salonda Recep Tayyip Erdoğan'ın posteri, sesi ve rüzgârından başka bir şey yoktu dersek abartmış olmayız. Ancak bu kongrede bir kişi daha vardı o da kendisini gerçekten AKP'nin Genel Başkanı ve Başbakan sanan kişi Ahmet Davutoğlu. Kongre sırasında Ahmet Davutoğlu kendisini nasıl hissetmiştir bilemiyoruz ama nesnel bir gözle bakıldığında kendilerini AKP'li sananların ne kadar kaba ve saygısız oldukları kongrenin her anında belli oluyordu. Oradakiler durup durup Recep Tayyip Erdoğan'ın lehinde sloganlar atıp alkışlıyor, Ahmet Davutoğlu'nu ise usulden şöyle bir el çırptıktan sonra dinleme zahmetinde bile bulunmuyorlardı. Üstelik böyle bir ortamda iki genç insan da Berkin Elvan'la ilgili pankart açmak istedikleri ve slogan attıkları için AKP'lilerce üzererlerine yüründü, güvenlik güçleri alıp onları çıkardı artık nereye götürdülerse orasını bizde çok iyi bilmiyoruz.

İnsanlar birbirleriyle dünya kardeşliği de ahret kardeşliği de kurabilirler, kimsenin kimseye sen niye böyle bir kardeşlik kurdun demeye hakları yoktur. Recep Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu'da, Ahmet Davutoğlu'nun söylediğine göre böyle bir dünya ve ahret kardeşliği kurmuşlar. Yani onların bu kardeşliğini kimsenin bozması olası değilmiş. Tabi ki de karşılıklı eşit ve saygıya dayanan bir kardeşliği birileri bozmaya çalışsa da bozması oldukça zordur. Ancak bu kardeşlik, taraflardan birisinin hep bana hep bana anlayışı ile hareket etmesiyle kolaylıkla bozulabilir ki, dünkü AKP'nin İstanbul 5. Kongresi'nde tam anlamıyla bu sahne yaşandı. Bu sahneyi hazırlayanlar bu toplumda hep olabildiği gibi kraldan çok kralcılardır ancak durum da gösteriyor ki, aslında Ahmet Davutoğlu burada sadece ve sadece bir gölgeden ibarettir. Başka bir deyişle dünyü ve ahret kardeşinin taraftarları Ahmet Davutoğlu'nun üzerine koskocaman bir örtü örtüp gerçek kişiyi salonun önüne çıkarıvermişlerdir. Ha bunlar olurken Ahmet Davutoğlu bu denli etkisiz ve işlevsiz olmasaydı, hiç kuşku yok ki, birileri de çıkar böylesine bozulan bir duruma bir ayar çeker belkide yaşananların dozunda kalmasını sağlayabilirdi ama ne gezer, kim takar Yalova kaymakamını hesabı işler olup bitmiştir işte.

Bu durumda Ahmet Davutolğlu sadece kendi adına yaptırttığı türkü 'Kiziroğlu' türküsü var ya onunla yetinmenin ötesinde yapacağı bir şey de yoktur etkisi de.

Ancak AKP'nin İstanbul 5. Kongresi'nde konuşan Davutoğlu bir kez daha İçgüvenlik Yasası ile ilgili konuşarak kendisini gerçekten de komik duruma düşürmüştür. Komik duruma düşürmüştür çünkü konuşmasında bu yasayı çıkararak Avrupa Birliği düzeyine çıkılabileceğini söylemek gibi garip hallere düşmüştür. Oysa bizler biliyoruz ki, bu yasa kendisini gölge konumuna düşüren Külliye Sarayı'nın haşmetbeabları olduğu bilinen kişi tarafından bir an önce çıkarılması istenmektedir.

Çünkü bu yasa ile birlikte toplum öyle bir zaptı rapt altına alınacak ki, kimse bu andan sonra Recep Tayyip Erdoğan ve AKP'lilere yönelik eleştirilerde bulunamayacak, onlara karşı mücadele ederse soluğu kesilmeye çalışılacaktır. İşte; Ahmet Davutoğlu'nun böyle bir kongrede, kendisini acayip ruh hallerine düşüren topluluğun önünde diktatörlüklerine çare olarak düşündükleri yasanın gerekliliğini ifade eden bir konuşma yapmıştır. Bu konuşmalar oradaki topluluk tarafından dinlenmiş midir yoksa adettendir denilerek geçiştirilmiş midir bütün bunlar AKP'lilerin ve AKP'nin ve Recep Tayyip Erdoğan'ın politikalarına alet olanların düşüneceği bir şeydir diye düşünüyoruz.

Gelelim Bülent Arınç'ın acayip sözlerine. Acayip diyorum çünkü Bülent Arınç söyler sonra da bu sözleri söylememiş gibi davranır, toplum buna zaten alışmış durumda. Ancak Bülent Arınç'ın televizyon programında söylediği bir şey vardı ki, işte o sözler gerçeği bütün çıplaklığı ile ifade etmektedir. Arınç toplumun %50'sinin AKP'den nefret eder hale getirildiğini söyleyerek AKP'nin eğer bu şiddet politikasını daha da devam ettirirse tıpkı ANAP gibi yok olup gideceğini söylemesi gerçekten de laf olsun diye söylenen sözler değildir. Şu an AKP tam da bu noktadadır. Dağılıp gitmenin öngünündedir. Bu sözleri Bülent Arınç'tan ödünç almış değiliz.

Bizler pek çok yazımızda aynen olacakların bu şekilde cereyan edeceğini dile getirdik.

Umarız, bu dağılma kısa bir tarih süresini kapsar, kapsaması gerek, çünkü AKP'nin yaratacağı tehlikeleri gerçekten düşünmek bile istemiyoruz.

Bütün Kiziroğullarına duyurulur.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA