turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


DÖNE DÖNE OKUMAK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

07 MART 2015

"Bir söz vardır, "Benim oğlum bina okur, döner yine okur" diye, Recep Tayyip Erdoğan'ınki de o hesap dönüp dönüp aynı şeyleri bir daha bir daha okumak. Söyledikleri gerçek olsa neyse tamam deyip geçeceğiz de yalan olunca artık insanın bunca yalan karşısında tepesi atıyor. Neymiş efendim Gezi göstericileri çok yakınının gelinine Kapataş'ta olmadık taciz yapmışlamış da, ellerinde görüntüsü varmış da, haftaya Cuma gününe kadar görüntüleri çıkaracaklarmış da. Bunların hiçbiri olmadı. Aradan1 yıldan fazla zaman geçti ortada ne görüntü var, ne şu, ne bu. Bu iddialar üzerine basında görüntüler yayınlandı. İddia edildiği gibi ne bir görüntüye rastlandı ne de böyle bir şey yaşandığı kanıtlandı. Tıpkı camide içki içildi denilip göstericilerin karalanmaya çalışılıp da cami imamının "ben inançlı adamım böyle bir şeyi görmedim" dedikten sonra başına gelen onca polise götürülme, sürülme, yıldırma girişimleri yapılmasına tanık olan Türkiye sonunda öğrendi ki, camide içki içildiği koskocaman bir yalandır. Tabi Kabataş yalanı da aynı büyüklükte ve bu yalanları söyleyenlerin ne kadar tehlikeli olduğunu göstermesi açısından ders çıkarılması gereken örnekler.

Türk Metal Kadın İşçileri Kurultayı'na Recep Tayyip Erdoğan Başbakan'ken iki kez Cumhurbaşkanı olarak da önceki gün katıldı.

Biliyorsunuz Türk Metal İşçileri Sendikası'nın eski Genel Başkanı Mustafa Özbek'tir. Bu şahıs Ergenekon davasından gözaltına alınıp dersi verildikten sonra dışarı salıverildi. Salıverildikten sonra da kimse bir daha Mustafa Özbek'ten çıt bile çıkmadığını gördü. İşte Recep Tayyip Erdoğan bu sendikanın kadın işçileri kurultayında konuşuyor.

Konuşmalarının dikkate alınacak hiçbir yanı yok. Yine Kabataş yalanı, yine arka arkaya sıralanan bir sürü içi boş laf. AKP'liler Kabataş yalanı ile iyice açığı düştüler ya bunu bir türlü içlerine sindiremiyorlar. Havuz medyasından kendilerine yer bulan kendilerine asla gazeteci denilemeyecek kimseler aynı gün 5 gazetede 14 köşe yazarı "Diliniz Kaba Vicdanınız Taş" başlığı ile Kabataş yalanını bir kez daha gündeme getirdiler. Beş gazetede 14 köşe yazarını aynı başlık altında ortaklaştırıp yazı yazdıran irade kimin iradesiyse artık garip bir kampanya başlatmış oldular. Recep Tayyip Erdoğan ise bu kampanyayı Türk Metal'in Kadin işçiler kurultayında devam ettirdi. Konuşmasının bir yerinde öyle bir şey söyledi ki, yine balıklar kavağa çıktılar. "Hani tacizde esas olan kadının beyanıydı" diye soruyor ve demek istiyor ki, yakınımın gelini beyan ettiğine göre doğrudur. Sayın Erdoğan, kuşkusuz kadının beyanı ile harekete geçilir de ama bunun doğruluğunu kanıtlayacak maddi kanıtlar yoksa işte o zaman hukuk sadece beyana dayanarak hüküm tesis edemez. Eğer ederse bu ülkede neler olacağını kestirmek bile zordur. Hani diyelim ki, bu beyan dikkate alındı ve de sizin de iddia ettiğiniz şey gerçek çıktı. İşte o zaman bu tacizi yapanlar kim ya da kimlerse en ağır cezayı almalıdırlar.

Biz böyle düşünüyoruz. Size gelince; sizin gibi kim düşünmüyorsa madem bir kadın çıktı böyle söyledi beyan esas alınarak cezalandırılmalıdır diye düşünüyor olabilirsiniz: daha da önemlisi belki de toplum galeyana gelerek benim hedef gösterdiklerimi kesip biçmelidir diye de kurgularınız vardır bilemem. Ancak bizler gerçekler üzerinden nasıl konuşuyorsak sizler de öyle yaparsanız bilin ki sizin için yararlı olacaktır. Yoksa bu hallerinizin nelere yol açacağını kestirmek bile güçtür.

Bu kurultayda konuşmanızın neresinden ele alsak lime lime dökülmekte ama siz yine de kendinize dinleyici bulmakta zorlanmıyorsunuz. Bir çocuk, iki çocuk, üç çocuk derken sayıyı dörde bağladınız nihayet. Bir yandan da kadınları çalışma yaşamından çekmek için olmadık hilelere başvuruyorsunuz. Kadın'ın görevinin "analık" olduğunu söyleyip bir de kendi annenizin ayağının altından öpme girişimi hikayenizi anlatarak aklınızca kadınlara özellikle ana misyonu biçilmiş kadınlara ne kadar değer verilmesi gerektiğinin iletisini veriyorsunuz oradakilere. Oysa sizin zihniyetiniz yüzünden kadın ne eşit görülüyor ne de hak ettiği değer kendilerine veriliyor. Söylediklerimiz yalansa sizin gibi düşünenlerin ortamına bir bakın gerçekleri görmekte zorlanmayacaksınız. İktidarınız döneminde şu ya da bu nedenle kadınları şeytan gibi görüp onlara karşı şiddet ve vahşet uygulanmasının bu kadar çok artmış olmasının nedenini de açıklama gereği duyardınız ki, bunu yapamazsınız. Daha dün onlar mini eteği ve dekolteyi savundu biz bilmem neyi savunduk diyerek kadına bakışınızı bir güzel ortaya koymadınız mı? Bir söz vardır, tam da sizin söylediklerinize cuk diye oturmaktadır.

Gölge etme başka ihsan istemem" diye, işte siz de kadınlara gölge etmeyin ihsanınız da size kalsın. Kalsın ki, her konuda karar verme aklı ve becerisi olan kadınlara yönelik ettiğiniz onca mahalle baskısı anlamına gelen sözlerinizle birlikte huşu içinde kendi dünyanıza çekilin ve de orada ne kadar kalacaksanız kalın.

7 Haziran seçim tarihi yaklaştı ya, sizi de bir ateş aldığı kesin. Buyüzden her şeye el atıp sonuç almak girişimi içindesiniz. İyi tamam da, tıpkı bu ülkenin herhangi bir yurttaşını hangi hukuki kurallar bağlıyorsa sizi de bağlaması koşuluyla yapın ne yapacaksanız.

Devletin en yüksek makamında, dokunulmazlık zırhı içinde her istediğinizi yaparak ve de yapma hakkını kendinizde görerek davranırsanız dolar bile sizin sayenizde alır başını gider ve sarayınızda kim hain, kim faiz lobisidir düşüne düşüne çıldırırsınız maazallah çıldırır…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA