turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BU NASIL BİR ANLAYIŞ?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

09 TEMMUZ 2015

Son günlerde Çin'in Uygur Türklerine yönelik uyguladığı ileri sürülen şiddete karşı ülkemizde birileri öyle bir eylem başlattı ki, bu eylem dur durak bilmeksizin artarak devam ediyor. Eylemi organize eden ve kendilerine Ülkü Ocaklı diyenlerden tutun da o bölgelerden gelen dernekleşmiş gruplara kadar bu işin içinde olan çevreler var. Bu çevreler; sokaklarda çekik gözlü insanları Çinli diye sokaklarda dövmeye kalktı, işyerlerini basıp orada çalışanları darp etti.

Bütün bu olaylar yaşanırken Recep Tayyip Erdoğan'ın polisleri ne yaptı? Sadece seyretti. Oysa aynı polis, solcular bir gösteri yapsalar oraya tonlarca su sıktığı gibi ortalığı gaza boğup cehenneme çevirdi.

Kuşku yok ki, demokratik bir ülkede insanların çeşitli konularda düşüncelerini ortaya koymak, yanlış buldukları bir şeyi protesto etmek gibi bir hakları vardır. Ancak bu hak hiçbir zaman birilerine karşı taşlı, sopalı, bıçaklı, silahlı bir saldırıya dönüştürülemez. Dönüştürülürse ya da dönüştürülme tehlikesi varsa güvenlik güçleri yansız bir şekilde bu tür gösteriler için gerekli tedbirleri alır. Alınıp alınmadığını anlamak istiyorsanız ülkemizde yapılan gösterilere şöyle bir bakmak yeter de artar bile.

Bir bakıyorsunuz haklarını almak için greve çıkan işçiler hiçbir şiddete eğilim göstermemişler ama polis oraya hemen damlıyor aşırı şiddet kullanarak demokratik hak istemi ile eylem başlatan işçileri darma duman ediyor. Tersi dinci ve ülkücü gösterilere gelince polis o kadar toleranslı o kadar toleranslı ki, gözlerinin önünde insanların dövülmesine, bir yerlerin tahrip edilmesine bile bile göz yumuluyor.

Bu arada İstanbul Zincirlikuyu'da bulunan Tayland Başkonsolosluğu'na bir saldırı da gecikmedi. Doğu Türkistan Maarif Derneği üyesi yaklaşık 200 kişilik bir grup, Tayland’da bekletilen 200 Doğu Türkistanlının Çin’e iade edileceği gerekçesiyle, Zincirlikuyu’daki Tayland Krallığı Başkonsolosluğu binasına saldırdı. Konsolosluk binasının kapısını ve camlarını kırarak içeriye giren eylemciler, içerideki klasör ve evrakları sokağa döktü.

Ellerinde Doğu Türkistan bayrakları bulunan grup, saat 23.00 sıralarında, Şişli, Kore Şehitleri Caddesi, Mithat Ünlü Sokak’ta bulunan Tayland Krallığı İstanbul Başkonsolosluğu önüne geldi. Grup, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nden kaçarak Tayland’a sığınan yaklaşık 200 Doğu Türkistanlının tekrar Çin’e iade edileceği iddiası üzerine, protesto gösterisi yapmaya başladı. Bu gösterilerde dakikalarca Tayland Başkonsolosluğu olduğu söylenen binaya taş ve sopalar ve kalaslarla saldırılması sürdü. Bu olaylar yaşanırken ne yazık ki ortada bu gruba müdahale eden güvenlik güçleri de yoktu. Türkiye gibi bir ülkede bu tür olayların yaşanması gerçekten de düşündürücüdür. Çünkü Başta Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere AKP iktidarı Türkiye'yi bir aşiret devletine çevirmekte büyük başarı kaydetmiştir. İşin daha da ayıp olan yanı ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı Mustafa Varank'ın Twitter hesabından paylaştığı şu mesajdır.

“İstanbul’da saldırıya uğrayan yer konsolosluk değil fahri konsoloslukmuş. Yani bir vatandaşımızın mekanına saldırmış oldular. Yazık bu kafaya”

Yukarıdaki tutum bile içine düşülmüş olan aczi bütün çıplaklığı ile göstermektedir. Evet, AKP iktidarı tam 13 yıldır ülkemizde katlanılması mümkün olmayan şeylere imza atmıştır. Eğen engellenmezse daha da ne imzalar atacağı ortadadır.

Eğer Çin'de Uygurlara karşı böyle bir zulüm söz konusu ise oturur adam gibi bir çalışma yaparsın ve olup bitenleri uluslararası kuruluşların gözlerinin önüne sererek insanlık görevini yaparsın. Yok, bunu yapmıyor da bu gibi yöntemlere kapı aralıyorsan işte o zaman işin içinde bir iş var demektir. Dün Çeçen teröristleri bugün IŞİD teröristi olarak Suriye'de en zalim eli kanlı eylemlere imza atmaktadır. Bunları koruyanlar, Türkiye'ye kolayca gelmesi ve Suriye'ye geçip savaşmasını sağlayanlar öyle gözüküyor ki, Çin Uygur bölgesinden gelip IŞİD'a katılan kimselere de olanak hazırlama peşindedirler. Bizler biliyoruz ki AKP Türkiye'nin kaldıramayacağı böyle bir oyunun peşindedir. Eğer kafanda hesap başka değilse sen koskoca bir devletsin, kalkar belge ve bilgileri koyarsın BM'nin önüne, bu yönde girişimlerde bulunup dünya insanlığının duyarlılığına seslenen bir çalışma yaparak daha da yararlı işler yapmış olursun.

Böyle değil de canı isteyenin taşlı sopalı bir eyleme kalkıştığı bir yer haline getirirsen Türkiye'yi Türkiye'nin de bu yapılanlardan ne kadar zarar göreceğini yaşar oturursun oturduğun yerde.

Yoksa Türkiye'nin böyle bir anlayışla başı sittin sene terör belasından kurtulamaz.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA