Turgut Koçak

turgut.kocak@hotmail.com

09.Aralık.2007

BUNLARIN SONU NEREYE VARACAK?

AKP hükümeti ile birlikte bütün değerler değişti.

Bunlarla birlikte; dün, “kara” denilen şeye kolaylıkla “ak” denilir oldu. Vurgun, yalan, talan günlük yaşamın bir parçası haline geldi. Başta ABD emperyalizmi olmak üzere emperyalist dünyanın her dediğine kayıtsız koşulsuz uyuldu. Özelleştirmelere hız verilerek ülkemizin adeta ekonomik ve stratejik kurum ve kuruluşları kapanın elinde kaldı. Yağma yöntemiyle AKP’ye yakın çevrelere akıl almaz dünyalıklar kazandırıldı. Sözde; “şeffaf” yapıldığı söylenen ihalelerle birileri iş dünyasına sokularak AKP’ye yeni yeni ekonomik güç olanakları kazandırıldı. Oğullar, damatlar ve yakın akrabalar bu hükümetin desteği ile köşe üstüne köşe döndüler. Din bezirganları, dini duyguları kullanarak halkı görmez-duymaz hale getirdi. İnsanlar, onurluca çalışıp emeğinin karşılığını almak ve yaşamlarını sürdürmek yerine; kişiliklerinden ve kimliklerinden ödün vererek din bezirganı tarikatların peşine düşmeyi yeğlediler. Özetle; bütün değer yargıları bu din alıp satan tüccar kafalıların elinde altüst edildi.

Hepimizin bildiği gibi AKP’nin iletişim araçlarına karşı dayanılmaz bir tutkusu var. AKP hükümeti ve onun başı Recep Tayyip Erdoğan dümenin başında olmanın olanaklarını iyi kullanıyor. Bir yere gözlerini mi diktiler; hemen TMSF’yi çağırıp “şunu hallediverin” deyiveriyorlar. TMSF de görev bilinciyle hemen harekete geçip işaret edilen kurumun tepesine çullanıveriyor. Bu andan itibaren yasa masa hak getire. Bunlara domuz topu bile işlemez oluyor. Yukarda söylediğimiz gibi; “şeffaf” bir ihale açılarak tepesine çullanılan kurum kolaylıkla el değiştiriyor.

ATV ve Sabah Grubu için de benzer bir son yaşandı. Hükümet çevreleri tıpkı öncekilerde olduğu gibi burayı işaret ettiler ve TMSF de bu kuruma el koydu. Süreç; bilindiği gibi işletildi. “Şeffaf” ihale günü gelip çattı. Birde ne görelim; bu “şeffaf” ihaleye en şeffaf şekilde bir başına Çalık Grubu katılarak ATV ve Sabah Grubu’nu 1 milyar 100 milyon dolara kapıverdi. Böylelikle AKP’yi eylemli olarak doğrudan destekleyen iletişim araçlarının yüzdesi yüzde 50’leri buldu. Geriye kalan yazılı ve görsel basının da büyük ölçüde AKP’yi desteklediği düşünülürse; Türkiye halkının doğru haber ve bilgi alma olanağı tam anlamıyla ortadan kaldırılmış oldu.  

Bilindiği gibi “şeffaf” yapılan ihalede ATV ve Sabah Grubu’nu alan Çalık Grubu’nun sahipleriyle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yakın akraba oluyor. Yani kızı; Çalık Grubu’nun gelini. Hal böyle olunca da “şeffaf” ihale daha da bir şeffaflaşarak bütün Türkiye halkının gözleri önünde gitti gider bir yöntemle iş kotarılıp bitiriliverdi. ATV ve sabah eldeğiştirdi.

Bütün bunlar olup biterken, başta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, AKP’nin en üst düzeyde sorumlu yöneticilerinin yüzleri bile kızarmıyor. Bazı köşe yazarları ise bu duruma gönderme yaparak; AKP içinde boşuboşuna vicdanı kararmamış milletvekilleri arıyor ve onları göreve çağırıyorlar. Ama kimsenin tısının çıktığı yok. Olup bitenler bu çevrelerce öylesine olağan karşılanıyor ki, değil ihale ile ilgili eleştirel bir yaklaşım, bu konularla ilgili olarak eleştirel yazı yazan kim varsa kızgınlık ve nefretle karşılanıyor. Yani sizin anlayacağınız iş iyice çığırından çıkmış. Politik erki ellerinde bulunduran AKP’liler bu gücün kendilerine verdiği cesaretle her şeyi yapabileceklerini düşünüyor ve bütün değer yargılarını tersyüz ediyorlar.  

Çalık Grubu ile ilgili olarak basında sayısız yazı çıktı. Hükümetin kılı kıpırdamadı. Türki Cumhuriyetlerde ve Kuzey Irak’ta iş yapan bu grubun kimi işlerinin üzerine gitme olanağı bile yok. Çünkü bunların arkasında bizzat Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisi bulunuyor. Anlayacağınız tezgâh iyi kurulmuş. İşler ana, baba, akraba kayırması ve desteği ile yürütülüyor. Bunlara ne müfettiş incelemeleri ne de yargının söktüğü yok. Adamlar bildiklerini okuyarak bildikleri yolda önlenemez bir yükselişle yukarılara tırmanıyor.

Daha önce yazdığımız yazılarımızda bu hükümetin bütün ihalelerinin şaibeli olduğuna vurgu yaptık. Bir kez daha ATV ve Sabah Grubu ihalesinin de şaibeli olduğunu söylüyor ve ilgilileri açıkça göreve davet ediyoruz. Çünkü; kapitalist sistem sömürüye ve vurguna olanak verse de yine de iyi kötü bu işin bir yasası kuralı vardır. Ancak; bu ihalelerde yasa kural  hak getire. “şeffaf”lık kuralsız yasasız işletilerek ülke baştan aşağı yağmalanmakla kalmıyor, yarınlarımızı iyice karartmak için her yola başvuruluyor. 

Artık bundan sonra daha da; gözleri kör, kulakları sağır hale getirmek için ATV ve Sabah gazetesi işlevlerini en iyi şekilde yerine getirecek. İşçilere, emekçilere tüm halkımıza uyanmamaları için TV dizilerinde ninniler söylenecek kendilerine yabancılaşmaları sağlanacaktır. Böylece dikensiz gül bahçesinde dolaşan vurguncu takımı ise bizleri iliklerimize kadar sömüreceklerdir. İşte AKP’nin iletişim araçlarına düşkünlüğünün nedeni budur. Yani talan düzeninin sürdürülmesine olanak sağlayan araçlara sahip olarak yıkılmaz sandıkları düzenlerinin sürgit devamını sağlamaktır.

Uyarıyoruz!

Bu işe payanda olmuş herkes; bu ülkenin gerçek sahiplerinin yani işçilerin, emekçiler tüm halkımızın ellerinden yakasını kurtaramayacaklardır. Bunların sonunun nereye varacağını çok iyi biliyoruz. Bunlar erinde gecinde bu ülkeyi birlikte soydukları emperyalistlerin uçaklarına, gemilerine binerek kaçmak zorunda kalacaklardır. Bu babayiğitlerin kulağına küpe olacak o kadar benzer o kadar çok olay ve olgu var ki burada saymakla bitiremeyiz.

Haydin beyler!

Aksırıncaya, tıksırıncaya patlayıncaya kadar yiyin!

Ama korkun beyler.

Biz sosyalistlerden korkun.....

İLETİŞİM FORMU

NOT: MESAJLARINIZ EN GEÇ İKİ GÜN İÇERİSİNDE CEVAPLANDIRILACAKTIR

 

NOT: telefon numaranızı yazmak istemiyorsanız birkaç rakam yazınız.

 

[- Sayfayı yazdır - ]


GİRİŞ SAYFASI

ANA SAYFA