turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ÖYLE BİR GEÇER ZAMAN Kİ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

12 KASIM 2015

Öyle zamanlar olur ki at izi it izine karışır ve siz ne söylerseniz söyleyin kâr etmeyeceği gibi öyle bir kara propaganda ile karşılaşırsınız ki, herkes sizi farklı görmeye başlar. Şirin Payzın'ın 'Ne Oluyor' programına çıkmıştık.

Programda renkli simalar vardı. O zamanın HDP Eş Başkanı Ertuğrul Kürkçü, eski Dev-Sol yöneticilerinden HDP'li Bülent Uluer, Sosyal Demokrasi Vakfı'ndan Erol Kızılelma, hepinizin yakından bildiği Bekir Ağrıdır, Gazeteci Mıgırdıç Margosyan, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Eş Sözcüsü Sevil Turan ve onların görüşleriyle örtüşmeyen ben. Bu konuşmacıların hemen hepsi HDP'nin kuruluşu ile ilgili güzellemeler düzerken bir tek ben inanç ve etnik köken üzerinden parti kurulamayacağını kurulsa bile böyle bir partinin devrimci değil karşıdevrimci olacağını söyleyerek başta Ertuğrul Kürkçü olmak üzere bu topluluğun kimyasını bozmuştum. Bekir Ağrıdır ise aklınca beni tongaya düşürmek istemiş ve benim konuşmalarım üzerine beni klasik sermaye düşmanı olarak suçlamıştı. Ona yanıtım da, "evet sermaye düşmanıyım, Türkiye Sosyalist İşçi Partisi'nin varlık nedeni de budur" şeklinde olmuştu. Sevil Turan ise kendilerini HDP bileşeni olarak tanıttı ve o bildiğimiz çevre ve HES olaylarına değindi ve HDP'yi savundu. Ona yanıtım ise; "siz sistemin aksesuarısınız. Kendinizi ne kadar çevreci olarak tanıtırsanız tanıtın, kapitalizmin o gözü doymazlığı altında size sadece ve sadece sistemin bir dişlisi olmak görevi düşer" dedim. Ayrıca Ertuğrul Kürkçü içinse söylediklerini dikkate alarak komünist olamayacağını söyledim. Bülent Uluer'e de benzer şeyler söyleyince o da sosyalist olmakla solcu olmayı ayırmak gerektiğini kendisinin solcu olduğunu söyleyerek HDP savunuculuğuna soyundu. Mıgırdıç Margosyan ise HDP'yi önemsediğini HDP için ortadirek olamayacaklarını ama direk olmak istediklerini söyledi. Benim ayrıca kendisini eleştirmemi gerektiren fazladan bir şey söylemediği için de kendisine sadece program arasında; "Sosyalizmi nasıl bir kurtuluş olarak görmez ve sosyalistlerle birlikte davranmayı seçmezsiniz de inanç ve etnik köken üzerinden politika yapmayı seçen bir partiyle birlikte olmayı yeğlersiniz" diye sorduğumda ise biraz mahcup, "ben sosyalizmi de savunuyorum" dedi. Üzerine fazla gitmedim. Erol Kızılelma için de fazladan söylenecek bir şey yoktu o da modaya uymuş, HDP'nin kuruluşunu önemsediğini dile getiren açıklamalar yapmıştı.

Bu programda işi özü şuydu; benim dışımda 6 kişi köşeye sıkışmış gerçekten de ne diyeceklerini şaşırmış konumdaydılar. Bu programdan sonra pek çok çevreden bana gelen mesajlar özetle şöyleydi. "Diğer tartışmacıların nefesini üç cümlede kestiniz." Ayrıca bu tartışmaya mesaj gönderenlerden birisi de eski ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras'tı. O da bana şöyle diyordu.

"KİM BU ADAM?"

Şimdi bu program YouTube'tan da kaldırıldı. Oysa çok önceleri Şirin Payzın'ın yayınlanmış 'Ne Oluyor' programları olduğu gibi duruyor. CNN'e ve Şirin Payzın'a bu konuda sorduğumuz soruları ise yanıtsız kaldı.

Neyse eskilerin bir sözü vardır, "yanlış hesap Bağdat'tan döner" diye. Biz o günü bırakalım, bu güne bakalım. Önce bana "Bu adam kim" diye sataşan Ufuk Uras şimdilerde nerdedir ve kimlere güzellemeler düzmektedir? Dolayısı ile aklınca beni küçümsemeye kalkan proje adamı Ufuk Uras'a şimdi sormak hakkımızdır:

"SEN KİMSİN?"

Gelelim HDP'ye. HDP içinde yaşanan tartışmalar bir rastlantı mıdır, yoksa yanlış hesabın Bağdat'tan dönmesi midir? Bize göre bugün bu gerçekler de gün gibi açığa çıkmış bulunmaktadır. Her ne kadar HDP içinde bazıları asıl sorunu bir kenara bırakıp Celal Doğan ve Dengir Mir Mehmet Fırat gibilerle uğraşarak akıllarınca aklanma yolları arasalar da asıl arıza lokomotifin beynindedir. Yani siyasal olarak seçilen yoldadır. Bizim dün söylediklerimizin bugün söyleniyor olmasının da fazladan katacağı bir şey yoktur olmayacaktır da.

Neydi filmin adı 'ÖYLE BİR GEÇER Kİ ZAMAN"

İşte öyle bir geçer ki zaman kimse ama kimse ne yaparsa yapsın kendisini affettiremez…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA