turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


YALANLA NEREYE KADAR?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

21 ARALIK 2015

Bir kez daha yine aynı konuya dönmek istiyorum. Muhteremlerin birisi Cumhurbaşkanı makamında oturuyor, diğeri de Başbakan koltuğunda. Başbakan koltuğunda oturan kişi göstermelikmiş, şuymuş, buymuş bunları geçiyorum. Her ikisi de CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem'e yönelik ağır suçlamalarda bulundular. Ayrıca Aktrol denilen ne oldukları belirsiz güruhtan ise ölüm tehditleri gelmiş Eren Erdem'e.

Recep Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu'nun suçlamalarında nüans farkı varsa da öz olarak Eren Erdem'i ülke aleyhine yabancı bir televizyona konuştuğunu söylüyorlardı. Birisi diyor ki, kendi ülkesi dururken Esed gibi bir diktatörü savunuyor. Diğeri ise Rusya'dan yana ülke aleyhine konuştuğunu dile getirerek kamuoyu önünde suçlamalarda bulunarak Eren Erdem'i hedef gösteriyordu.

Oysa Eren Erdem Sarin gazının Suriye'deki teröristlere satışı ile ilgili olarak öz olarak şunları söylemişti. Sarin gazının ham maddeleri Batılı ülkelerden alınmış, Türkiye üzerinden de Suriye'ye yollanmıştı. Bu işi yapanların adı El Nusra terör örgütünün üyeliğinde geçiyor. Bu kişiler aynı zamanda da pasaport işlemlerini Türkiye'de yaptırırken devletin çeşitli kademelerinde görev yapanların yardımını da almışlar. İşte Eren Erdem'in tepki ile karşılanan söyledikleri ve de bu söylenenler bir savcılık belgesinden alınmış.

Bu durumda söylenecek az şey mi var? Sarin gazının ham maddesi Batılı ülkelerden gelmişse ki bu kesin, siz hiç bu alışverişten Batılı istihbarat örgütlerinin bilgisiz olabileceğini düşünebiliyor musunuz? Eğer düşünüyorsanız gerçekten de dünyadan bir habersiniz demektir. Durum buysa Batılı emperyalist ülkeler Suriye'de savaş suçu olan sarin gazının kullanılmasana göz yumuyorlar demektir. Aynı zamanda da Türkiye'nin bu alışverişten habersiz olacağını da düşünmenin olanağı yok. Yok, çünkü devletler gerektiğinde bir gömleğin bile denetimini yapabilecek konumdayken böylesi tehlikeli ve kullanılması yasak maddelerin alışverişinden haberdar olmaz mı?

Ancak bu ve buna benzer pek çok konuşmalar oldu. Bugüne kadar da ikili böylesine tepki vermiş değillerdi. Şimdi bu ikilinin tepkileri epey üst perdeden geldi. Sizler de benim gibi acaba neden diye soruyor musunuz bu tepkinin nedenini?

Ben düşündüm ki, şimdi yeni bir durum var. Burada aynı zamanda da Batılı ülkeler suçlanıyor. Batılı ülkelerin tongaya düşürülmesi kızdırmış olmasın bu ikiliyi? Malum Rusya'nın uçağı düşürüldükten sonra Recep Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu iyice rota değiştirip yeniden NATO'nun has gülleri oluverdiler. Hem üstelik iş bu kadarla da kalmadı. İsrail'le bozuk olan aramızı düzeltmek için anlaşmalar bile yapıldı. Böylece ne bileyim Erdoğan'ın oğlunun gemicikleri İsrail'e daha rahat yük getirip götürerek para da kazanır değil mi?

Bu ülkede bizler ne kadar gerçekleri çarpıcı olarak dile getirirsek getirelim yine de ikiliyi kendinden geçercesine dinleyip alkışlayanlar var. Bunların gönül gözleri Recep Tayyip Erdoğan'a açık, akıl gözleri ise tamamen dünyaya kapalı. Bu yüzdendir ki söylenen her yalan huşu içinde dinlenip bir alkış tufanı koparılıyor. Bir yandan da bu güruh karşıt olarak gösterilen bizlere öyle diş biliyorlar ki, halleri tıpkı IŞİD'ın hali. Bir ellerine geçsek, bir güçlerinin kesin yeteceğine inansalar yeminle söylüyorum IŞİD'ın kelle uçurması ne ki? Bunların şerri IŞİD'ı katlar da geçer bile.

Yalanla nereye kadar diyoruz da, sanki Hitlerin Propaganda Bakanı Göbels'in yalanla ilgili söylediklerini es geçiyor gibiyiz. Bu nedenle de ikilinin konuşmalarının etkisinin ayırdındayız.

Eğer siz de inanmıyorsanız; Erdoğan ve Davutoğlu'nun kitle önünde Eren Erdem'i suçladığı konuşmasını dinleyenlerin yüzüne bakın bir.

Bana hak vereceğinizden yüzde yüz emenim yüzde yüz…
Eğer siz de inanmıyorsanız; Erdoğan ve Davutoğlu'nun kitle önünde Eren Erdem'i suçladığı konuşmasını dinleyenlerin yüzüne bakın bir.

Bana hak vereceğinizden yüzde yüz emenim yüzde yüz…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA