turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ŞU İŞE BAKIN BİR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

23 ARALIK 2015

Katar Emir'i önceki gün İstanbul'da öyle alışverişler yaptı ki, sormayın gitsin. Finansbank satın alındı. İstinye yokuşu Katar Yokuşu oldu. Enerji alanından medya işine kadar pek çok konuda Katar haramzadelerinin Türkiye'de önü açıldı.

Ben bunlara daha ağır şeyler söylemek isterim de gerçekten terbiyem müsaade etmiyor, esasen gerek de yok. Katar ki, Suriye'de ve Arap dünyasında yaşanan bütün katliamların sorumlusu konumunda. Recep Tayyip Erdoğan ve AKP iktidarı ile de ülkemiz içinde ballı işlerle ilgili birlikte iş tutuyorlar. Suriye'nin başına gelenlerden de büyük çapta Katar sorumlu durumda.

Bildiğiniz gibi Recep Tayyip Erdoğan ve Davutoğlu ikilisi Beşar Esad'la ilgili olarak ağızlarını her açtıklarında katil, diktatör vs. en ağır suçlamalarda bulunuyorlar. Neymiş efendim Beşar Esad kendi ülkesinin halkını katlediyormuş.

Önce bir düşünce yürütelim. Bugün Beşar Esad'ın güçlerinin kontrol ettiği topraklar ülkenin kaçta kaçıdır acaba? Diyebiliriz ki dörtte birinden bile daha az. Bununla birlikte Suriye nüfusunun ezici bir çoğunluğu acaba niçin Suriye güçlerinin kontrol ettiği topraklarda yaşıyor da teröristlerin kontrolünde olan yerlerde değiller? Acaba teröristlerin kontrol ettiği bölgelerden halk niçin kaçıp da Türkiye'ye sığındı? Türkiye'ye sığınanlar niçin Avrupa yollarına düşüp küffarların ülkesine kapağı atmaya çalışıyorlar da IŞİD, El Kaide, El Nüsra, ÖSO, Müslüman Kardeşler ve bir sürü kıvır zıvır terör odaklarının bulundukları yerlerde yaşamıyorlar da kaçıyorlar dersiniz?

Nüfusun neredeyse tamamına yakını Suriye'nin kontrol ettiği topraklarda yaşıyor, çünkü orada can güvenlikleri tehlikede değil. Orada yaşıyorlar çünkü yaşamlarını sürdürecek olanaklara sahipler. Daha da önemlisi söylenenin aksine kendilerine diktatörlük falan uygulandığı yok. Hem burada yaşayanlar salt Alevi kökenli olanlar ya da Araplar da değil. Hemen her inançtan ve etnik kökenden kimseler buralara yerleşmiş durumdalar. İkili ağızlarını her açtıklarında Beşar Esad'a demediklerini bırakmıyorlar. Oysa Recep Tayyip Erdoğan Suriye'de ve Irak'ta aşiret reislerini toplayıp Türkiye'de yedirdi, içirdi, besledi, donattı ama onların hem de tamamı sözü geçen terör örgütlerine katıldı. Şu beslenen Haşimi var ya o kimin nesi çıksınlar bir açıklama yapsınlar yapabiliyorlarsa.

Yani sizin anlayacağınız, yerlerinden yurtlarından edilen Suriyeliler ölümü bile göze alarak hatta Ege'de hemen her gün çocuklarını yakınlarını ege sularına kurban verip Avrupa'ya gitmeyi göze alıyor da neyin nesiyse hiç birisi Müslüman Recep Tayyip Erdoğan'ın ülkesinde kalmayı düşünmüyorlar. İşte düşünenler için gerçekler burada gizli. Düşünmeyenler içinse sivrisinek saz davul zurna az.

Bildiğiniz gibi ülkemiz yangın yerine dönmüş durumda. Hemen her gün şehitler geliyor. Bölge halkı canından bezdirildi. Sokağa çıkma yasağı sürdüğü için yaralı olanları hastanelere taşımak bile olası değil. İş bu noktaya gelinceye kadar hiçbir tedbir almayan sorumlular şimdi kalkmışlar son PKK'lı kalıncaya kadar savaşacaklarını söylüyorlar. Yani bütün bu olup bitenlerden sorumlu olanlar çıkıp halkın karşısına ahkam kesiyor. Bugün Recep Tayyip Erdoğan yine muhtarlara konuşacak. Muhtarlara bol bol ahkam kesip olup bitenleri bir güzel tersinden anlatacak.

Şimdi siz şu işe bakın bir ki ülke kan ağlıyor, bölge kan deryasında yüzüyor, bunlara bakılırsa ne güzel her şey güllük gülistanlık.

Artık anlayın diyoruz. Recep Tayyip Erdoğan'ın diktatör ve katil ilan ettiği Suriye'nin kontrol ettiği topraklarda neredeyse nüfusun tamamına yakını şu an yaşarken, kaçanlar terör örgütlerinin bulundukları yerde bir gün bile kalmıyorlar. Suriyeliler ilk etap Türkiye'ye kaçmışlar sonra da doğru Avrupa'ya kapağı atıyorlar hem de ölümü göze alarak.

Bu durumda ikiliden dinlediğiniz yalanlara inanıyorsanız sizin bileceğiniz iş, inanmaya devam edin.

Ya da ikilinin her dediğini Allah kelamı sayın oturun size başka ne söylenebilir ki?


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA