turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


12 EYLÜL ANAYASASINI DEMOKRATLAŞTIRMAK

TURGUT KOÇAK (TSİP GENEL BAŞKANI)

6 OCAK 2016

Bildiğiniz gibi 12 Eylül Anayasası %93'leri geçen bir kabul oyu ile referandumda kabul edilmişti. 12 Eylül Anayasasının bu denli yüksek bir oyla kabul edilmiş olması hemen pek çok çevrede büyük şaşkınlık yaratmıştı yaratmasına da ne yazık ki, sonuçta böyleydi. İnsanlar o dönemde de ortaya sorular sordular. Dediler ki, "Kimdir 12 Eylül Anayasası'na oy verenler?" Bu sorunun yanıtı o gün bugündür yanıtsız kaldı. Aynı soru bu kez de Recep Tayyip Erdoğan'ın iradesi ile gerçekleşen seçimlerde çıkan oylar için de soruldu. Kime sorarsanız AKP'ye oy vermemişti ama çıkan yüzde öyle gösteriyordu ki 2 kişiden birisi oyunu AKP'ye vermişti. Bu gerçeğe karşın yine de insanlar açık açık Recep Tayyip Erdoğan'ın işaret ettiği bir partiye oy verdik diyemiyorlardı. Diyemiyorlardı, çünkü bunu söyleyecek yüzleri yoktu. Nasıl olabilirdi ki? 13 yıllık iktidar Türkiye'ye cehennem hayatı yaşatmış, görülmemiş yolsuzluklar almış başını gitmişti. Bu yüzden 4 Bakan Yüce Divana gönderilmemelerine karşın yine de koltuklarından olmuşlar, bi daha milletvekili bile olamamışlardı.

İşte o bakanlardan birisi Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'dı. Gözaltıların hemen sonrasında bu bakanların istifaları gündeme gelmiş ve Erdoğan Bayraktar; "Niye istifa edeceğim ki o etsin" diyerek Recep Tayyip Erdoğan'ı işaret etmişti. İddialar vahimdi. İmar görevi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na verildiği için hakkında pek çok iddia söz konusuydu. Üstelik Suudi Krallığı'nın adamları boğaza nazır yerlerden arsalar kapatmışlar ama yargı buraya imar girişimini reddetmişti. Bunun üzerine Erdoğan Bayraktar, adam 20 yıl önce buradan arsa almış yazık değil mi niye imar verilmiyor yönünde açıklamalarda bulunarak güzelim boğazın peşkeş çekilmesine değil de Suudi Krallığı'nın yakınlarına acıyan bir açıklama yaparak hemen herkesi şaşırtmıştı.

Konuyu biraz değiştirdik ancak konular AKP iktidarı ile birlikte öylesine iç içe girmiş durumda ki, ister istemez bir konuya değinirken diğerine de değinmek zorunda kalıyorsunuz.

Hani AKP bu Milli iradeye çok meftundur ya, her fırsatta alınan oyları işaret ederek demokratlık taslar ya işte aklımız hep bu konuya takılmıştır ama şimdilerde daha çok aklımıza takılmaktadır. Eğer oy oranı bu kadar önemliyse 12 Eylül Anayasası'na verilen oyların yüzdesini bugüne kadar hiçbir oylama yüzdesi geçmiş değildir. Ancak AKP her fırsatta Anayasayı değiştirmek için 12 Eylül darbe anayasası deyip durmakta ve kendi istediği anayasayı 12 Eylül Anayasasını eleştirerek geçirmek istemektedir. Oysa 12 Eylül Anayasası herkesin düşün birliği ettiği gibi faşist bir anayasadır. Ancak %93'leri geçen bir oyla da kabul edilmiştir. Bu durumda demek ki neymiş, en çok oy alınarak da faşist ve de diktatör olunabilirmiş. Bu yüzden de AKP'nin aldığı oy yüzdesinin hiç ama hiçbir önemi yoktur. Ya da AKP'yi bu yüzde asla demokrat kılmamaktadır. Aksine Recep Tayyip Erdoğan başta bütün AKP'liler bu yüzdeyi ağızlarına pelesenk ederek pekala faşizan uygulamalara imza atmaktadırlar.

Son zamanlarda Ahmet Davutoğlu'nun TBMM'deki partilerle görüşmeleri var ya işte u görüşmeler Anayasa konusunda yoğunlaşmakta ve de "Başkanlık" gündemden hiç mi hiç düşmemektedir. Gerçekler ışığında AKP'nin ileri sürdüğü düşüncelere ve gerekçelere baktığımız zaman hiç ama hiçbir inandırıcılığı yoktur. AKP tuzağını kurmuş kimi ağına düşüreceğini düşünerek fırsat kollamaktadır. Bu yüzden de TBMM'deki partiler bu tuzağa düşmemeli ve AKP'nin isteklerini tartışır konumdan bir an önce uzaklaşmalıdır. Çünkü Türkiye'nin sorunu öncelikli olarak ne Başkanlık olmadığı için ne de Anayasanın birçok faşizan maddelerinin varlığı yüzünden ağırlaşmış değildir. Mevcut Anayasa'da bile onca yazılı hükümler varken Recep Tayyip Erdoğan'ı ve AKP'yi bağlayan şey acaba nedir? Bugüne kadar yaşadıklarımız hangi bakış açısının ürünüdür, AKP'liler ya da Recep Tayyip Erdoğan yanıt verebilir mi?

Ülkede yaşananları akıl erdirmek gerçekten de çok zordur. 7 Haziran 2015 seçimleri sonrasında acaba ne değişmiştir de ortaya savaş ortamı çıkmış ve bugün büyük acılar yaşamaktayız?

Sonuç olarak diyebiliriz ki, Türkiye'nin dünyanın en gelişkin Anayasası olsa bile AKP ve benzeri partiler iktidarda oldukları sürece değişen bir şey olmayacaktır. İngiltere'nin yazılı bir anayasası bile yoktur ama orada kimse Recep Tayyip Erdoğan'ın ve AKP iktidarının yaptıklarına yeltenemez.

İşte bu yüzden biz sosyalistler bir zihniyetle savaşıyoruz.

O zihniyet kapitalizmin yol açtığı tüm gerici ve faşizan zihniyettir.

Faşizm alt edildiğinde AKP de göreceksiniz alt edilmiş olacaktır, o kadar…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA