turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SİZ BUSUNUZ

TURGUT KOÇAK (TSİP GENEL BAŞKANI)

9 OCAK 2016

Başkanlık tartışması can sıkıcı bir şekilde devam ediyor. Türk Tipi, Meksika Tipi Başkanlık sistemi tartışmasına bir de Hitler Almanya'sındaki başkanlık sistemi karıştırıldıktan sonra geldik bugüne.

Türk Tipi Başkanlık Sistemi diye bir şey olmadığı için bunu es geçiyoruz ve Meksika Tipi Başkanlık nasıl bir şeydir bunu açmakta yarar var diye düşünüyoruz.

Biliyorsunuz Meksika yolsuzlukların en çok yaşandığı ülkelerden birisi. Aynı zamanda bu ülkede uyuşturucu çeteler cirit atmakta ve ülkede kanlı katliamlar yapılmaktadır. Bu tür karanlık işlerin içinde de genellikle iktidarın ileri gelenleri vardır. Meksika'da hukuk mukuk hak getire olup tam bir zorbalık anlayışı egemendir. Sözü uzatmaya gerek yok Meksika Tipi Başkanlık Sistemi demek; başkan koltuğunda oturan kişinin astığı astık kestiği kestik bir yönetimdir.

Asmaya ve kesmeye bir örnek vermekte yarar var. Bir gün bir otobüs dolusu üniversite öğrencisi bir gösteriye katılmak için yola çıkarlar. Politikacıların isteği üzerine otobüsü polis durdurur ve öğrencileri gözaltına alarak karakola götürür. Öğrencilere o kadar işkence yapılır ki, öğrencilerden bir kısmı işkencede yaşamlarını yitirirler. Kalanları da mafyaya teslim edilir. Malum; Meksika'da politikacılarla mafya ortak iş tutmaktadır. Mafya öğrencileri diri diri yakar ve yaşamlarını yitiren bütün öğrencileri de bir bataklığa atıverir. Olay daha sonra ortaya çıkar, imi timi kaybolan öğrenciler de DNA testiyle belirlenir ve suç bir şey yapılamasa da aydınlanır. İşte Recep Tayyip Erdoğan'ın "Meksika Tipi Başkanlık olur" dediği sistem özetle böyle bir şeydir.

Gelelim Hitler Almanya'sındaki Başkanlık sistemine. Recep Tayyip Erdoğan Hitler Almanya'sındaki Başkanlık sistemini anarken Almanya'nın da üniter devlet olduğunu söyledi ya, bu doğru değildir. Yani Almanya'nın üniter devlet yapısı söz konusu bile olmamıştır. Recep Tayyip Erdoğan, başkanlık sistemini Suud Krallığı'ndan dönüşünde anlatırken Hitleri Almanya'sını örnek vermesi ayrı bir felakettir ama bilgisizliğin de bu noktada oluşu felaketin tuzu biberidir.

Ondan çark, bundan çark derken, gelindi Türk Tipi Başkanlık Sistemine. Gerçi; bu uyduruk kaydırık bir şeydi, üstelikte Recep Tayyip Erdoğan'ın dile getirdiği gibi gerçekliği falan yoktu ama nihayet AKP'nin ileri gelenleri bunun nasıl bir şey olduğunu da dile getirmeye başladılar. Pek çok şeyin üzerinde durmayacağız. Bu konuda da bir tek örnek vermemiz yeter de artar bile. Türk Tipi Başkanlık Sisteminde Yüksek Yargı'nın üyeleri başkan tarafından atanacakmış.

Yani kuvvetler ayrımı diye bir şey olmayacak. Böylece başkanlık koltuğunda oturan kişi de istediği gibi at oynatacak. Yani Recep Tayyip Erdoğan'ın şimdi iki de bir başkanlıkta başkanlık diye diretmesinin gerçek nedenini sanırız bir ölçüde de olsa ortaya koymuş olduk.

İşte şimdi Türkiye bu zırvaları tartışıyor. Recep Tayyip Erdoğan'ı başkan yapmak için TBMM'deki partiler oluşturulan Anayasa komisyonuna üyeler bildirip kolları sıvayacaklar. Aslına bakarsanız AKP bu tür yaklaşımlarında tek başına bırakılmalı ve eğer gücün yetiyorsa Anayasayı değiştir, Recep Tayyip Erdoğan'ı başkan yap, bizim kapımız sana kapalı denmelidir ya öyle yapılmıyor. Demokrasicilik oynanarak AKP'ye yeni yeni tuzaklar kurması için ortam hazırlanıyor.

Başkanlık denilen şeyin bu denli gündem almasının önü işte bu yüzden bir türlü kesilemiyor.

Şimdi gelelim Diyanet İşleri Başkanlığı'nın imza attığı yeni bir rezalete. Diyanet İşleri Başkanlığı Sitesi'nde "Babanın öz kızına şehvet duyması haram değil" denilmiş. Tepkilerin büyümesi sonrasında ise siteden kaldırılmış ve de özürleri kabahatlerinden büyük açıklamalar yapılmış.

Bir zamanlar Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'in zırhlı makam aracı tartışma konusu olmuştu da devreye Recep Tayyip Erdoğan girerek zırhlı aracın âlâsı tahsis edilmekle kalmamış uçak bile verilmesi gerektiği üzerinde sözler etmişti anımsadınız mı?

Başkanlık sorunu tartışılırken edilen sözlere bakıyorsunuz içiniz bulanıyor. AKP'nin tepemize çıkarttığı kişilerin zırvalarına bakıyorsunuz içinizden kusmak geliyor.

Bunca olaydan sonra ne denilebilir ki size?

İşte sizler busunuz.

Yalanlarınızla, sapkınlığınızla yolun sonuna geldiniz vesselam…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA