turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BATMIŞSINIZ SİZ BATMIŞ

TURGUT KOÇAK (TSİP GENEL BAŞKANI)

10 OCAK 2016

Yazıya bodoslama girmek en iyisi. Batmışsınız siz batmış.

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın sitesinde "Babanın öz kızına şehvet duyması haram değil" yazısı kitlelerin gözünde açığa çıkınca şu dinci taifesi de ne diyeceğini şaşırmış vaziyette. Ne yapabilirler ki, aşağı tükürseler sakal, yukarı tükürseler bıyık. Böylesine sapıkça bir sorunun ve de yanıtın verilmesi karşısında Diyanet İşleri'nin eteği tutuştu. Yazıyı kaldırdı, yetinmedi bu sayfayı tümden kapattı.

Yaşanan bu olayın elbette ki dinci çevrelerde bir fırtınası olacaktı, olmaya başladı da. Adalet Bakanı konuya dahil olup bu işi paralelcilere bağladı. Hani bunlara ağız dolusu paralelciler kadar başınıza taş düşsün demek gerekir de bunların hepsi aynı soyun soyu. Ne ilginç değil mi?

Bir iktidar düşünün ki her haltı kendisi yiyor, tepkilerle karşılaşınca da suçu birilerinin üzerine atıp kurtuluyor. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez Recep Tayyip Erdoğan'ın has adamıdır. Hem öyle bir has adamıdır ki, milyonluk zırhlı araç konusunda sahiplenmekle kalmamış, kendisinin çok daha iyi arabalara layık olduğunu, şahsına uçak bile tahsis edileceğini savunarak bir sürü söz söylemişti. İşte Erdoğan ve AKP iktidarının böylesine meftunu oldukları Mehmet Görmez'in başında bulunduğu Diyanet İşleri böylesine bir skandala imza atınca sorumlu doğrudan Görmez görülmüyor da havaya yumruk sallanması örneğinde olduğu gibi bu işin paralelciler tarafından yapıldığı söylenerek zevahir kurtarılmaya çalışılıyor. Şu AKP denilen heyula kendi içinde az hain çıkarmadı. AKP geriledikçe, sorunlar yumağı ayağına dolaştıkça yeni yeni düşmanlar bulup sıkışmış olan kuyruğunu kurtarmaya çalışıyor. Şu ne diyorsunuz kandırıldıklarını söylüyorlar. Ya dış politikada niye çuvalladınız dendiğinde de yine aynı terane ile karşılaşıyorsunuz.

Bugün Güneydoğu'da kentler harabeye çevrilmiş, bu nasıl oldu deseniz PKK tarafından yine kandırılmışlar. Sizin anlayacağınız bu kandırılma masumiyeti aslına bakarsanız sıradan yurttaşlar için bir ölçüde özür kabul edilse de ülkeyi yönetenler için bu gibi sözler adamı koltuktan tepetaklak düşürür. Düşürür ama AKP'ye ram olmuş bir kitlenin konu ile ilgili herhangi bir diyeceğinin olduğunu bile bugüne kadar duymuş değiliz.

Acaba has adamınız Mehmet Görmez paralelci mi? Paralelci olmadığı sahiplenmenizden belli de, ama size güven mi olur bakarsınız kendinizi çok sıkışmış görürsünüz, Mehmet Görmez bulunmaz Hint kumaşı değil ya, çekersiniz kuyruğunu olur biter. Hele de bir paralelci ilan ederseniz yok mu tadından yenmez.

Bu olay üzerine dinci çevrelerde bir tartışma olacak elbet. Kimisi sahiplenmekten korktuğu için suçu başkalarına yükleyecek, kimisi de böyle bir şeyin gerçekliğini sahiplenip örnekler vererek kaynaklar gösterecekler. Zaten Diyanet sitesinde bu fetvanın kaynağı da verildi, kaynak verilen kitabın sayfa numarası da. Bu tür sapıklıklar karşısında tepem attığı zaman bu dinci sülalesini 'Ebu Bekir'in ayak izlerinde otlayanlar" olarak değerlendiririm. Yine öyle diyorum.

Bunlar Ebu Bekir'in ayak izlerinde otlamaktan bir adım öteye gitmeyecek kadar kişilikleri sapıklaşmış zavallılar aslında. Bu güruhun ne insanlık tarihinden haberi var ne de bilimden. Eğer insanlık tarihini doğru kavrasalar, bilimsel bir gözle konuyu ele almış olsalar bu İslam'da vardır sonucuna değil de sapıklık olduğunu kolaylıkla anlayacaklar ama nerede onlarda bu kafa?

Ama benim hayıflandığım bir şey var. Nasıl olmaktadır da bizler bu sapık düşünceli güçler karşısında yenen değil de yenilen taraf oluyoruz. Yoksa bu toplumun insanlarının değer yargıları bu kadar mı dibe vurdu da, yığınlar bu sapık sülalesinin arkasından gidiyorlar?

Ama biz yine de sözümüzü bu kafaları örümcekleşmiş insanların toplum katında bir değerleri olmadığını düşünüyoruz.

Ve milyonlara diyoruz ki, bu ahlaki değerleri su almış olanların bir an önce arkalarından gitmekten vazgeçin.

Vazgeçin, yoksa korkarım insanlar Müslümanlıkla hırsızlığın, dolandırıcılığın ve de sapıklığın aynı şey olduğunu düşünecekler…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA