turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


DİKEN EK DİKEN BİÇ

TURGUT KOÇAK (TSİP GENEL BAŞKANI)

13 OCAK 2016

Dün, IŞİD İstanbul'un kalbine intihar saldırısı düzenledi. Suruç, Diyarbakır, Ankara derken böylece kanlı teröre bir yenisi daha eklenmiş oldu. Tamam, bütün bunlar yaşandı ama bu yaşananlar aksi bir rastlantı mı, yoksa iktidarda bulunan AKP'nin izlediği politikalar sonucu mu bu noktaya gelindi? İşte asıl bilinmesi gereken şey bu. Yığınlar yaşadıklarımızın gerçek nedenini kavramadıkları sürece terör örgütlerinin daha kapsamlı katliamlarını yaşamaktan da kurtulacak gibi görünmüyoruz.

O zaman şöyle bir kafamızda kalanları yoklayalım.

Bildiğiniz gibi Çeçen terörü uzun yıllar Rusları uğraştırdı. Katliam yapıp kapağı ülkemize atan Çeçen teröristlerine ülkemizin kapısı öyle aralandı ki, İstanbul'un bazı semtleri Çeçen teröristlerinden ve dincilerinden geçilmez oldu. Bir başka deyişle içten içe Rusların Çeçenistan'daki tutum ve davranışlarına karşı taraf olunduğu için Çeçen teröristlerine hayırhak davranılıp ülkemizde yuvalanmalarına göz yumuldu. Üstelik Suriye'de terör örgütlerinin başlattığı kanlı katliamlar sonrasında Çeçen asıllı teröristlerin buraya geçmelerine de ortam hazırlanıp yardımcı olundu.

Bugün sık sık adından söz ettiren El Nusra, El Kaide, Müslüman Kardeşler ve versiyonları, ÖSO, nihayet IŞİD denilen örgüt bilinçli bir şekilde örgütlenip piyasaya sürüldüler. Bunların hemen hepsinin arkasında da CIA ve ABD vardır.

Devam edelim; Recep Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu ikilisinin 13 yıldır bu konuda izledikleri politikalara nesnel bir şekilde baktığınız zaman inanıyorum ki gerçekleri kolaylıkla görebileceksiniz. Bu ikilinin Suriye'deki rejimi yıkmak ve Beşşar Esad'ı devirmek sevdası yüzünden girmedikleri boya kalmadı. Öylesine ileri gittiler ki, iki-üç saat içinde Şam Emevi Camisi'nde namaz kılmaktan söz edenler de bunlar, irili ufaklı terör gruplarına ülkemizde toplantı üstüne toplantı yaptıranlar da bu toplantıları İstanbul ve Antalya'da örgütleyenler de bunlar.

Bu konuda yapılan tartışmalar belleklerde o kadar duru ki, şimdi kalkıp da Recep Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu kendilerini kolay kolay aklayamazlar. Hem öyle iş terör kötüdür demekle de olacak bir iş değildir. Yıllarca bu sözünü ettiğimiz terör örgütlerine her türlü silah, mühimmat ve lojistik destek Türkiye üzerinden verildi. Bu yönde gerçekleştirilen ve iktidarın müdahalesi ile engellenen birçok operasyonu unutmuş değiliz. Bazı operasyonlar ülkemizin yüksek çıkarları öne sürülerek tartışılması bile engellenip yasaklandı. Operasyonları yapan güvenlik görevlileri, savcılar darmadağın edilip cezaevlerini boyladılar. Eğer bugün Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Erdem Gül keyfi olarak içeri atılmışsa gazetelerinde IŞİD'a gönderilen silahları haber yaptıkları için atıldılar. Yine bu kanlı terör örgütleri ülkemizde hem de en bilinen cami önlerinde karargâh kurarak insan topladı ve de iktidar bu yaşananlara göz yumduysa sonucun nerelere gideceğini anlamak bu kadar mı zordur?

Emperyalist/kapitalist dünya yeni bir evreye geçildiği için sözünü ettiğimiz terör örgütlerinin miadının dolduğunu artık silahların onlara çevrilmesi gerektiğini düşünüp davranmasaydı, hatta bu yönde AKP iktidarını zorlamasaydı bu iktidar 77 milyonun gözünün içine baka baka daha çok bu terör örgütleriyle iş tutacaktı. ABD ve Batı'nın bastırması sonucu AKP iktidarı istemeye istemeye de olsa Batı koalisyonuna katıldı. İsteksiz de olsa bölgedeki terör örgütlerinin çıkarına davranma konusunda geri adım attı. İşte bu yüzden bugün bizim ülkemiz hedef tahtasına konuldu. Konulduğu günden beri de IŞİD ülkemizde katliamlar gerçekleştiriyor.

Sultanahmet'te yapılan katliamın Türkiye'ye zararı dikkat edilirse çok yönlüdür. En başta yaşamını yitiren ve yaralanan insanlara karşı bu iktidarın sorumluluğu vardır. Suruç, Diyarbakır, 10 Ekim Ankara katliamı ve şimdi de Sultanahmet katliamı yaşanmıştır. Bu aynı zamanda ülkemize gelen ve gelecek olan yabancı turistlerin gelmemesi demektir ki, aynı zamanda Türkiye ekonomik olarak da havaya uçurulmuş demektir bu.

Diken ekenler diken biçmişlerdir. Şimdi yaşanan olay için iktidar yayın yasağı koyup aklınca tedbirler almış izlenimi verse de, gerçekler öylesine ortadadır ki, terör belasının sorumluluğundan ne Recep Tayyip Erdoğan ne Ahmet Davutolu ne de bir bütün olarak AKP iktidarı asla yakasını kurtaramayacaktır asla…

Sultanahmet'teki IŞİD saldırısı sonrası yaşamını yitirenler için üzgünüm, yaralılar için üzgünüm. Yaşamını yitirenlere başsağlığı, yaralananlara ise bir an önce tedavi edilip sağlıklarına kavuşmalarını diliyorum.

Timsah gözyaşları dökenlere ise yazıklar olsun, bin kere, milyon kere yazıklar olsun…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA