turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


AKP ve ERDOĞAN'IN ANAYASA MANEVRASI

TURGUT KOÇAK (TSİP GENEL BAŞKANI)

16 OCAK 2016

Neymiş efendim 12 Eylül 1982 faşist anayasası demokratikleştirilecekmiş. Bu anayasanın o günden bu yana üçte ikisi değiştirilmişken ve de AKP iktidarının 13 yıllık iktidarı döneminde de birçok maddeleri halkoylamasına götürülüp kabul edilmişken bir türlü anayasa hazırlanması ile ilgili sorun noktalanamıyor. Her fırsatta hem de 12 Eylül faşistlerine taş çıkartanlar anayasanın demokratikleştirilmesinden dem vurup duruyorlar.

13 yıllık AKP iktidarı döneminde demokratik hak ve özgürlükler rafa kaldırıldı. Sendikalar işlevini yitirdi. En basitinden insanlar düşüncelerini dile getirmek için önceden izin almaksızın gösteri bile yapamıyorlar. Bu yönde kim ki haklarını kullanmaya kalkmıştır polisin en ağır saldırısıyla karşı karşıya kalıyor. Daha birkaç gün önce akademisyenlerin barış çağrısına imza koymaları bile görülmemiş bir tepki ile karşılandı. YÖK, harekete geçip görevden uzaklaştırma işine girişti. Dün Kocaeli Üniversitesi'nde 12 öğretim görevlisi gözaltına alındı. Diğer imzacılar savcıların gözaltına alınma tehdidi altında. Erdoğan'ın bir konuşması ile yargı düğmesine basılmışçasına harekete geçiyor. Ülkede demokratik kurum ve kuruluşların bir işlevi kalmadı. Karşımızda 13 yıldır iktidarda bulunan ve demokrasi ile insan hakları, eşitlik ve adalet ile yakından uzaktan ilintisi olmayan bir AKP iktidarı var. İşte bu iktidar ülkemizde adım adım faşizan uygulamaları yaşama geçirdi. Din devleti hasletleriyle yanıp tutuşanların kazandıkları mevzi ortada duruyor. Diyanet bile olmadık şeylere imza atıp fetvalar yayınlıyor.

Neymiş efendim; babanın öz kızına şehvet duyması haram sayılmazmış. Diyanet denilen yol şaşkınlarının yediği nane bu kadarla sınırlı değil. Bu kurum AKP'nin karargâhına dönüştü, bu yüzden de bu kurumdan Alevilerle evlenilemeyeceği fetvası da çıktı. Bu kafa bile ülkeyi ve ülkenin işçi ve emekçilerini korkunç karanlıklara sürüklemek için yeter de artar bile.

Say say bitmeyecek kadar çok kötülük dağına dönüşmüş olan AKP ile masaya oturulup demokratik bir anayasa yapmanın olanağı yoktur. Haydi, olmaz ya yapıldı diyelim, bu partinin iktidar olduğu bir ülkeden ne demokrasiden, ne insan haklarından, ne kardeşlikten ne adalet ve eşitlikten söz edilemez. Edilemez; çünkü bu iktidar tarafından ülkemiz işçilerinin, emekçilerinin, kamu çalışanlarının, aydınlarının, gençlerinin, kadınlarının dünyaları karartıldı.

Bu gerçekler ortada dururken AKP ile nasıl olmaktadır da demokratik bir anayasa hazırlanabileceği düşünülebiliyor? CHP, hangi akla hizmet AKP'nin bu tuzaklarını görmezden gelip sözümona Anayasa komisyonuna üye vermeye kalkıyor? AKP'ye karşı böyle muhalefet yapılamaz. Yapılırsa da yığınların desteğini alamaz. Alamaz, çünkü böyle bir tutum AKP'yi ve Recep Tayyip Erdoğan'ı hayırhak göstermeye ve onlara manevra alanı kazandırmaya yarar. İşte bu yüzden anayasa konusu ile ilgili çalışmalara fırsat verilmemeli, AKP TBMM'de kendisiyle başbaşa bırakılmalıdır. Daha da önemlisi CHP, AKP'nin manevralarını doğru okumalı, uzlaşmaya yanaşmayan bir parti oluruz görüntüsünden korkmamalıdır. Hoş zaten kimsenin uzlaşmayı falan taktığı ettiği de yoktur. Eğer AKP uzlaşma yanlısı bir parti olsaydı 7 Haziran seçimleri sonrasında ortaya çıkan iradeye uygun davranır ve koalisyon yollarını kapatmazdı.

Şimdi daha da önemli bir şey söylemek istiyorum. Ülkemizde dünyanın en demokratik ve de en iyi yazılmış bir anayasası bile olsa AKP iktidarda olduğu sürece böyle bir anayasanın esamisi bile okunmayacaktır. Çünkü AKP, bugün nasıl bir uygulama içindeyse o günde öyle bir uygulama içinde olacak ve istediğini yapan bir Recep Tayyip Erdoğan ve onun emirlerini harfiyyen yerine getiren bir AKP iktidarı bugüne kadar nasıl bir politika izlemişse bundan sonra da aynısını daha da ağırlaştırarak uygulamaya devam edecektir.

Hal buyken AKP'nin ekmeğine yağ sürecek hiçbir girişimin ülkeye bir şey kazandırmayacağı gibi muhalefeti de varlığı ile yokluğu arasında bir fark olmayan bir konuma düşürecektir. Karşımızda 317 milletvekili olan bir iktidar söz konusudur. Bu iktidar tarafından Türkiye hukuk devleti olmaktan çıkarılmıştır. İşte sayı üstünlüğüne sahip olan AKP'nin bundan sonra da izleyeceği politika istediği kanunları çıkararak ülkeyi bir kanun devletine çevirecek ve de faşizan uygulamalar alıp başını gidecektir.

Bugün Genel Kurulu'nu yapan CHP bu gerçekleri gözetmek zorundadır. Gözetip gözetmeyeceği kendi bileceği iştir deyip geçemeyiz. Sosyalist bir parti olarak bizler önerilerimizi sunarız. Düşüncelerimize önem verip vermemek CHP'nin kendi bileceği iştir.

Ancak; eğer daha atak ve de daha sol bir yol izlenmezse CHP'nin %25 oy oranında çakılıp kalması değişmeyecek hatta daha da aşağılarda seyretme olasılığı daha büyüktür diyoruz o kadar.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA