turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


HEPSİ AYNI

TURGUT KOÇAK (TSİP GENEL BAŞKANI)

18 OCAK 2016

Dün, 'diktatör' tartışmasıyla ilgili olarak Recep Tayyip Erdoğan'a danışmanlık yapan Burhan Kuzu'nun söylediklerine işaret etmiş ve de kendisini eleştirmiştik. Ne var ki, bu konuda eleştirilecek ortada bir kamyon insan varmış meğer.

Başbakanlık koltuğunda oturan fakat burada ne iş yaptığı belli olmayan Ahmet Davutoğlu'da bu tartışmanın içine bodoslama atlayıverdi. Öyle şeyler söyledi ki, inanıyorum Recep Tayyip Erdoğan'ın katında bir kez daha güvenirliliğini ve yol arkadaşı olduğunu kanıtlamış oldu. Bugüne kadar kitlelerin karşısına çıkıp da bir kez olsun doğruyu söylemekten fersah fersah uzak olan Sayın Davutoğlu; Kılıçdadoğlu'na ağır sözlerle saldırırken aklından ne geçmiştir bilmiyoruz ama bizim için hiç de şaşırtıcı olmadı. Şaşırtıcı olmadı, çünkü bunların alın birini vurun ötekisine, hepsi aynı.

Ne diyor Davutoğlu? "1 Kasım'da hezimet yaşayanlar, bundan gerekli dersi almadığını bir kez daha gösterdi. Kılıçdaroğlu CHP kongresinde siyasi lidere yakışmayan bir nezaketsizlikle, ülkenin yüzde 52 oyuyla seçilen Cumhurbaşkanı'na mesnetsiz ithamlarda bulundu. Yaptığı küstahlığı kendisine aynen iade ediyorum. Dikta, milli şef, zorbalık CHP'ye ait kavramlar."

Sonra aynı sıraya Adalet sözcüğünün kapısına hiç açmamış olan başka bir Erdoğan sevici Bekir Bozdağ sıraya girdi. Söyledikleri sözler ölçüsüz ve tartısız. Bu yüzden de işin özüne bakarsanız kendilerini ifade ediyor. Bir başka deyişle yavuz hırsız ev sahibini bastırıyor da diyebiliriz.

Aslını sorarsanız bizim kaygımız AKP'lilerin CHP'ye ve de onun Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na ettiği seviyesiz ve mesnetlerden uzak saldırıları değildir. Çünkü CHP'ye yönelen bu saldırıları zaten CHP yanıtsız bırakmayacaktır. Ancak ortada ilerici, devrimci, demokrat ve sosyalistlere karşı öyle bir tehdit kokusu vardır ki, bizim karşı çıktığımız en önemli şey ise tam da burasıdır.

Davutoğlu'na göre yüzde 52 oy aldınız mı canınızın istediğini yaparsınız. Geriye kalanlara mum tutturur, feleklerini bile şaşırtırsınız. Bu kafa yüzünden AKP iktidarının 13 yıllık iktidarında nelere tanık olmadık nelere. Hem de bu uygulamalar oyların en fazlasını almanın arkasına sığınılarak yapıldı.

Yani bunlar için oyların çoğunluğunu almak demek geriye kalan kim varsa hepsine istediğini yapmak demektir. Hakmış, hukukmuş, özgürlükmüş, demokrasiymiş bunlar için o kadar önemsizdir ki, geriye kalanlara her şey yapılabilir. İşte AKP denilen heyulanın demokrasi adına içselleştirdiği şey bunlardan ibarettir. Tıpkı Burhan Kuzu gibi Ahmet Davutoğlu'da profesördür ama demokrasi ve hukuk dersinden çakacak kadar da bir haberdir dünyadan. Bir haberdir diyorsak sözün gelişi. Onlara bu şekilde davranmalarını gerektiren şey dünyaya hangi pencereden baktıklarıyla ilgilidir. Bunlar çağdışı gerici ve faşizan düşüncelerin savunucularıdır, dolayısıyla davranışları da bu çerçevenin içinde şekillenmektedir.

Bu yazıyı yazarken bir de öğreniyoruz ki, Kılıçdaroğlu hakkında soruşturma açılmış. Yani sizin anlayacağınız gidiş hiç de hayra alamet bir gidiş değildir. Ancak ne demişler her karanlığın bir de aydınlığı vardır. İşin özü de zaten buradadır. Bir iktidar ne zaman en gerici, en saldırgan, en zulümkâr davranışlar içindedir, bilinmelidir ki, o iktidar artık ülkeyi yönetemez konuma düşmüştür.

İşte bu yüzden ne zulüm payidardır ne de zalim hükümdar olabilir…

Aslolan insanlarımızın gündüzlerinde sömürülmediği, gecelerinde aç yatmadığı, ekmek ve gül ve hürriyet ortamının egemen olduğu sosyalizmdir ki, sosyalizm de insanlık için uzak bir düş değildir.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA