turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ŞİMDİ DE KAYMAKAMLAR

TURGUT KOÇAK (TSİP GENEL BAŞKANI)

27 OCAK 2016

Bildiğiniz gibi Recep Tayyip Erdoğan 900 küsur ilçenin kaymakamlarını toplamış onlara konuşuyor. Öncelikli olarak söylediği şey terörle ilgili. Bazı belediyeleri terörün destekçisi olarak gördüğü için diyor ki, "Belediyelerin araçlarına el koyun." Tabi bu sözlerin arkasındaki gerçek hepimizin bildiği gibi Doğu ve Güneydoğu illerimizden bazı il ve ilçelerin sokak ve caddelerine belediyenin araçları kullanılarak hendekler kazılması ve siperler inşa edilmesidir.

Recep Tayyip Erdoğan'ın kaymakamlara söyledikleri baktığınız zaman haklı görülebilir. Ancak söyledikleri dipten doruğa yanlıştır, aynı zamanda da amaçlıdır. Çünkü ülkemizde tamı tamına 13 yıldır kesintisiz AKP iktidarı vardır. Bu süre içinde kendisi cumhurbaşkanı koltuğuna oturduğu güne kadar da başbakandır. Kürt sorunu ve çözüm süreci ile ilgili her aşamada bizzat kendisinin iradesi egemendir. Öyle ki, bu süreç içinde açıkça kentler silahlandırıldığı ve de silahlı geçişler siyasi iradeye bildirildiği halde mülki amirlere ve güvenlik güçlerine dokunulmaması yolunda emirler verenler de kendileridir.

Sonra olanlar oldu. Bu süreç içinde PKK gerekli yığınağı ve hazırlığı yaptı. Bütün bu olup bitenler kimi zamanlar karşı karşıya gelinse de karşılıklı olarak al takke ver külah yürütülebiliyordu. Ne zaman 7 Haziran seçimlerinde AKP iktidarı kaybetti, işte o zaman Recep Tayyip Erdoğan bambaşka bir zeminde politika izlemeye başladı. İlk adım 7 Haziran seçim sonuçlarında ortaya çıkan irade işlersiz kılınarak işe başlanıldı. Devamında ise ülkede şiddete kapı sonuna kadar aralandı. Artık tek tük öldürmeler ve şiddet uygulamaları Güneydoğu'da sokak savaşlarına dönüştü. İlçeler harabeye çevrildi. Güvenlik güçleri ağır kayıplar verdiler, PKK'lılar daha da ağır kayıplar vermeye başladılar. Kent halkı evlere kapatıldı. Sonra bir de baktık gördük ki, ortada oturulacak ne eve kalmış ne de apartman. İlçe halkı bulundukları yerden göç etiller. Bölgede 100 binin üzerinde çocuğumuz okula gidemedi. Öğretmenler bölgeden çekildi, eğitim durduruldu.

Yani 13 yıldır aralıksız iktidar olan ve de iktidarını sürdüren AKP'nin ve de bugün Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan Recep Tayyip Erdoğan'ın asla işe yaramayacak olan politikaları sonucu böylelikle Türkiye Suriyeleşmiş oldu. Oysa şimdi söylenen nedir? Güvenlik güçlerine belediyelerin araçlarına gerektiğinde düşünülmeden el konulmasıdır. İşin daha da tuhaf yanı; bir zamanlar mülki amirlere "dokunmayın" diyenler bugün "dokunun" demektedirler. Yine aynı muhteremler siyasi iradenin "dokunmayın" demelerinin politik ve siyasi sonuçlarını gördükleri ve bu yükün altında kalacaklarını düşündükleri için çevir gaz yanmasın hesabından mülki amirleri suçlayarak PKK'lılara göz yumulduğunu söylemişlerdi. Yani sizin anlayacağınız kendisini her şeyin yerine koyan Recep Tayyip Erdoğan kaymakamlara şunu yapın, bunu yapın derken bu ülkenin bir kanun devleti olduğunu, olması gerektiğini her ne hikmetse aklının köşesinden bile geçirmemektedir. Eğer ortada bir suç varsa o zaman yargı harekete geçer gereğini yapar. Ne ki durum böyle değildir. Recep Tayyip Erdoğan ve AKP'nin iradesi bugün yargıyı da felç etmiş görevini yapamaz hale getirmiştir. Yani geçmişte yargı sesini çıkarmadan oturduysa yargıya da herhangi bir şey yapılmaması doğrultusunda emirler siyasi irade tarafından verilmiştir.

Yine Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmaları arasında "Paralel Yapı" ile ilgili söyledikleri de hukuk devletinde olmaması gereken yol ve yöntemlerdir. Uzunca bir süredir birlikte her şeyi yapanlar, gün gelmiş araları açılmış ve birbirlerine düşmüşlerdir. Eğer ortada "Paralel Yapı" olarak adlandırdıkları kimseler ağır suçlar işlemişlerse bu suçların Recep Tayyip Erdoğan da AKP iktidarı da ortağıdırlar. Üstelik "Paralel Yapı" olarak suçladıkları kimselere "Siz ne istediniz de vermedik" diyen de bizzat Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisidir.

Şimdi kalkmış kaymakamlara diyor ki, Paralel yapıya gereken neyse yapın, bunları yaparken mevzuatmış, şuymuş buymuş düşünmeyin. Böyle durumlarda doğrudan özel kalemimle bağlantı kurun ve bana bildirin.

Ne âlâ değil mi? Ortada ne hukuk var ne şu ne bu. Recep Tayyip Erdoğan takmayın diyor. Üstelik de muhtarlar aracılığı ile yapılmak istenen jurnalcilik ağının kaymakamlarla da pekiştirilmesine yol açacak bir çizgi izleniyor.

Ne diyelim gün gelecek, hukukun bu denli ayaklar altına alındığı ülkemizde hukuk nasıl olsa kendilerine de gerekecek…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA