turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


DİYANETTEN BİR İNCİ DAHA

TURGUT KOÇAK (TSİP GENEL BAŞKANI)

30 OCAK 2016

Bildiğiniz gibi Diyanet Devlet'in en büyük kurumlarından biri. Bu kurum ki halkın dinle ilgili doğru bilgi alması ve çağdaşlığa aykırı safsatalara izin verilmemesi içi kurulmuşsa da zamanla aslına dönerek gerçek işlevini yerine getirmeye başlamıştır. Aslına dönmek sözünden kast ettiğimiz şey; dinlerin dünden bugüne toplum yaşamında oynadığı uyutucu etki ve egemen güçlere hizmet etmesidir diye özetleyebiliriz. Öyle ki bugün ülkemizde Diyanet Başkanlığı'nın bütçesi bile 6 bakanlığın bütçesine denk ise bu bütçe ile neler yapılabileceğini varın siz hesap edin. Tabi Diyanetin çarkını döndüren salt devletin kasasından ayrılan paydan ibaret olduğunu düşünmek saflık olur. Bu kurum denetlenmesi olanaksız pek çok bağışları da adeta bir kara delik gibi yutmaktadır.

Bildiğiniz gibi artık köylerimizin neredeyse tamamına yakınında okul bulunmamaktadır. Ancak 10 hanelik cemaati bile olmayan köylerde Diyanetin kadrolu imamları mevcuttur. Üstelik bu imamların görevi uzun zamandan beri dini hizmetin ötesine geçmiş ve siyasallaşarak dün başka bir partinin bugünse AKP'nin arka bahçesine dönüşmüştür. Bütün imamları aynı kaba koymamakla birlikte bugün imamların yüzde 90'ları geçen bölümü tamamen AKP'nin profesyonel kadroları gibi çalışmaktadır.

Gerçekler böyle olunca da ülkemizde İslami inanış önüne geçilemeyecek denli radikalleşmiş ve bazıları "Allah yoluna" savaştıklarını söyleyen birer terör örgütlerine dönüşmüşlerdir. Hal böyle olunca da Diyanet ülkedeki bu görüşlere değil karşı çıkıp sivri yanlarını törpülemek onların sırtını sıvazlaması ve de bu çevreleri desteklemesi olağan hale gelmiştir. Bilindiği gibi Diyanete bağlı en önemli camilerde bile insanlık düşmanı IŞİD gibi bir örgüt rahatlıkla eleman devşirebilmektedir. Bazı çevrelerin bu tür örgütlere dilleriyle dişleri arasında karşıymış gibi açıklamalar yapmaları ise dipten doruğa yalandır.

Diyanet İşleri Başkanlığı bugüne kadar yolsuzlukları, debdebeli ve ihtişamlı halleri bir yana ülkemizde safsatalı açıklamaların da odağı haline gelmiştir. "Babanın öz kızına şehvet duyması haram değil" fetvası sanıyorduk ki, Diyanetin son bombası olur ve bir daha yapacağı açıklamalarda daha dikkatli davranır. Ne yazık ki, baştan aşağı çürümüş olan bu yapının aynı anlayışın devamı açıklamaları devam ettirmemesi olası değilmiş.

Diyanet İşleri Başkanı sanki göreviymiş gibi bir açıklama yaparak ülkemizde dini çevreler arasında IŞİD'ı bir kez daha meşrulaştırmaya kalkışmıştır. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez yaptığı açıklamada IŞİD'ı 1968 gençlik hareketinin çıkışına benzetmiş, IŞİD'ın da tıpkı 1968 gençliği gibi haksızlıklara isyan etme isteğinin bir paçası olarak ortaya çıktığını söylemeye getirmiştir sözü.

Mehmet Görmez'in bu sözlerini tartmadan şunu söylemeyi bir görev sayıyoruz. Görmez; resmen halt etmiştir. Halt etmiştir çünkü 1968 gençliği evet, düzene ve haksızlıklara karşı başkaldırmıştır ama IŞİD'a benzer bir tek eylemi olmadığı gibi bir tek masum insanın bile kanı eline bulaşmış değildir.

Oysa IŞİD'ın yaptığı katliamlarını insan dile getirirken bile tüyleri diken diken olmakta, onca mazlumun kanına giren bu terör örgütünü Görmez'in dilinden masummuş gibi gösterilmeye kalkışılmasını tartışmasız maksatlı bulmaktayız. Eğer bugün Akdeniz ve Ege masumların cesetlerinin yüzdüğü denizler haline gelmişse, ülkemizde ve başka ülkelerde onca insan perperişan edilip ölüm kalım mücadelesi veriyorlarsa bunun nedeni bilinmeli ki, emperyalist dünyaya hizmet amacıyla kurulmuş, beslenip geliştirildikten sonra katliamlar yapmak üzere ortaya salınmış IŞİD, El Nusra, El Kaide vb örgütlerdir.

Dolayısıyla; savundukları ne dünya görüşüyle, ne de eylemleri ile taban tabana zıt olan IŞİD'la 1968 gençliğinin kıyas götürecek hiç ama hiçbir benzerliği söz konusu bile değildir.

İnsanlık düşmanı örümcekli düşüncelerini din kisvesi altında dile getirenleri bu bağlamda şiddet ve nefretle kınamak boynumuzun borcu olmakla birlikte, bu tür kafalara meydanları boş bırakmayacağımızın da dile getirdiğimiz görüşler bir ilanıdır diyoruz.

Bilinsin.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA