turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SABAHA UYANMAK

TURGUT KOÇAK (TSİP GENEL BAŞKANI)

31 OCAK 2016

Her gün içinde ölümlerin ve zulümlerin olduğu yeni bir sabaha uyanıyoruz. Olup bitenleri öyle bir kanıksadık ki, üzülsek de canımız acısa da günlük yaşamımızı devam ettiriyoruz. Dün Çanakkale'de Yunanistan'a kaçırmak isteyen içinde yabancıların olduğu bir tekne sulara gömüldü ve 39 kişinin yaşamı yitirdiği söyleniyor. Daha kendilerine ulaşılamayanlar var. Ayakkabılar insanın içini acıtacak ve de insanı insan olduğuna utandıracak şekilde kıyılara vurmuş. Sağ kalanlar vücut ısısının aşırı düşmesi nedeniyle hastaneye kaldırılmışlar. Aylardır aynı acıyı yaşıyor, Ege'de denize gömülen insanların görüntülerini film seyreder gibi seyrediyoruz.

Peki, Suriye'den Avrupa'ya gitmek için yaşamlarını ortaya koyarak yola çıkanlar niçin bu yolda sapır sapır dökülüyorlar? Kimdir bu insanları yerlerinden yurtlarından edip çoluk çocuk ölümlerine sebep olanlar? Bu gerçeği görmek için uzmanların uzmanı olmaya gerek mi var? Bütün bu yaşananları başında birazcık akıl olan kimse görüp bilemez mi, bilip de ona göre tutum alamaz mı? Ama biz bir kez daha yineleyelim gerçek suçluları. Gerçek suçluları söylüyoruz; başta ABD emperyalistleri olmak üzer Batı ve bu insanlık düşmanlarıyla işbirliği yapan yerli işbirlikçilerdir.

Sözün burasına nokta koyuyorum ve diyorum ki, Suriye'nin bu hale gelmesinde en büyük rolü oynayan iki politikacıdan birisi Recep Tayyip Erdoğan'dır diğeri de Ahmet Davutoğlu. Yine açıkça söylüyorum ki 13 yıllık AKP iktidarı Türkiye'yi de tıpkı Suriye'ye benzer bir ateşin içine atıp bırakmıştır. Bugün Güneydoğu'da yaşananları kim görür de olup bitenleri bizim gibi değerlendirmezse bilinmelidir ki, ya o kişiler çoktan vicdanlarını yitirmişlerdir ya da özel amaçlarının peşinden koşan kimselerdir.

7 Haziran sonrasında sadece güvenlik görevlisi olarak yaşamlarını yitirenlerin sayısı 300'e yaklaşmış. Diğer sivil ölümleri ve canlı bomba eylemiyle yitirdiklerimizi saymıyoruz bile. Bugün yakalanan onca silah sözü edilen kentlere depolanırken siyasi iktidar acaba ne yapıyordu dersiniz? Toplumun gözünü boyamak için iki de bir siz kan akmasını mı, anaların ağlamasını mı istiyorsunuz diyerek iktidarın politikalarını eleştirenlere saldıranlar, nasıl olmuştur da sebep oldukları kan ve gözyaşlarını görmezden gelebilmektedirler? Nasıl olmaktadır da onca insanın kanı üzerinden iktidar koltuklarına iyice yapışmış ve bırakmamak için her yola başvuracak hale gelmişlerdir?

Hani yaşadığımız acının sınırlarımızı ne denli zorladığını söylemeye bile gerek yokken, Recep Tayyip Erdoğan hangi haklılığını ileri sürerek sahaya inip ille de BAŞKANLIK diye alay eder gibi 77 milyonun önüne geçip gözümüze kül üfürme senaryoları düzenleyebilmektedir? AKP'nin 317 milletvekilinden hiçbiri mi gerçekleri görüp "yeter artık" diyecek kadar vicdan sahibi değillerdir?

Bugün içinde yaşadığımız ortamın hazırlayıcıları AKP'den sağa sola savrulduklarında sanki akılları başlarına gelmiş gibi davranarak o yanlıştı, bu yanlıştı, bundan, şundan elbette Recep Tayyip Erdoğan'ın haberi vardı diyorlarsa bu geçmişte yaşanan onca haksızlıkların yarattığı kadre uğramışlığı ortadan kaldırabilir mi dersiniz?

Şimdilerde Bülent Arınç'ın televizyona çıkıp olup bitenlerle ilgili düşüncelerini söylemesine herkes sarılmış görünüyor. Hemen herkes televizyonda yapılan bu söyleşiden kendine göre bir sonuç çıkararak yorumlarının başköşesine oturtuyorlar. Tabi bu durumda insanın çileden çıkası geliyor. Sanki bizler Bülent Arınç'ın kim olduğundan habersiziz. Sanki Bülent Arınç'ın daha önce de yaptığı çıkışların arkası gelmişmiş gibi birçoklarımız umuda kapılıyoruz. Bunları bir kenara bırakıyorum da Bülent Arınç sıkıysa daha önce İ. Melih Gökçek'le ilgili açıklayacağını söylediği ama vazgeçtiği bilgilerini açıklasın.

Neyse; bu ülkenin muhalefetinin de işlevini yerine getirmeye yine AKP'nin bakanları soyunmuş. Gıda, Tarım Ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, ekmek ve et fiyatlarına son dönemde yapılan zamları değerlendirirken, "Nihai satış fiyatı 61 kuruş olması gereken bir ekmeğin bugün 1, 1.25 TL’den satılması kabul edilir değildir" diyor. Çelik, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’e de, "Ankara Büyükşehir Belediyesi 250 gram halk ekmeğinin 75 kuruşa satıyor. Melih Bey’e sesleniyorum. Biraz fazla kâr ediyorsun, biraz indir" demesi de ilginç değil mi sizce?

İşte böyledir bu işler, ekmek ülkemiz insanının karnını doyurması için en önemli gıda maddesi olsun, birileri zam üstüne zam yapsın AKP sanki iktidar kendisi değilmiş gibi davranarak muhalefetin yerine de o konuşsun.

Bütün bunları anlayan varsa beri gelsin beri. Bir başka ülkede böylesine bir zam olsa muhalefet iktidarın başına çalar bu zamları ama nerede muhalefette bu işi yapacak akıl, yürek ve bilek?

Muhalefetin hesabı AKP'nin kendi içinden yıkılacağı yönünde olduğu için her şey bir kenara bırakılmış, Bülent Arınç'ın çıkışına gözler dikilmiş.

Maşallah size maşallah, çok hünerlisiniz çok…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA