turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


KARA GÖRÜNDÜ

TURGUT KOÇAK (TSİP GENEL BAŞKANI)

5 ŞUBAT 2016

Suriye ile ilgili ilk sorunlar yaşanmaya başladığında Recep Tayyip Erdoğan'ın sözleri; 2 saat içinde Şam'da olur, Emevi Camisi'nde Cuma namazını kılarız şeklinde olmuştu. Bu sözlerin arkasından Suriye'nin dört bir yanında emperyalist dünyanın kışkırtması ve desteği ile olaylar başlatıldı, yetmedi dünyanın dört bir yanından El Kaide, El Nusra gibi örgütlere militan taşındı. Bu katil çetelerin hemen neredeyse tamamı Türkiye sınırından Suriye'ye sokuldu. Bu çeteler; yedirildi, giydirildi, silahlarla donatılıp ortalığa salındı. Müslüman Kardeşler bir yandan, gıvır zıvırlardan toplama ÖSO bir yandan hadsiz hudutsuz kan içmeye başladılar. Bu halk düşmanları bir yandan kitle katliamına yönelirlerken diğer yandan da başta Halep olmak üzere Suriye'nin tarihi kentlerini harabeye çevirdiler.

Emperyalist güçlerin ve Recep Tayyip Erdoğan'ın düşleri gerçekleşmeyince bölgede daha da kan dökücü örgüt IŞİD devreye sokuldu. IŞİD Suriye'den Irak'a kadar öyle eylemler gerçekleştirdi ki, birazcık vicdan sahibi olan bütün dünya insanlarının kanı dondu. Emperyalistlerin bölgedeki hesabı bu kez de IŞİD üzerinden gerçekleştirme yoluna gidildi. Çünkü IŞİD'ın zulmü dünyaya gösterilerek ABD önderliğinde işler daha da kolay yürütülebilirdi. Uzun süre Suriye'de ve bölgede Rusya aktif rol almak yerine beklemeyi yeğledi. Devamında ise Rusya Suriye'nin IŞİD'a yönelik operasyonlarına sonuç alıcı bir şekilde katılmaya başladı. İşte bu andan başlayarak Suriye güçleri IŞİD'ı her alanda sıkıştırmaya başladılar.

AKP iktidarının, Türkiye kamuoyuna yönelik propagandası Bayır Bucak Türkleri üzerinden yürütüldü. Doğal olarak bu propaganda AKP'ye manevra alanı kazandırdı. Suriye ve Rusya Türkmenlere saldırıyor propagandasıyla AKP iktidarı Türkmenlerin sözümona koruyucusu gibi davranıyordu. Sonuçta Türkmenlerin yoğunluklu olarak yaşadıkları bölgeden Suriye güçlerinin saldırısı sonrasında Türkmenler Türkiye'ye kaçmak zorunda kaldılar. Şimdi ise daha önemli bir durum ortaya çıktı. Artık terör gruplarının Halep'te de direnecek halleri kalmadığı için yaklaşık yüz bine yakın insan tekrar yollara düşüp Türkiye'ye sığınmaya başladılar. Buraya kadar yaşanan insanlık dramının sorumlularının kim ya da kimler olduğunu elbette ki bilmiyor değiliz.

Suriye'de uzun zamandır yaşanan bu acı olayların sorumluları Birleşmiş Milletler gözetiminde bu durumu görüşmek üzere Cenevre'de tarafları biraraya getirmeyi denediler, ancak ortaya dişe dokunur bir sonuç çıkmadı. Bu konuyu ele alan Recep Tayyip Erdoğan ta Güney Amerika'dan Cenevre'deki toplantıyı bir başarı elde edemediği savıyla eleştiriyor. Sanırsınız ki Erdoğan, bu eleştirisinde haklıdır. Gerçekler uluorta ortada dururken ve de bu yaşananlarda Recep Tayyip Erdoğan ve ABD başta emperyalistlerin payı büyükken kim kimi sorumlu tutması gerekiyor acaba?

Diyelim ki, Cenevre'de BM gözetiminde yapılan toplantının hakkaniyeti olsa acaba ilk iş ABD ve öteki emperyalistler başta olmak üzere onlarla işbirliği yaparak Suriye'nin başına çorap ören Suudi Krallığı, Katar ve AKP iktidarının hesap vermesi gerekmez mi? Hem onca katliama imza atmış olan terör örgütleri ne hakla ve hangi cüretle Cenevre'deki toplantıya katılma hakkını kendilerinde görüyorlar?

Gerçekten de Suriye sorunu çözülsün isteniyorsa emperyalist dünya ve de AKP iktidarı hemen Suriye'den ellerini çekmelidir. Eğer emperyalistler ve emperyalistlerin işbirlikçileri sahneyi terketmiş olsalar, Suriye ilk adım ülkedeki terör yuvalarını dağıtır ve Suriye'nin birliğini sağladığı andan itibaren de Suriye'deki sorunlar da ortadan kalkmış olur. Sonrasında ise Suriye katliamlara karışmamış, eli kanlı terör örgütü üyesi olmamış kimseleri elbette tekrar yurtlarına çağırarak sorunu kolaylıkla çözecekken bu yolun önü ne yazık ki kesilmeye çalışılıyor ve Suriye yönetiminin tüm ülkede egemenliği sağlaması bilinçli bir şekilde istenmiyor. Bu yüzden de terör örgütleriyle sözde sürdürülen mücadele sürgit sürsün istendiği için ortaya da kesin bir sonuç çıkmıyor. Eğer inisiyatif ülkede sadece Suriye yönetimine bırakılmış olsa birkaç ay içinde Suriye kendi sorununu kendisi çözer ve bölge bir an önce barış ortamına kavuşur.

Yoksa ABD ve ortaklarının rol aldığı bir süreç; değil Cenevre'de daha bilmem kaç şehirde çözüm için toplantı yapılsa dahi sonuç alınmaz çamura saplanıp kalır, kalmaya da mahkumdur.

Son söz diyebiliriz ki Suriye'de kara göründü…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA