turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SONA DOĞRU

TURGUT KOÇAK (TSİP GENEL BAŞKANI)

7 ŞUBAT 2016

Rusya'nın ve İran'ın desteğinde yeni başarılara imza atan Suriye güçleri başta Suudi Krallığı olmak üzere birilerini gerçekten de korkutmuş bulunuyor. Konu ile ilgili görüşlerini dile getiren Recep Tayyip Erdoğan, 3 Mart tezkeresi reddedilmeseydi de Türk ordusu Irak'a girmiş olsaydı bugün yaşananlar yaşanmayacaktı yönünde bir açıklama yaptı ve Suriye'ye müdahale edilmesi yönünde düşüncelerini dile getirdi.

Ne yazık ki, Türkiye tam 14 yıldır sonucu öyle kötü şeyler yaşadı ki, bu yaşananlardan ne AKP iktidarı ne de Recep Tayyip Erdoğan küçücük bir ders çıkarmamışa benziyor. Bilindiği gibi Irak'ın işgaline AKP iktidarı ve Recep Tayyip Erdoğan tam anlamıyla taraftardı. Ancak ne olduysa oldu TBMM'de savaş tezkeresi reddedildi ve Irak'ın işgali de Türkiye üzerinden gerçekleşmedi. Hâl böyleyken AKP iktidarı ABD'ye Hava limanlarını ve Deniz limanlarını açtı, üslerin kullanımına küçücük bir zorluk çıkarmadan olur verdi ve sözün özü AKP iktidarı Amerikan emperyalistlerine ve koalisyon ortaklarına her türlü lojistik destek verilmesini eksiksiz yerine getirdi.

Emperyalist dünyanın savunmalarının aksine Irak kendi iç işlerini kendisi düzenlemeli ve kimsenin karışmaması gerekirdi fakat sözümona diktatör olarak nitelenen Saddam gidecek ve Irak'a emperyalistlerce demokrasi getirilecekti.

Emperyalist ABD ve Batı'nın özet olarak yaptığı propaganda buydu. Bu propagandaların sonrasında Birinci ve İkinci Körfez Savaşı ve Irak'ın işgali sonrası Irak'ta dünya görülmemiş bir katliama tanıklık etti. Irak'ta öldürülen kadın, çocuk, asker sayısı 5 milyona vardı dayandı. Yüz binlerce insan tutuklandı, işkencelerden geçirildi, kadınlara tecavüz edildi. Irak kentleri harabeye çevrilip Irak'ın tarihi eserleri ve kültürel varlıkları yağmalandı.

Yani bu insanlık düşmanı uygulamalara dolaylı da olsa AKP iktidarı büyük katkılar verdi. Bütün bu gerçeklere karşın, Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkça söylediği şey şudur; Irak halkına yapılan zulmün Türkiye olarak bizde içinde olmalıydık. Eğer olursak neler kazanacaktık neler gibisinden göz boyayan açıklamalar Recep Tayyip Erdoğan tarafından bir kez daha ısıtılıp gündeme getirildi.

Hem de bu açıklama niçin yapıldı? Suriye'ye Türkiye'nin müdahalesini haklı kılmak ve kazancımız olacağı gerekçesine dayanılarak. Oysa bölgede AKP iktidarının ya da şöyle mi desek Recep Tayyip Erdoğan'ın politikalarının sonucu böylesine fiyasko ile sonuçlanmışken bir kez daha Türkiye'nin başını belaya sokacak denli hayaller peşinde koşulmasının nedeni ne olabilir ki?

Bize göre Recep Tayyip Erdoğan ve AKP iktidarının politikaları hiçbir şekilde Türkiye'ye bir şey kazandırmayacak aksine kaybettirecektir. Madem durum budur nasıl olmaktadır da Recep Tayyip Erdoğan aynı tas aynı hamam politikalarını ısıtıp ısıtıp gündeme taşıma gayreti içindedir?

Aslına bakarsanız; Recep Tayyip Erdoğan'ın takıntısı sadece Suriye politikası da değildir. O aynı zamanda Türkiye böylesine zor günler yaşarken Başkanlık konusunu da can alıcı bir şeymiş gibi gündemde tutması kendisini doğrudan ilgilendiren özel durumlarından kaynaklıdır o kadar. Bu sözleri söylerken kimse Recep Tayyip Erdoğan'ın da adının geçtiği yolsuzluk suçlamalarını gözardı etmemelidir. İşte bu yüzden Türkiye'de bir gün bile gerginliğin olmadığı bir gün yaşanmayacak, sürekli olarak iktidar ve Recep Tayyip Erdoğan tarafından gerginlik körüklenecektir.

Suriye konusunda artık sona yaklaşılmıştır. İşte bu yüzden Suudi Krallığı 150 bin askerle sözde IŞİD'a karşı mücadele kılıfı altında Suriye'ye yönelik askeri müdahaladen söz etmekte yanıtını da bizzat İran'dan alıp oturmaktadır. İran bu konuda yaptığı açıklamada Suudi Krallığı'nın buna cesaret edemeyeceğini, etse bile askerlerinin tabut içinde geri ülkelerine döneceğini açıklamıştır.

Recep Tayyip Erdoğan'ın Suriye'ye yönelik ısrarcılığına gelince; Türkiye'nin Suriye'ye müdahalesi akıl kârı bir iş değildir. Bu yüzden de Recep Tayyip Erdoğan'ın bu yöndeki açıklamalarını da şimdiye kadar izlenen politikaların çamura saplanışının Türkiye'de çok geniş yığınlar tarafından görülmemesini sağlamaya yönelik olarak okumak gerekir.

Bugün Türkiye'de AKP iktidarı vardır ama yoktur. Çünkü TBMM'yi Recep Tayyip Erdoğan'ın iradesi görevini yapamaz hale getirmiştir. Ancak Erdoğan'ın iradesiyle de Türkiye'nin yönetilemediği açıkça ortadadır.

Bu bağlamda nasıl Suriye'de sona doğru gelindiyse Türkiye'de de AKP iktidarının da hızla sonuna gelinmiştir.

Yani AKP'nin % 49,5 oy alıp 317 milletvekili çıkarmış olması da gelinen sonu değiştirmeyecektir biline…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA