turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


DEMEK TÜRKİYE BUNU DA GÖRECEKMİŞ

TURGUT KOÇAK (TSİP GENEL BAŞKANI)

8 ŞUBAT 2016

Bildiğiniz gibi Ahmet Davutoğlu Suudi Krallığı'na gitti. Yanında da her ne hikmetse Genelkurmay Başkanı Hulisi Akar'da vardı. Sırasıyla oturmuş poz vermişler. Kralla her kimse onun ortasında çöl ve savaş elbisesiyle Türkiye'nin Genelkurmay Başkanı oturuyor. Bu resme bakınca dedim ki, ne konuşulmuş, neye karar verilmiş hiçbir önemi yok. Bu resim her şeyi ama her şeyi anlatmaya yetiyor.

Suudi Krallığı dünyanın en gerici, en zalim ve dincilikle yönetilen bir ülkesi. Bu ülkede ne demokrasiden, ne eşitlik ve adaletten ne de insan haklarından söz etmenin olanağı yok. Ortadoğu ve Müslüman ülkelerdeki tüm gerici kalkışmaları bu ülkenin finanse ettiği de bir gerçek. İşte bu ülke ne yapacaksa her yıl ortalama 2,5 milyar dolar civarında silahlanmak için para harcar. Biz bu ülkenin aldığı silahları kendi ülkesinin sınır güvenliği için kullandığına ise bugüne kadar tanık olmadık. İsrail'in en saldırgan dönemlerinde bile bu ülke bir kez olsun kalkıpta İsrail'in karşısına dikilmiş değil. Son dönemlerde ise Yemen'e karşı hava bombardımanı dışında dişe dokunur bir savaş girişimi de olmadı.

Öyleyse bu ülkenin aldığı silahlar nereye gitmekte, bu silahlar kim ya da kimlerin kullanımına verilmektedir?

Bu soru Ortadoğu ve diğer bütün Müslüman ülkelerdeki gerici kalkışmalara kimin silah verdiğinin de bize göre kanıtıdır. Bugün Suriye'de yaşanan insanlık dramının hazırlayıcılarının başında kuşkunuz olmasın ki Suudi Krallığı gelmektedir.

Yani kesin bir dille söylemek gerekirse Suudi Krallığı katil ve insanlık düşmanı bir ülke konumundadır. Böyle bir ülkenin AKP iktidarı ve Recep Tayyip Erdoğan tarafından çat kapı gidilip gelinen bir ülke olması ise gerçekten de manidardır. Hele son Ahmet Davutoğlu'nun Suudi ziyaretine Genelkurmay Başkanı ile gitmesi ve Genelkurmay Başkanı Hulisi Akar'ın savaş elbisesi ile poz vermiş olması ise ayrı bir çıkışsızlığa ve Türkiye'nin ucuz hesaplara kurban edilmesidir. Ucuz hesaplara kurban edilmesidir diyoruz çünkü İran ve Suriye'den yapılan açıklamalara baktığımız zaman Suudi Krallığının kara harekatı için sözde IŞİD'a karşı Suriye topraklarına 150 bin asker göndermesi ile ilgili söylediği sözler ortadadır.

İran ve Suriye tarafından yapılan açıklamada denilmiştir ki, "Suudi Krallığı böyle bir şeye cesaret edemez, ederse de gönderdiği askerler tahta tabutlarda geri ülkelerine dönerler. "
Bu açıklamayı aklı başında olanlar salt Suudi Krallığı'na yönelik saymazlar, sayamazlar. Bu durumda nasıl olmaktadır da AKP iktidarı böyle bir oyunun içinde olmaya kalkışır ve üstelik de Genelkurmay Başkanı'nın Suudi Krallığı'nda ne işi varsa onu oraya taşır?

Daha önce Türkiye Suriye'deki merkezi hükümete karşı savaşan terör örgütlerine her türlü donanımı vermiş ve bu girişiminin sonucu ise bugün Türkiye ağır bedeller ödemekle karşı karşıya kalmıştır. Şimdi ise aynı oyunun içine Suudi Krallığı ile girilmekte, hatta duyumlara göre bu ülkeye silah sevkiyatı yapıldığı da dile getirilmektedir. Şu an Türkiye içerde ve dışarda ağır sorunlar ve tehlikelerle karşı karşıyadır. AKP iktidarı ne yazık ki, bu gerçekleri görmekten son derece uzaktır. Uzaktır, çünkü bugüne kadar attığı her adımda çuvallamıştır.

Ha evet, bitirirken bir de Abdullah Öcalan'ın İmralı görüşmeleri ile ilgili yazdığı kitap var. Bu kitapta yazılanlara baktığımız zaman AKP iktidarı ve Recep Tayyip Erdoğan'ın gelecekte yargılanmaktan kurtulmasının kesinlikle mümkünatı yoktur.

Bekleyelim göreceğiz…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA