turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


HAYDEE!

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKANI)

11 ŞUBAT 2016

Bülent Arınç’a “o zat “diyen Erdoğan şimdi kalktı onlarla konuşmak için kapıyı aralayıverdi. Abdullah Gül ise zaten değerli olmaktan çoktan çıkarılmış, bir kenara itilivermişti. Deyim yerindeyse birlikte yola çıkmış olanlar birer ikişer Erdoğan tarafından üstü çizilip etkinliği yok edilmişti. Ne için? Recep Tayyip kendisi dışında ikinci bir otoriteye ya da yol arkadaşına tahammül edilemediği için. Recep Tayyip Erdoğan öyle tahammülsüzdü ki, salt Abdullah Gül’e yakın durdukları için “Paralel yapı” olarak gösterilip gözaltına alınanlar bile oldu.

İşin kötü tarafı ise şuydu. Abdullah Gül’ün bir şeyler yapacağı konusunda inancı olanların inançlarını Gül, bir değil beş değil sayısız kez boşa çıkardı. Ya da şöyle diyebiliriz birçok çevrenin Gül umudunu bir güzel yıkıp viraneye çevirdiği için bundan böyle harekete geçmiş bile olsa istenilen başarıyı göstereceğini kimseler sanmamalı.

Bir düşünelim; daha düne kadar bu çevreye demediğini bırakmayan Recep Tayyip Erdoğan baktı gördü ki, işler iyiye gitmiyor, kalesinde bir gedik açılma tehlikesi var, hemen harekete geçip Gül’ü görüşmek üzere çağırıverdi. Gül ise bu çağrıyı sanki hiçbir şey olmamış gibi kabul edip gitti Erdoğan’la görüşüverdi. Gerçi görüşme sonrası bir açıklama yapılmış değil ama öyle sanıyoruz ki işler tatlıya bağlanmak istendi ve Recep Tayyip Erdoğan Fetullahçılara söylediğini belki de Gül’e de söyleyerek AKP’de yaşanması olası depremin belki de önüne geçmek istedi. Ne demişti Fethullah Hoca’ya?

“NE İSTEDİNİZ DE VERMEDİK?”

Sanırız Gül’e de benzer şeyler söyleyip karışmış gibi görünen ortamı yatıştırmak istedi. Gül, bu konuda ne karşılık vermiştir bilemeyiz ama Gül’ün kol kırılır yen içinde kalır yönünde davranacağını da asla yabana atmamalıyız atmayız da.

Ya diğerleri?

Erdoğan, O zatla, Hüseyin Çelik ve Sadullah Ergin’le de görüşecekmiş. Demek ki neymiş? Pabuç pahalıymış. Erdoğan’ın pabucun pahalı olduğunu görmesi uzun sürmedi. Baktı başkanlık maşkanlık derken evdeki bulgurdan olacak o da söylediklerini unutup bu muhteremlerle konuşmayı daha yerinde gördü.

O zat denilen kişiyi hepimiz biliriz, tanırız. Bir keresinde İ. Melih Gökçek için esmiş, yağmıştı ve seçimlerden sonra açıklamalarda bulunacağını söylemişti ama her ne hikmetse Arınç’ın bir daha bu konu ile ilgili sesini de soluğunu da duyamadık. Bu yüzden de Erdoğan’la görüşmenin sonu büyük olasılıkla tatlıya bağlanır düşüncesindeyiz. Hoş tatlıya bağlanmasa da sözü geçen kişilerin cürmü kadar yer yakacakları ortada olduğu için fazladan bir şey yapacaklarını sanmak işi gerçekten de abartmak olur.

Yine de AKP’de ve Erdoğan’da eskiyen ve yalama olan vidaların bundan böyle tutmayacağını herkes bilmelidir. Ya da sökükler öyle çoğalmıştır ki, neresini yamasanız bundan böyle bu hareketin başka bir çaputu kopup elinize gelecek yani yama tutmayacaktır. Bunca politika ve uygulamalarda akıl almaz hatalar yapan bir iktidar içinde Erdoğan’ı da sayıyoruz. Belini doğrultmasının ve yerinde bir kaya gibi durmasının olanağı çoktan yitirilmiştir.

Artık AKP de, Recep Tayyip Erdoğan da sallanan bir diştir sökülüp atılmaları da seçim tarihi ile ilgili değildir.

Bekleyelim göreceğiz…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA