turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


DENİZ BAYKAL KİMİ KURTARDI?

TURGUT KOÇAK (TSİP GENEL BAŞKANI)

17 ŞUBAT 2016

Bildiğiniz gibi Deniz Baykal bir kez daha özüne uygun davrandı ve AKP'yi kurtarma girişimine soyundu. Deniz Baykal ki partisi CHP'nin olup bitenlerle ilgili duruşunu bilmiyor olamaz. Üstelikte farklı düşünüyorsa bile CHP'nin her kademesinde düşüncelerini açıklamasının da önünde bir engel yok. Bütün bu gerçeklere karşın o bir partili sorumluluğunu elinin tersiyle bir kenara itip CNN'de 'Tarafsız Bölge' programında konuştu ve gerçek yüzünü de böylelikle ortaya koymuş oldu.

Kendilerine "ulusalcı" yakıştırmasını yapanların ulusalcılığını da böylelikle görmüş olduk. Neymiş efendim Deniz Baykal ulusalcıymış. Ulusalcı olduğu için de sorumluluk çerçevesinde davranıyormuş. Bu davranışın üstünü biraz kazıdığınızda altından neler çıktığını çocuk bile görür. Ne ki bu davranış bize çokta yabancı gelmedi. Nasıl Vatan Partisi ulusalcılığı hastalıklı bir ulusalcılıksa Deniz Baykal'ın ulusalcılığı da o denli hastalıklıdır. Üstelik yanına bir de Baykal'ın o zapt edilmez egosunu koyduğunuz zaman işler daha da bir yerine oturur.

İzledik, gördük Vatan Partisi AKP'nin birçok konuda izlediği politikalara arka çıktı. Bu partinin savaş çığlıklarının tamtamcısı olarak sahnede yerini aldı. Deniz Baykal'ın tutumu da üç aşağı beş yukarı aynıdır diyebiliriz. Baykal, ağzını doldura doldura Halep Sünni kentidir diyor ve sözlerinin devamını da Müslüman kültürü ile cilalıyorsa bu sözlerinin ne anlam taşıdığını iyi okumak gerekiyor. Ülkesini seven birisi kalkıp böylesine bir Sünni göndermesi yaparak açıklama yapamaz. Yaparsa da sonuçları hiç kimsenin düşünemeyeceği kadar ağır olur.

Baykal'ın yaklaşımı gerçekte bölücülüğün ta kendisidir. Çünkü Baykal da sonuçta soruna Sünnilik açısından yaklaşmış bu yanıyla da Türkiye gerçeği ile asla yan yana getirilemeyecek bir savrulmaya imza atmıştır. Daha da önemlisi artık Deniz Baykal ile Amerikancılığı yan yana ya da iç içe konuşabiliriz. Çünkü Deniz Baykal, Amerika'ya çağrıda bulunarak Esat rejimine karşı bir şey yapmıyor olmasına yönelik tehditkar ve hayıflanan sözler ediyor ki bu rengin ulusalcılıkla yakından uzaktan ilgisi olmadığı da bir gerçektir.

Hem Deniz Baykal'ın 'Tarafsız Bölge' programındaki bu çıkışı AKP çevrelerince öyle bir rağbet görmüştür ki, gerçekten de üzerinde dura dura düşünülmesi gerekiyor. Ne kadar yandaş basın varsa konuyu baş sayfalarına taşımış. Bir zil takıp oynamadıkları kalmış. Bu yüzden de Deniz Baykal'ın bu çıkışının kime yaradığını varın siz hesap edin. Star Gazetesi ise kendi diktatörlerini unutmuş başka diktatör saptamalarında bulunuyor. İşte bu denli çarpıtmalara kapı aralayan bir zatın estirdiği rüzgarın arkasından yaşananlar bunlar.

Deniz Baykal gibileri artık ülkeyi babalarının çiftliği gibi görüyorlar. Onlar için iktidar olmak çok da önemli değil. Nasıl olsa TBMM'yi girip yıllardır bu işin kaymağı da öyle yabana atılacak şey olmasa gerektir. Bizler kendimizi bildik bileli Deniz Baykal siyaset sahnesindedir ve de işi gücü sağa yarayacak politikaları kuyudan bulup bulup çıkarmasıyla meşhurdur.
Deniz Baykal gibi birisinin AKP'nin Suriye politikasının ne büyük tehlikelere yol açacağını bilmiyor olması düşünülemez. Ne ki, bu zat durup dururken AKP politikalarının arkasına bir vagon gibi takılmasının da bir hikmeti olsa gerektir.

Artık bu muhtereme ki ya da kimler ne vaatte bulunmuşlarsa orasını bilmiyoruz ama doğrusu şudur: Deniz Baykal bir Akrep gibi kendisini sokmuş ve kendi işini kendisi bitirmiştir. Zaten Antalya'da önseçimlerde ilk sırayı başkalarına kaptırması da bu söylediklerimizi büyük ölçüde doğrulamaktadır. Öyle sanıyoruz ki, bundan böyle bir politikacı olarak Deniz Baykal'ın Antalya'ya elini kolunu sallaya sallaya girişi de zorlaşmıştır.

Her neyse gündemde Baykal'dan daha önemli gelişmeler söz konusudur. CHP Anayasa masasını devirip çekilmesiyle yeni bir duruma imza atmış ve sözü geçen komisyonun kum kalesi gibi yıkılıp dağılmasını sağlamıştır. CHP'nin bu yeni tutumu hiç kuşkusuz CHP açısından önemli bir çıkıştır ve de bu çıkış CHP'ye çok şey kazandırmıştır. Artık CHP'nin Deniz Baykal gibi baston eğrilerine de gerçek odur ki gereksinimi kalmamıştır. Bu yüzden de CHP benzer çıkışlarını devam ettirir ve AKP'nin oyunlarını boşa çıkarmayı sürdürürse önümüzdeki günlerde toplumdan kendisine ses verileceğini de görecektir.

İşte biz sosyalistler Türkiye'nin demokratikleşmesinden söz ederken benzeri adımların yol açıcı olacağını söylüyor ve birilerinin başkanlık hayallerinin de böylece boşa çıkarılacağını dile getiriyoruz.

ÇIKACAKTA…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA