turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


TERÖR İNSANLIK SUÇUDUR

TURGUT KOÇAK (TSİP GENEL BAŞKANI)

18 ŞUBAT 2016

Dün akşam saat 18.31'de TSK'nın servis arabalarını hedef alan canlı bomba saldırısı oldu. Patlama sesini duyduğumda partideydim ve duyduğum ses öyle sıradan bir patlama sesi değildi. Aşağı indim, Kızılay Atatürk Bulvarı'na geçtim. Ortalık ana baba günüydü. İnsanlar öylesine şaşkınlık içindeydiler ve her birisi bir yana kaçışıyordu. Sonra öğrendik ki, saldırı TSK'nın servis arabalarına yapılmış. Kısa sürede bilgiler akmaya başladı ve korkunç olay sonrasında yaşamını yitiren ve yaralananların da bilgisi geldi.

Her şeyden önce bu saldırının bir insanlık suçu olduğunu ve vicdanlarda mahkum edilmesi gerektiğini buradan bütün içtenliğimle dile getirmek istiyorum. Gerçekten de daha olay anından başlayarak düşündüm ki, ülkemizde ve dünyada birçok terör örgütlenmeleri neyi savunurlarsa savunsunlar insanlık düşmanıdırlar, varlıkları ise bir an önce ortadan kaldırılmalıdır. Ne var ki, bizim bu düşüncelerimizin yaşam bulması öyle kolay gözükmemektedir. Çünkü iktidardan ve saraydan yapılan açıklamalara baktığımız zaman sorumluların bu sorunu anlamaktan ne denli uzak olduklarını görmekteyiz.

Saray sakini; sabırdan sabrının taşmasından söz ediyor. İktidar yetkilileri başta Davutoğlu olmak üzere sanki kendileri iktidarda değiller ve sorumlulukları yokmuşçasına açıklama yapıp kınamalarda bulunurken yaşamını yitirenlere başsağlığı yaralılara acil şifalar dilemekle yetiniyorlar. İçişleri Bakanı başta olmak üzere sorumlu makamlarda olanların; olup bitenlerle ilgili zafiyetten dolayı akıllarına istifa etmek hiç mi hiç gelmiyor nedense. Sonra konu ile ilgili tartışma büyüyor. İstihbarat zafiyetinden tutun da gerekli tedbirlerin alınmamasına kadar sayısız şeyler söyleniyor. Demek ki olay iyi kavranmamış. Eğer kavranmış olsaydı, Suruç, Diyarbakır, Ankara, Sultanahmet katliamları doğru okunur ve alınması gereken tedbirler de önemli ölçüde alınırdı.

Sonuç olarak durum gösteriyor ki, AKP iktidarı hamasi lafların dışında bir şey yapmaktan gerçekten de aciz konumda. İşin daha da kötüsü denetlenmesi ve önüne geçilmesi olanaksız terör yuvaları öyle ya da böyle iktidar tarafından dünden bugüne şu ya da bu şekilde destek gördüler. Suriye'de yaratılan karmaşa sonrasında dinci terör örgütlerinin Türkiye'de açıktan açığa örgütlenmesi bile görmemezlikten gelindi. Bugün IŞİD'ı destekleyen yayın bile çıkarılmakta ve TSK bu yayın organında doğrudan hedef tahtasına oturtulmaktadır. Kapağında askerlerin olduğu, İstanbul'un Kostantipolis olarak gösterildiği yayın her ne hikmetse dikkate bile alınmayıp çıkarılmasına izin verilmektedir. Doğrudan ölmekten ve öldürmekten söz eden ve TSK'yı hedef alan bu dergi IŞİD tarafından nasıl olmaktadır da ülkemizde çıkarılabilmektedir? Hem bu dergiyi çıkaranlar öyle acemi falan da değiller. Derginin hazırlanışı son derece profesyonelce. Demek ki, bunlarda para da bol, ellerinde bu işi yapacak eleman da.

Ha bir de TBMM'nin terörü kınayan bildirisi var. Bu bildiride neye yarayacaksa, terör şiddet ve nefretle kınanıyor ve birlik ve beraberlik içinde olunmasına vurgu yapılıyor. Oysa bu bildiriye imza koyan başta iktidar partisi terörün birinci derecede sorumlusudur. Sorumlusudur çünkü bugüne kadar El Kaide, El Nusra, IŞİD, ÖSO ve gıvır zıvır terör örgütleri iktidar tarafından beslenip semirtilerek Suriye'de bu insanlık düşmanlarına sayısız cinayet işlemelerine olanak sağlandı. Gerçekler bu olunca da Türkiye'nin hızla kaosa sürüklenmesinin şaşırılacak bir yanı yoktur, olamaz da. Ha bir de HDP bu kınamaya imza atmamış. Gerekçesi de bu bildiride Suruç, Ankara, Sultanahmet katliamından söz edilmemesiymiş. Bu bildiri neye yarar bilmiyoruz ama HDP'nin haklılığı da ortada. Hoş daha önce CHP'nin 'Terörle İlgili Araştırma Komisyonu' kurulması da AKP'nin oylarıyla reddedilmiş ve de kapsamlı bir araştırmanın önü bilindiği gibi kapatılmıştı ya neyse. Şimdi ise içtenlikten yoksun bir bildiriye imza konmuş ya da konmamış ne önemi olabilir ki?

Davutoğlu ne biliyor da açıklamasında PYD'nin bir adamının sınırdan sızdığı ve bu eylemi yaptığını söylüyor en azından bunu şimdilik bilemiyoruz.

Gerçekler böyle değil de bazı adımlar atmak için Davutoğlu kamuoyunu şu ya da bu nedene dayanarak yanıltmak istiyorsa gerçekten de bu iktidarın çivisinin iyice çıktığını söylemek zorundayız. Ve zaten AKP iktidarı ve sarayın kötü ve beceriksiz politikasıyla zorlukların üstesinden gelinemeyeceği de bütün çıplaklığı ile görülmüştür.

Kaldı ki, Türkiye Sosyalist İşçi Partisi olarak dünkü eylemi hangi örgüt yapmışsa insanlığa karşı en büyük suça imza atmıştır ki, bizim gerçeğimizde işin içinde ister İslami terör örgütlerinden birisi, ister PKK-PYD olsun değişmez suçludurlar.

Ne ki bu tür suçlara imza atanlar ve arkasındakiler bu iktidar tarafında ortaya çıkarılamayacak, daha önceki katliamlar nasıl unutturulmuşsa yine unutturup gidecektir.

Gerçekler anlamak isteyen için bu denli yalın bu denli açıktır…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA