turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


CERATTEPE

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKANI)

22 ŞUBAT 2016

Ankara'da yaşanan terör olayı nedeniyle Artvinlilerin direnişi gölgede kaldı. Ankara'da yaşanan terör olayı ile ilgili kirli bilgi akışı sürüyor. Sürüyor; çünkü olayla ilgili yayın yasağı var. Bu yüzden de elde bulunan kanıtlar bir bir ortaya konularak kamuoyu doğru bilgilerle bilgilendirilemiyor. İşi bir başka yanı da hiç kuşku yok ki, ardı arkası gelmeyen asker ve güvenlikçi cenazeleri. Bu yüzden de ateş kimin evine düşmüşse onun yüreği yanıp kavruluyor sonra da yaşananlar unutulup gidiyor. Öyle ya insanlar hangi bir ölüm olayı için yanıp tutuşacaklar ki?

Ünlü bir söz vardır. Bu söz aynı zamanda da kapitalistlerin değer yargılarını en iyi şekilde anlatan sözdür. "Kapitalizm gölgesini satamadığı ağacı keser." Gerçekten de bu söz Artvin'de yaşananları en iyi şekilde anlatmaktadır. Artvin'in yeşilliğiymiş, ağaçlar öyle bir güzellikmiş ki insanlara yaşam sevinci veriyormuş kapitalistler niye değer versinler ki bu gerçeğe? Onlar salt kasalarına girecek olan paraya bakmaktadırlar. Para var, kazanç varsa onlar için yeter de artar bile.

İşte bu yüzden Cerattepe'deki doğa güzelliği tahrip edilmek ve Mehmet Cengiz'in kasasına para dolması için devlet büyük gayret gösteriyor. Polisi, jandarması Artvinlilerin üzerine gaz ve basınçlı su sıkarak Artvin halkının direncini kırıp sahayı 'Havuz Medyası' içinde adı geçen Mehmet Cengiz'in şirketine teslim etmek istiyor. O Mehmet Cengiz'i ki hepimiz tanıyoruz. AKP iktidarının zengin ettiği kişi olmasının dışında önemli hünerleri de var.

Hüner dediysek siz bu sözü beceri anlamına almayın sakın. Hani bir zamanlar 17-25 Aralık operasyonu vardı ya işte o operasyon sırasında konuşmaları tapelere düşen kişidir. İşte o Mehmet Cengiz, öyle vurgun ve talana alışmış ki, konuşmasında milletin anasını sinkaflamaktan söz ediyor. Yani buradan da anlaşılıyor ki, bu adamların ipliği ne kadar pazara çıkmış olursa olsun yüksek bir pişkinlikle sinkaflama işine devam edecek kadar ar damarları çatlamış.

Ancak bu vurguncu takımı yaptıklarının ne kadar üstüne örtmeye kalkarlarsa kalksınlar yine de gerçek konumlarını halkın gözünden saklayamıyorlar. Artvinli kadınlar sokaklara dökülmüşler. Tencere tava protestosu ile yetinmiyorlar.

Önlerine uzatılan mikrofonlara öyle sözler söylüyorlar ki, hemen hepimize moral kaynağı oluyorlar. Bir de Mehmet Cengiz'i ve şirketini Artvin'den kovacaklarını söylemiyorlar mı inanın yüreğimizin yağı eriyor. Sevincimiz kat kat artıp göklere yükseliyor.

AKP iktidarının bu denli doğa katliamcısı olduğunu da iyi okumak gerekir. Bildiğiniz gibi bu iktidarı oluşturanların düşünceleri tam anlamıyla çal çırp, vurgun yap köşeyi dön yönünde. Bunlardaki bezirgân kafa kimselerde yok. Bu yüzden de soygun ve vurgun girişimlerini de gözü kara bir şekilde yapıyorlar. Bu söylediklerimizin kanıtı ise 14 yıllık AKP iktidarı döneminde zengin olup köşeyi dönenlere bakarak anlayabiliriz. Yani bu iktidar ki kendi iş adamlarına öyle havadan para kazandırdı ki, tam anlamıyla "devlet malı deniz yemeyen domuz" sözü bu iktidarla birlikte daha da bir pekişti.

Uzatmayalım bir de demokratik haklarını kullanan yığınlara karşı güvenlik güçlerin uyguladığı şiddet var. Kim ki demokratik hakkını kullanıyor, polisin en şiddetli şekilde bu hakkı kullananların üzerine yürüdüğünü görüyoruz. Gaz, basınçlı su öyle sıradanlaşmış ki sokaklar cehenneme çevriliyor. Artvin halkının direnişini desteklemek için başka illerde sokağa çıkanların da aynı şiddetle üzerine gidilip tutuklamalar yapılabiliyor. Sözün özü şudur AKP iktidarı ile birlikte ülkemizde demokrasinin kırıntısına bile tahammül edilemediğine göre Türkiye'nin karşı karşıya getirildiği rejimin varın adını siz koyun.

Çığırından çıkmış bir anlayışla AKP iktidarı ve Erdoğan tarafından uygulanan politikalar yüzünden Türkiye çok büyük bir tehlikenin içine sürüklenmek isteniyor.

Ya bu politikalar geniş halk yığınları tarafından engellenecek ya da gerçekten bedeli çok ağır olan sonuçları yaşamaktan kurtulamayacağız…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA