turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


TERÖR İNSANLIK SUÇUDUR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKANI)

23 ŞUBAT 2016

Daha önceki terör eylemlerinde olduğu gibi TSK'nın servis arabalarına yapılan terör eylemi de kim ne yazarsa yazsın, nasıl düşünürse düşünsün insanlık suçudur, halk düşmanı bir eylemdir. Bu yüzden de Türkiye Sosyalist İşçi Partisi olarak bu olayı açıktan açığa kınamakla kalmıyoruz, bu tür eylemlerin teşvikçisi ve örgütleyicisi olan örgütlerin de neyi savunurlarsa savunsunlar, kime ya da kimlere yakın dururlarsa dursunlar mahkum edilmesi gerektiğini söylüyoruz.

Bu anlayışa sahip oluşumuzun nedeni ise toplumsal mücadeleyi sınıf penceresinden değerlendiriyor oluşumuzdandır. Ortalıkta sosyalist ya da komünist sıfatıyla dolaşanların vicdan yapmaları sonucu olup bitenlere bir türlü doğru tanı koyamamalarını da öğretisel (ideolojik) körlük olarak görüyoruz. Çünkü gerçek sosyalistler işçi sınıfının yüce öğretmeni Lenin'in öğretisini kendileri için yol gösterici olarak kabul etmeleri gerektiğini söylüyoruz.

Bazıları, Mevlana'nın sözünden yola çıkarak 'Geçmiş geçmişte kaldı yeni şeyler söylemek gerek cancağızım' deseler de biz sosyalistler tumturaklı lafların arkasına sığınarak asla oportünizm yapılmaması gerektiğini savunuyoruz. Yapanları da ideolojik olarak sapma hareketler olarak görüyoruz.

Ki işçi sınıfının yüce öğretmeni Lenin, terör eyleminin devrimcilik ve sosyalistlikle ilişkisi olduğunu düşünmüş olsaydı hiç kuşkunuz olmasın ki, Çarlık Rusyası döneminde terör eylemleriyle ortalığı kana bulayan Narodnikleri mahkum etmez, bu örgütün yapmış olduğu eylemlerden övgüyle söz ederdi. Aksine Lenin'in bu örgütle ilgili olarak söyledikleri çok ağır eleştirilerdir. Bu yüzden de bu örgütü Lenin Halk düşmanı olarak nitelemektedir. Dahası bu grup her fırsatta Ekim Devrimi'nin karşısında yer almaktan da çekinmiş değildir. İşte bu yüzden Lenin'de 1894 yılında yazdığı Halkın Dostları Kimlerdir ve Sosyal-Demokratlara Karşı Nasıl Savaşırlar? isimli broşürde Narodnikleri ağır biçimde eleştirdi.

Dolayısıyla adı ister TAK olur ya da başka bir şey bu tür yapılar küçük burjuva örgütleri olup her fırsatta terör eylemini seçmiş olmaları da bir rastlantı olarak görülmemelidir. Çünkü küçük burjuvalar hareketin yükseldiği dönemlerde mücadele yanlısı oldukları gibi yenilgi dönemlerinde ise hem dönekliğe hem de intihar eylemlerine yatkındırlar. Bu yüzden de bu konuyu kendilerine sosyalist/komünist denen yapılarla ciddi bir şekilde tartışmak isteriz.

Bu olaylarla ilgili işin bir de iktidar cephesi var. Bir iktidar düşünün ki, terör örgütleriyle canciğer kuzu sarması olmuş. Askerler bile bu politik yönlendirim nedeniyle IŞİD'la sınır Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan habere göre akıl almaz ilişkiler sürdürüyor, ilişkiler sırasında yapılan telefon konuşmalarının tapeleri savcılık dosyalarına girmiş sonra da her ne hikmetse dosyanın ilgili savcısı olayı terör kapsamında değil de kaçakçılık kapsamında değerlendirerek Gaziantep Savcılığı'na dosyayı havale etmiş. Eh böylesi bir alavere dalaverenin olduğu ilişkiler zincirinde terör eylemlerinin rahatlıkla yapılabiliyor olmasının gerçekten de anlaşılmayacak bir yanı yoktur.

Uzatmayalım, AKP iktidarı ve Recep Tayyip Erdoğan'ın iradesi ile yürütülen politika yüzünden her şey ters yüz olmuştur.

Ne hazindir ki, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar Suudi Krallığından sonra bu kez de varlıkları bile insanlık açısından suç teşkil eden iki ülkeye gitmiş. Bunlar Küvet ve Katar. Şimdi de Suriye'de AKP iktidarı yeni bağlaşıklar arıyor. Bu bağlaşıklar da şimdilik bunlar. Ayrıca kısa süre önce ağır eleştirilerde bulunulan Mısır bile yeni bir bağlaşıklık kurulup Suriye'ye karşı hareket düzenlenmesi yolunda çabaların içine alınmış.

Görüldüğü gibi AKP iktidarı tam anlamıyla ne yaptığını bilmeyen Türkiye'nin başına her an çorap dolayacak politikaları ısrarla sürdüren bir iktidar olup bunların bir an önce iktidardan uzaklaştırılmaları yönünde geniş çaplı bir çalışma yürütülmeli, bunların terörü bahane ederek güvenlik amacıyla girişecekleri antidemokratik tutumları kesinlikle boşa çıkarılmalıdır.

Yoksa bunların her şehir için güvenlik konsepti diye açıkladıkları şey faşist anlayışın yaşama geçirilmesinden başka bir şey olmayacaktır.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA