turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ÇAP ve ÇAPSIZLIK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKANI)

25 ŞUBAT 2016

Sizler öyle çapsızsınız ki, söylediklerinizin hiçbir insani değeri yok. Gece İstanbul'da sokağa çıkan genç kıza tecavüzü; "o saatte dışarı da ne arıyordu" diyerek meşrulaştırmak istediniz. Kayseri'de 17 yaşındaki çocuğumuza öğretmeninin tecavüzünü salt öğretmen sizin görüşlerinize yakın düşüncesiyle üstünü örtmek istemeniz yetmiyormuş gibi yaşana acı olayın yükünü Cansel B. K. Kızımızın üstüne yıkarak nasıl bir eğitimci olduğunuzu göstermiş oldunuz. Dediniz ki çocuğumuza; "ailene biz mi söyleyelim, yoksa sen mi anlatırsın."

Siz ve sizin gibiler neresinden tutulsanız her bir parçanız elde kalıyor. AKP iktidarı iş başına geldiği günden beri eğitimde görülmemiş zihniyet değişikliği yaşanıyor. AKP eğitimci değil de kendilerinin kötü kopyalarını birer birer köşe başlarına yerleştirerek ülkenin yaşamını çağdışı bir yola sürükleyerek kontrol etmek istiyor. Bu nedenle de yaşamımızın doğal akışı yaşamın her alanında bozulmuş durumda.

Yine basına yansıdığına göre bu kez de Tarsus'ta 16 yaşında B.K.'ya o kula geç geldiği için okulda görevli müdür yardımcısı M.E.Y. tarafından okula alınmadı. Öğrenci B.K.’de müdür muavinine “devamsızlığının olduğunu bu yüzden hastaneden rapor getirebilirim” dedi. Bunun üzerine 'ailen gelsin' cevabı alan öğrenci, emniyette verdiği ifadesinde müdür muavini M.E.Y.’nin bacaklarına bakarak “Sen bu bacaklarla otobana çık” sözleri karşısında şoka girdiğini söyledi.

Görüldüğü gibi çapsızlığın daniskasının yaşandığı bu olayda gösteriyor ki, eğitim kurumlarımız tam anlamıyla iflas etmiş bulunuyor. AKP zihniyetinin dışarıya yansıyan suçlarının birisi bitmeden bir diğerinin ortaya çıkıyor olması öyle yenilir yutulur cinsten değil. Bu yüzden 14 yıllık AKP iktidarı döneminde kadınlara yönelik şiddet ve öldürme olayları tavan yaptı.

Yine öğrendiğimize göre, Zeytinburnu Belediyesi tarafından sözüm ona sahneye bir oyun konmuş. Oyunda babayı aldattığı savlanan annenin çocukları tarafından öldürülmesi mesajı veriliyor. Sahnede silahlar patlıyor ve çocuklarımıza verilmek istenen mesaj ise görüldüğü gibi akıldışı ve kabul edilemez. Bu oyunun yazarı ise Necip Fazıl Kısakürek sanat ödüllerinde Recep Tayyip Erdoğan'ı yürüyüşünü överek sahneye davet eden kişi.

Bir de İzmir'de Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret ettiği savıyla karısının sözlerini kaydeden ve savcıya suç duyurusunda bulunup boşanmak isteyen koca var. İnsan böylesi bir olay karşısında irkilmeden yapamıyor. Düşünüyorum ki, bu tür girişimleri göze alan birisi için şiddet peynir ekmek gibi bir şeydir. Bu yüzden de kimse ama kimse çağ dışı anlayışlara boyun eğip bu tiplere pabuç bırakmamalıdır. Bırakmamalıdır çünkü bu tür davranışlar gerçekten de daha acı olaylara da sahne olabilir.

Dolayısıyla şiddete uğrayan ve saldırı sonucu yaşamını yitiren tüm kadınlarımızın öykülerinin üstü örtülmemelidir. Olup bitenler tüm yönleriyle araştırılmalı ve gün yüzüne çıkarılmalıdır ki, böylesi sonuçlara sebep olanlardan hiç kimse yakasını kurtaramasın. Ve zaten böylesi şiddet eylemlerinin alt yapısını ise iktidar her fırsatta örmekte, suçun maddi koşullarını hazırlamaktadır.

Bu iktidarla birlikte eğitimciler bir kenara itilmiş, onların yerini ise İmam Hatip çıkışlı kimseler eğitimci olarak almışlardır. Bu nedenledir ki, Milli Eğitim Müdürleri kolaylıkla okullara birer yazı göndererek çocukların anaokulları yerine Kur'an kurslarına gönderilmelerini isteyebilmektedirler.

İşte bu zihniyetten ortaya başka bir sonucun çıkacağını beklemek ise ham hayalden öteye gidemez.

Bu yüzden de diyebiliriz ki AKP iktidarı ile birlikte toplumda var olan ne kadar iyi değerlerimiz varsa bir bir ortadan kaldırılmıştır. Doğanın katledilmesi de, toplumda demokratik ortamın ortadan kaldırılması da, savaş çığlıkları da hem ama hep aynı zihniyetin sonucudur ki, kurtuluşa giden yolda AKP iktidarının varlığına son vermek en önemli demokrasi görevlerimiz arasında görülmeli ve kuvvetlerimiz demokrasi ve Türkiye'nin demokratikleşmesi için mücadele eden güçlerin arkasına yığılmalıdır, o kadar…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA