turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


YANLIŞ HESAP

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKANI)

26 ŞUBAT 2016

Ne garip değil mi? Erdem Gül ve Can Dündar tam 92 gündür Silivri cezaevinde tutukluydu. Tahliye istemi için başvurmaları gereken bütün mahkemelere başvurdular. Son olarak da Anayasa Mahkemesine başvurarak kendilerine karşı hak ihlali yapıldığını dile getirerek serbest bırakılmalarını istediler. Anayasa Mahkemesi'nin ilgili biriminde Erdem Gül ve Can Dündar'ın istekleri görüşüldü ve bir karara varılamadı. Dosya 17 kişilik Anayasa Mahkemesi üst kuruluna gönderildi.

Burada konu ele alındı ve 2 üyenin katılmadığı 3 üyenin hak ihlali yok tutuklulukları devam etsin yönünde oy kullandığı 12 üye ise hak ihlalinin olduğu yönünde oy kullandı ve ortaya çıkan durum sonrasında ise her iki gazeteci de dün gece serbest bırakıldı.

Anayasa Mahkemesi'nin kararına karşın yine de ilgili mahkemenin tahliye edip etmeyeceği yönünde hemen herkeste bir kuşku vardı. Kuşku vardı diyorum çünkü olağan işlerlik yargıda bozulduğu için şöyle olur demekte sanıldığı kadar kolay değildi. Sonuçta ilgili mahkeme gazetecileri tahliye etti ve ortalık sevgi seline döndü. Birçok önemli kişi konu ile ilgili görüşlerini dile getirirken "her şeye karşın yine de ülkemizde yargıçlar var" diyerek söze başlıyor ve ortaya çıkan durumun yorumunu yapıyorlardı.

Bütün bunları düşünüyorum da olması gerekenler olduğu zaman bile şaşkınlık ve sevincimizin birbirine karışması karşısında diyecek söz bulamıyorum. Acaba ne olmuştu da yaşadıklarımız bu denli bizi şaşırtır hale gelmişti? Ne olmuştu da hukukun nesnelliği ve maddi kanıtlara önem verilmesi gerekirken tam tersi olmakta ve yargıçlar siyasi iktidarın isteği doğrultusunda davranarak kararlarına gölge düşürmekteydiler? Neler yaşamıştık ki, bugüne kadar siyasi iktidarın yargı üzerindeki etkisi değişmiş, hatta gerçekler apaçık ortadayken kimi yargıçlar iktidarın konu ile ilgili yaklaşımını kararlarına dayanak yapmaya kalkışmışlardı?

Erdem Gül ve Can Dündar, nihayetinde bütün dünyanın bildiği MİT TIRLARI ile ilgili haber yapmışlar ve doğrudan Recep Tayyip Erdoğan'ın hışmına uğrayarak casus sayılıp Silivri'yi boylamışlardı. Bir başka deyişle görevleri gazetecilik yapmak ve haberleri kamuoyuna duyurmak olan Erdem Gül ve Can Dündar fincancı katırlarını ürkütmüş ve ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle haklarında dava açılmıştı.

Aynı nedenlerle tutuklanmış olsam ve tahliye edilseydim acaba bende yargı ile ilgili bu kadar hayırhak sözler eder miydim bilemiyorum. Gerçi insan içerden çıkınca bir sürü karmaşık duyguları bir arada yaşıyor. Sanki can düşmanlarınla bile helalleşmiş gibi bir duygu çöküyor insanın üstüne ki, dilinle aklın ve yüreğin arasında bu yüzden gidip geliyorsun. Kimseye diyecek bir sözün yokmuş, yaşam o an başlamış gibi bembeyaz bir sayfa açılıyor önüne.

Erdem Gül'ü dinlerken kafamın içinden kaç kez cezaevinin önünde aynı duyguları yaşadığım geldi aklıma.

Ahmet Kaya'yı anarak ve de onun "Keşke olmasaydı sonumuz böyle" sözünden esinlenerek keşkesini yinelerken Erdem Gül'ün tertemiz insanlığını bütün çıplaklığı ile görür gibi oldum da inan çok duygulandım çok.

Erdem Gül ve Can Dündar için basında dile getirilenleri düşündükçe her yere kapılanmış ne yüreksizler ve vicdanın v'si kendilerinde olmayanları bir bir anımsadım ve gerçekten de kahırlandığımı söylemeliyim.

Bugünkü gazetelere şöyle bir baktım ve sevinenleri de hâlâ kapkara bir yürekle hayıflananları da görünce öfkem bir kez daha kanatlandı. Star Gazetesi Ankara Temsilcisi ve AKP Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, MİT TIR'ları haberi nedeniyle 92 gündür tutuklu olan gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül'ün AYM tarafın 'hak ihlali' kararını vermesinden sonra sosyal medya hesabından ilginç bir paylaşımda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın fotoğrafını twit atan Tayyar paylaştığı gönderisine 'Allah yardımcısı olsun...' dedi.

Ne diyelim, Tayyar doğru söylemiş.

Gerçekten de yaşananlar için bir muhatap varsa o da Recep Tayyip Erdoğan'dır.

Gerçekten de Erdoğan'ın Allah yardımcısı olsun…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA