turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


GELDİK BUGÜNE

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKANI)

2 MART 2016

Anayasa Mahkemesi'nin kararı ile ilgili Recep Tayyip Erdoğan'ın, AYM'nin kararını tanımıyorum da uymuyorum da demesinin arkasından tartışmalar daha da bir hız kazandı. Önce AKP saflarından gelenlere değinelim.

Bekir Bozdağ Adalet Bakanı'dır, onun sözleri geldiğimiz noktayı en açık şekilde açıklamaktadır. Bekir Bozdağ, AYM'nin "hak ihlali" kararı için, "Bu karar Anayasa ve yasa ihlalidir. Mahkemeye ve yargı görevi yapanlara baskıdır" dedi.

AKP milletvekili Metin Külünk, "AYM Anayasal meşruiyet altında Milletin egemenlik Hakkı'nı gasp ediyor.
Yeni Anayasa sürecinde AYM'nin varlığı tartışılmalıdır" dedi.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurulmuş ise Recep Tayyip Erdoğan'a sahip çıkarak, "Düşüncelerini açıkladı" derken, saraysa tam tersini söyledi.

Sabah Gazetesi; "AYM'de iddia bile okunmadı" başlığını attı.

Star Gazetesi daha seviyesiz bir başlık atarak; "Sen kime kandın Zühtü?" başlığını kullandı.

Akit Gazetesi ise AYM'ye dışarıdan destek geldiğini ileri sürdü.

Muhalefetten gelen sesler doğal olarak yerinde bir yaklaşımdı ve haritayı pusulayı şaşırmış olan AKP'lilere anlamlı yanıtlar niteliğindeydi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, konu ile ilgili olarak Recep Tayyip Erdoğan'ı sert bir şekilde eleştirirken; "Sen kimsin" diye sordu.

Mecliste konuşan CHP G. Antep Milletvekili Akif Ekinci ise dört grubun bir heyet oluşturarak Recep Tayyip Erdoğan'ı psikolojik tedavi olması için harekete geçmesini söyler söylemez mecliste kıyamet koptu ve AKP'lilerin kendisini saraya göstermek isteyen milletvekilleri CHP'lilerin üzerine yürüdü.

Bu örnekleri çoğaltmanın yararı yoktur. Zaten her şey gün gibi ortadadır ve Recep Tayyip Erdoğan ve AKP'lilerin amaçlarının ne olduğunu göstermesi açısından da ders verici birer hikmet sayılacak davranışların Türkiye gündemine aymalaçık oturmasıdır.

Yalnız, bir konuyu belirtmeden geçmek olası değildir. Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, çıkmış bu ortalığı tozu dumana katan tutumlar için gayet soğukkanlı bir şekilde Anayasa Mahkemesi'nin kararlarının herkesi bağladığını dile getirerek celallenenlere yargının vermesi gereken yanıtı vermiştir.

Peki, AYM'ye bu saldırıların eskilerin deyimi ile esbabı mucizesi nedir?

Konu zaten ilgililerce dışa vurulmuştur. Bizzat Recep Tayyip Erdoğan kendi partisine verdiği talimatta, 330'u bulmasını ve anayasa değişikliği ve başkanlık sistemini halk oylamasına götürmesini bildirmiştir.

Bugün bu konu bu denli ateşli tartışılıyorsa ki tartışılıyor, tartışılacak Recep Tayyip Erdoğan ve AKP kendi ayaklarına dolaştığını düşündükleri yargıyı hepten işlevsiz kılmak istemelerindendir. Böylece halk oylaması için TBMM'de 330 oy bulunursa, sonrasında yapılacak, bütün özgürlüklerin önü kapatılarak ve görülmemiş bir baskı yoluna gidilerek halk oylamasının sonucunun lehlerine çıkması sağlanır ve istenilen amaca da böylelikle ulaşılmış olunacak.

Burada hiç kuşku yok ki, AKP'yi ve AKP iktidarını ülkemizde demokrasinin olmazsa olmaz öznelerinden biri olarak sayamayız saymıyoruz da. Çünkü AKP, Recep Tayyip Erdoğan'ın tek kişilik sultasına ölümüne zemin hazırlamakta onca belirtilere karşın Ahmet Davutoğlu da özgür bir irade sergilemeyip TBMM'nin onuruna sahip çıkmaktan çok ama çok uzak davranmaktadır.

Sonuç; bu tür davranışlar ölümcül bir hastalığın belirtileri olup faşist diktatörlüğün ta kendisidir ki, onurlu insanlık ne kendisine yapılan zulmü sineye çekebilir ne de başkalarına…

Madem onlar her türlü demokratik ortamı zehirlemek için bu kadar kararlıdırlar, buyursunlar yapsınlar. Bizlerde hep birlikte;

EL Mİ YAMANMIŞ, BEY Mİ görelim…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA