turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


8 MART

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKANI)

8 MART 2016

Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü. Evet, bu günün önemi, şanı şerefi üzerinde durmanın gereği yok. Yok, çünkü dünden bugüne kadınlar önemli mevziler yitirmişler. Hele de ülkemizde geriye gidişin AKP iktidarıyla birlikte daniskası yaşanmış. Kadın işçiler hep horlanmış ilk fırsatta onlar kapının önüne konulmuşlar. Çalışma yaşamında sömürülmüşler, paylaşılan yaşam içinde sömürülmüşler. Yetmemiş, ölümün soluğunu hep enselerin duyumsamışlar. Baba, kardeş, eş şiddeti görüp yaşamlarından olmuşlar. Özgürlükleri ellerinden alınmış. Din ulemaları kadının insan olup olmadığı üzerinde görüşler ileri sürerek kadınların yaşamına bir çentik daha atmışlar. Din adına kara çarşaflar giydirilmiş, başlarına türbanlar takılmış. Bir türbanlı kadın mikrofondan Recep Tayyip Erdoğan'a diyor ki;

"Allah benim ömrümü alsın senin ömrüne eklesin."

Kadınlar coplanıyor, üzerlerine basınçlı su sıkılıp gazlanıyorlar. Analar ağlıyor. Gün geçmiyor ki bir yakınını yitiren anneler bağırlarına taş basmasınlar. Savaş onları vuruyor. Onlar din adına köle pazarlarına sürülüp para karşılığında alınıp satılıyorlar. Ve insanlık Nazım'ın büyük insanlık dediği insanlık susmayı sürdürerek işlenen suça ortaklık ediyor.

Ülkemizde duyarlı kadınlar hak arayışı için meydanlara akıyor. Hemcinslerine gösterilen zalimliğin hesabını sormak için büyük bir özveri gösteriyorlar. Ancak buna bile tahammülü olmayan iktidar üzerlerine polisleri sürerek kadınlara şiddet uygulamaktan çekinmiyorlar. Kimi polisler; kadınlara; "siz gidin de erkekleriniz gelsinler" diyerek efelenmeye çalışıyorlar. Kadınlardan ve Aileden sorumlu bakanlıkta önemli yerlerde kadın yok. Bir tek kadın bakan var onun da dünya görüşü kadınları hiçe sayan bir dünya görüşü.

Kadınlar 1800'lü yıllarda ne yaşıyorlarsa yine aynısını değişik ülkelerde yaşamaya devam ediyorlar. Çalışma yaşamları insani olmadığı için kadınlar her türlü yaşamsal tehlikelerle karşı karşıyalar. Yangın çıkıyor onları vuruyor, fabrikalarda gerekli iş güvenliği alınmadığı için olası bir iş kazasında ilk yaşamlarını yitirenler onlar. Koskoca İstanbul'da bir sel felaketinde bile minibüsün içinde boğulan kadınlar oluyor.

Ekonomik ve savaş nedeniyle yerlerinden yurtlarından kovulan kadınlar zorunlu göçün getirdiği tüm zorlukları öncelikli olarak yaşamak zorunda kalıyorlar. Dünyanın gelişmiş ülkeleri kadınların gerçek kurtuluşu için kıllarını kıpırdatmazlarken, kadınlara ışıklı dünyalar sunarak onları hayal dünyasına itiyorlar. Fuhuş; kapitalist dünyanın en çok para kazandığı alanlardan biri. Kadınlar alınıp satılarak denizaşırı ülkelerde pazarlara sürülüyorlar.

Kısacası günümüzde de kadınların adı yok.

İşte burada durmak gerekiyor. Çünkü bütün insanlığın tek kurtuluş seçeneği olan sosyalizm, sömürü çarkını kıracak ve insanların gündüzlerinde sömürülmediği, gecelerinde aç yatmadığı bir dünyanın kurulmasını sağlayacak. Yaşam içinde kadın olmaktan kaynaklı sömürüyü de ortadan kaldıracak olan sosyalizm olduğu için kadınların kurtuluşu da ancak ve ancak sosyalizmle sağlanacak.

Bu gerçekler ışığında on yıllardır savaşım veren sosyalistler, konunun duyarlılığının yüksek derecede ayırdında olan kesimlerdir. Bu yüzden de buradan bir kez daha ilan etmek isterim ki, kadın haklarıyla ilgili sermaye düzeninin bölücü yaklaşımları karşısında bütün kadınları uyanık olmaya çağırmak boynumuzun borcudur. Boynumuzun borcudur, çünkü kadın patron olduğu gibi, kadın emekçiler olduğunu da unutmamak gerekiyor.

Ve BM'de ismi değiştirilerek 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ denilmesi de bir amaca hizmetti.

Bizler bu amacı gördüğümüz için bu yaklaşımı kabul etmiyor, Klara Zetkin'lerin anısını bir kez daha yineliyoruz.

YAŞASIN 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA