turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BATTIKÇA BATMAK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKANI)

9 MART 2016

AKP zihniyeti battıkça batıyor. Muhafazakâr zihniyetin gerçek hali budur zaten. Oysa bizim ülkemizde dandik bir yorumlama uydurulur sonra da bu dandik yorumlama matah bir şeymiş gibi kabul edilerek muhafazakârlık sahiplenilir. Bu yüzden de kimse bu sözcüğü kendileri için bir sıfat olarak alanlara kanmamalı, muhafazakâr anlayış iciğine ciciğine eleştirilmeden geçilmemelidir. Sözcüğün Türkçe karşılığı Tutucu demektir. Tutucu bir kafanın insanlık için iyi ve olumlu şeyler ortaya koymalarına inanmak için basbayağı ya yobaz olmak gerekir ya da hinliğin doruklarında gezinmek.

Bakın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı konuşmada Recep Tayyip Erdoğan nasıl bir yorum yapmış?

"Benim için kadın annedir, bence kadına en büyük zararı, hayatı ekonomik özgürlük parantezine mahkum eden anlayış vermiştir."

Bu kişi öyle sıradan bir kişi değildir. Beğenelim, beğenmeyelim Cumhurbaşkanı koltuğunda oturmaktadır. Bu yüzden de bu muhteremlerin nasıl bir Türkiye özledikleriyle ilgili olarak söylenen bu sözler gerçekten de ibret verici sözlerdir.

Öyle ya kadın evinde oturacak, gıkını bile çıkarmadan her denilene uyacak ve atlayıp mikrofona; "Allah'ım benin hayatımdan al Recep Tayyip Erdoğan'a ver" diyecek ki, üzerine ne büyük özveri düştüğü görülsün.

Erdoğan'ın çarpıcı sözlerinden sonra bu kez de bindiği arabada muhafazakârlık göstermeyen fakat iş sosyal yaşamın düzenlenmesine gelince sınır tanımayan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez de öyle muhafazakâr sözler etmiş ki, gelin de bunlara haddini bildirmeyin nasıl bildirmeyecekseniz. Bizde öyle düşündük ve Görmez'in sözlerine bodoslama bindirme yapmaya karar verdik. Peki, yeni ne safsatalar dile getirmiş Diyanet İşleri Başkanı Görmez bir bakalım: Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Bakanlar Kurulu'na yaptığı sunumda medreselerle ilgili taleplerde bulundu. Görmez, "Medreseler legal olmalı, bir kısmını Kuran kursu yaparak legalleştirdik" dedi…

İşte böyle değerli yurttaşlar, bugün bu kurum tam anlamıyla gericiliğin hizmetine geçmiş ağzına kadar muhafazakârlarla dolu bir kurum olup sözüm ona Cumhuriyetin bir kurumu niteliğindedir. Oysa gerçek hayat asla affetmiyor. Eğer siz gerçek yaşamla çelişen bir kurumu insanlara hizmet etsin diye görevli kılarsanız işte o kurum değil insanlara hizmet, insanlık düşmanı gericiliğe hizmet eder o kadar.

Erdoğan'ın incileri bitmiyor. Neymiş efendim; muhterem 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla konuşmuşmuş da terör örgütlerinin kadınları kullandığını söylemiş. Aslında bu sözlerin hiç mi hiçbir anlamı yok. Yok, çünkü kadınların büyük bir bölümünü aslını ararsanız dinci terör örgütlerinin ve muhafazakâr kılıklı dinci yapıların kullandığını görürsünüz ki, örneği saymakla bitmeyecek kadar çoktur. Bu yüzden de bu sözlerin söyleniş amacı bilinmelidir ki başkadır. Başkadır çünkü bu sözler kadınları sosyal yaşamın içinden koparıp almayı amaçlamaktadır. İşte bu yüzden de bilinçli bir şekilde Erdoğan kadınların sosyal yaşamın dışına itilmesine gerekçe olacak sözler söylemektedir.

Baksanız ya, Medreseler yasakmış ama Diyanet bu yasağın arkasından dolanıp Kur'an kursları adı altında bir kısmını legalleştirivermiş. Bu sözler suç amaçlı dinci bir terör örgütüne ait olmayıp Türkiye Cumhuriyeti'nin bir kurumunun başında bulunan bir zata aittir.

Bilmem şimdi bu muhafazakârlık denilen şey neymiş anladınız mı?

Anlamadıysanız; AKP'nin 14 yıllık iktidarı döneminde neleri legalleştirdiğine iyi bakın ve de tepedekilerin söylediklerinin ve yaptıklarının izlerini sürmeye devam edin.

İnanın bu yolun bir gün "kadınlar insan mıdır, değil midir" tartışmasına çıkacağını göreceksiniz.

Bizden söylemesi…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA