turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ANKARA'DA TERÖR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKANI)

14 MART 2016

Dün akşam, saat 18.30 gibi partiden çıktık. Metrodan geçip Demirtepeye doğru yürüyorduk ki. Güven Park'ın önündeki duraklarda korkunç bir patlama işittik. Sonrası anlatılacak gibi değildi. Herkes bir başka yöne koşuyordu ki, bu denli büyük bir panik karşısında doğrusu çok şaşırdım. Oysa böylesi durumlarda insanlardan beklenen şey soğukkanlılıklarını korumalarıdır ki işte bu yok. Herkes gibi oradan uzaklaşamadık. İçim acı doluydu ve bir şey yapamayacağımı da bile bile oradan ayrılmak istemiyordum. Çünkü bizim yanımızdan ayrılan daha 17 yaşında bir delikanlı da o duraklara yürümüştü. Oradan ayrıldığımda patlamanın üzerinden epey zaman geçmişti geçmesine de cankurtaranların hâlâ biri gelip biri gitmekteydi. Yanımızdan ayrılan delikanlımızın bizde telefonu yoktu, üstelik de soyadını da bilemediğim için Sağlık Bakanlığı'nın 184 telefonunu da arayamadım.

Olay her yönüyle korkunçtu. Orada yaralanan ve yaşamını yitirenlerle ilgili duyduğum acıyı anlatamam, bütün gece gözlerimin önünden patlama anı ve sonrası görüntüler gitmedi. Yaşamını yitiren ve yaralananlar ister tanıdık olsunlar, ister olmasınlar o an itibariyle sizin canınızın birer parçası haline geliyorlar. Dolayısıyla kime öfke duyacağınızı, kimden bu işin hesabını sormanız gerektiğinin kestiremez hale geliyorsunuz. Sonra bu anlık öfkenin dumanı usul usul üstünüzden dağılıyor ve ilk belirgin düşünceleriniz şöyle oluyor.

Bu katliam eylemini düzenleyen kim ya da kimler ya da hangi örgütten olurlarsa olsunlar hiçbir ikircikliğe kapılmadan onları insanlık düşmanı birer hain olarak niteliyor ve hesap sorulması gerektiğini düşünüyorsunuz.

Sonra ülkemizin bu noktaya adım adım nasıl getirildiğini sorguluyor ve asıl bilinmesi ve hesap sorulması gerekenin bu olduğunun açık bir şekilde ayrıntısı gözlerinizin önüne seriliveriyor.

Tam 14 yıldır ülkemizin yöneltilmesinde söz sahibi olan bir AKP iktidarı var. Bu iktidarın özellikle dış politikası öyle hayali öyle akıl almaz politikalar ki, rüzgâr ekenin fırtına biçmesi ile kıyas götürmez bir benzerliği var. Yani Komşumuz Irak'ta ve Suriye'de emperyalist dünyanın sergilediği oyunların Osmanlı düşü görülerek tam anlamıyla bir parçası olunmuş, özellikle Suriye'de ne kadar terör örgütü varsa onlarla ilişkiler kurularak olarak kucak açılmış, Türkiye'de toplantı yapmalarına izin verildiği gibi her türlü lojistik destek de sunulmuştur.

İşte bu terör örgütlerinin Suriye'de işlediği katliamların haddi hesabı olmadığı gibi Suriye kentleri de bu insanlık düşmanı örgütler tarafından yerle bir edilmiştir. Dolayısıyla Büyük Ortadoğu Projesi anlamında eşbaşkanı olarak görev yaptığını açıklamış olan Recep Tayyip Erdoğan'ın izlediği politikayı hiç ama hiç gözardı etmemek gerek.

Bu yanlış politika sonrasında belli olan birkaç terör eylemi ne söylemek istediğimizi açık bir şekilde ortaya koymuştur. Reyhanlı patlaması ve sonrasında harabeye dönen kent ve onca ölü ve yaralı, Suruç'ta canlı bomba eylemi ve onca yitirdiğimiz can, Ankara Gar önündeki canlı bomba eylemi ve 102 insanımızı yitirmemiz bunların hepsi AKP'nin kendine yakın gördüğü Suriye'de faaliyet gösteren terör örgütlerince yapılmıştır. Ankara Merasim Sokaktaki eylemi ise PKK'nın bir kolu olan TAK üslenmiştir.

13 Mart günü Atatürk Bulvarı Güven Park önündeki saldırının failleri ise açıklanmış olmamasına karşın ibre yine PKK'Yı işaret etmektedir.

Biz sosyalistler böyle bir eylemin kim ya da kimler tarafından yapılırsa yapılsın insanlık suçu olduğunu söylüyor hiçbir tereddüde meydan vermeksizin şiddet ve nefretle kınıyoruz. Bu olayla ilgili hayırhak açıklamaları da hangi neden ileri sürülerek amalı yaklaşımlarla savunulmaya kalkışılırsa kalkışılsın kesinlikle karşısında olduğumuzu açıkça ilan ediyoruz.

Sonuç olarak dünkü Ankara 'da girişilen eylemi gerçekleştirenler neyi savunurlarsa savunsunlar, neyi ileri sürerlerse sürsünler halk düşmanıdırlar, bunlara hak ettikleri ceza mutlaka verilmelidir. Ancak bu suçun diyebiliriz ki %80'i de iktidarın suçudur bu iktidardan da gerekli hesap mutlak sorulmalıdır. Çünkü gerek Suriye'ye yönelik politikanın, gerekse PKK ile ilgili yürütülen politikaların siyasi sorumlusu bilinmelidir ki Recep Tayyip Erdoğan ve AKP iktidarıdır.

Saat 10.45 bizden ayrılıp durağa giden delikanlı partiye geldi.

Sevindik ama bu sevinç öyle bilinen bir sevinç değildi…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA