turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ADI SEHERMİŞ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKANI)

15 MART 2016

Adı Sehermiş. Bir de üniversite öğrencisiymiş. Onca zamandır da aranıyormuş üstelik. 13 Mart Pazar günü saat 18.45 sıralarında bir de yanında adı Özgür olan ama Özgür ismi kendisinde eğreti duran biri varmış. BMW marka otomobille birlikte dalmışlar durakta bekleyenlerin arasına ve her şey bir anda havaya uçmuş. Kulakları sağırlaşmış, farklı öyküleri olan değişik yaşlarda onca insanımız canlarından olmuşlar, yaralanıp hastaneye kaldırılmışlar. O sırada Kızılay'daydım ve olay yerinin yakınından bir grup arkadaşla geçiyordum. Üstelikte daha 17 yaşında bir çocuğumuzu o tarafa doğru uğurlamıştık. Öyle büyük öfkeye kapıldım ki, öfkemi söze dökmemin olanağı yok. Acaba böyle bir eylemi bir örgüt nasıl yapabilir? Ya da kendisine bu tür bir eylem yapması söylenen kişi nasıl olur da böyle bir eylemi içselleştirip yaşama geçirebilir?

Ülkemizde ve dünyada yıllardır ölüme ve öldürmeye methiyeler düzen örgütler var. Bunların önemli bir bölümü de sol görüşe yakın yapılar. Dikkat ediniz, sosyalist demiyorum bilinçli olarak sol diyorum, çünkü sosyalist görüşlere sahip hiçbir örgüt ya da kişi böyle bir eyleme karar vermez, böyle bir eylemi yapanlara da alkış tutmaz. Ancak ortada bir sakatlık var. Bu tür eylemler kendilerine sol ya da sosyalist diyen bazı örgütler tarafından mahkum edilmediği hatta yerine göre övgüsü bile yapıldığı için bazı yapılar bir tür eylemleri olağan görmeye başladılar. Öyle ki, bu eylemleri yapanların sıfatları bile vardır. Kartaldırlar, şahindirler vs.

Ancak işin içyüzü hiçte sanıldığı gibi değildir. Bu tür eylemleri daha çok umudunu yitirmiş olanlar gerçekleştirir. Hiçbir çıkış yolu kalmayanların yolu yöntemidir de diyebiliriz. Geçenlerde Kandil'den bir açıklama yapan PKK üst düzey sorumlularından birisi; hendek kazılan ilçelerin bu hale getirilmesini kastederek; "devletin bu kadar acımasız olacağını bilemiyorduk" demiş. İşte bu kadar sığ bir ideolojik donanım sahibi olunursa olacağı da budur. Böylesi bir anlayışın sahibi kimseler şöyle düşünürler; madem onlar bizi öldürüyorlar bizde onları hiçbir ayrım gözetmeksizin öldürelim. Terör eyleminin insanlık suçu olduğunu söylediğinizde de bazıları bin dereden su getirerek akıllarınca savunurlar. Böyle bir duruma nasıl düşerler bilemiyoruz ama böylelerini bizler çok gördük çok. Türkiye Sosyalist İşçi Partisi olarak HDP'ye oy vermedik, vermeyiz de, çünkü HDP ve bileşenlerini oluşturan sol yapılarda sol ve sosyalizm adına akıl almaz sorunlar var. Bu sorunlar yüzündendir ki, bugün bu noktaya gelinmiş durumda. Daha bir ay bile olmadan ikinci eylem PKK'lılarca gerçekleştiriliyor. İkisi de suçsuz günahsız insanları hedef almış. İlk eylemde ölen teröristin cenazesine katılan HDP milletvekilinin övücü sözleri karşısında kanımız donmuş, böyle bir şey olamaz diye düşünmüştük. Ancak HDP'de ve bu partinin çevresinde kümelenmiş olan sol örgütlerin konu ile ilgili gıkları bile çıkmadı. İçlerinden biri çıkıp da kimliğini açık açık ortaya koyarak eleştirmedi bile. Bazı mırıltılar olduğunu biliyoruz elbette ama akıllarını ve iradelerini PKK'lılara teslim etmişlerden yerinde bir çıkış beklemekte olası değil aslında.

Buradan sormak hakkımız diye düşünüyor ve diyoruz ki; 17 Şubat ve 13 Mart günü Ankara'da patlatılan canlı bomba eylemi ile ilgili olarak açık açık ne diyorsunuz? Hem öyle amma velakin diyerek değil, bu eylemlerin arkasında duranları da hedef alan bir açıklama yapabilecek misiniz? Gerçekten de bekliyoruz. Adında sosyalist komünist pek çok sıfatlamalar olan hatta bununla da yetinmeyip işçi sınıfının yüce önderi Lenin'in L'sini kullanarak bu tür politikalara bağlı olanlara söylüyoruz söyleyeceğimizi. Siz bilmez misiniz ki, Lenin bu tür terör eylemini karşıdevrimcilikle eş tutar?

Bugün yine bir karmaşa içindesiniz. AKP iktidarı ile onca pazarlığınız oldu. Yerine göre AKP'ye ve Recep Tayyip Erdoğan'a sahip bile çıktınız. Reyhanlı patlaması sonrası Selahattin Demirtaş'ın söylediklerini unutmuş değiliz. Demirtaş o zaman kimin arkasında olduğunu söyledi? Ya da Abdullah Öcalan kaç kez AKP iktidarını ve Recep Tayyip Erdoğan'ı kurtardığını söyleyecek de sizlerin de aklı başına gelecek?

13 Mart 2015 günü gerçekleştirilen eyleme benzer daha kaç eylem gerçekleşecek de sizlerin aklı başına gelecek? 1 Haziran ve 1 Kasım seçimleri sırasında vagonlar dolusu palavralar sıkıp neler söylemediniz neler… Şimdi suskunsunuz, ya da ne bileyim ne sahip çıkacak cesaretiniz var ne de eleştirecek. Aslına bakarsanız olup bitenlerin farkında bile değilsiniz. Bir yerlere övgü düzmeyi ikbal bellemişsiniz. Buyurun devam edin ancak tarih sizi öyle bir yazacak ki, devrimci tarafta esaminiz bile okunmayacak.

Bu da böylece biline…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA