turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ERDOĞANI DÜŞÜRECEKLERMİŞ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKANI)

16 MART 2016

Cemil Bayık açıklamış. Erdoğan'ı düşüreceklermiş. Ne ilginç değil mi? Oysa Erdoğan'ın süngüsü zaten 7 Haziran seçimlerinde düşmüş, devamında ise üç aşağı beş yukarı fıtratı da belli olmuştu. Ne oldu Peki? PKK Erdoğan'ın şiddet politikasının altına odun taşıdı. Bu da yetmedi, üstüne üstlük üzerine bir de benzin döktü. Düşüşe geçen AKP böylelikle 1 Kasım seçimlerinde yeniden %49,5 oy alıp 317 milletvekiliyle meclise girmeyi başardı. AKP, 1 Kasım seçimlerinden %9'u geçen bir oyu kim ya da kimlerden almıştı acaba? Bir kez şiddeti tırmandırdığı ve PKK'ya karşı mücadele verildiği görünümüyle MHP'nin oyları hop AKP'ye kayıverdi. Bazı küçük sağ partilerden gelen oylar ve az biraz da HDP'den alınan oylarla AKP %49,5 oyu tutturmuş oldu. Yani sizin anlayacağınız PKK'nın stratejisi doğrudan AKP'ye ve Recep Tayyip Erdoğan'a yaradı.

Şimdi Cemil Bayık kalkmış ne diyor? Erdoğan'ı düşüreceğiz. Bu nasıl bir mantıktır anlamak olası değil. Siz ipliği pazara çıkmış ve Türkiye'nin demokratikleşmesinin önünde en büyük engel konumunda olan AKP iktidarı ve Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlenmesini sağlayan politikalar izleyin sonra da kalkın düşürmekten falan söz edin. Üstelik sizin yanlış politikalarınızı eleştirenlere de yavuz hırsız örneğinde olduğu gibi yok ulusalcıydı, yok faşistti gibi eleştirilerde bulunarak zeytinyağı gibi su üstüne çıkmaya çalışın.

Aslında 13 Mart günü Ankara'da yaşanan terör eylemi sonucunda yaşamlarını yitirmiş olan insanlarımızı getirebiliyorsanız bir getirin gözlerinizin önüne. Bu öyküden kim ya da kimlerin halk düşmanı politikalara hizmet ettikleri açıkça görülmüyor mu? Karşımızda Ankara'daki terör olayını protesto edenleri gaza ve suya boğan, protestocuları sokak sokak kovalayıp gözaltına alan bir zihniyet var. Sözü uzatabiliriz ama uzatmadan doğrudan söylemek daha anlamlı bence. Bir tarafta dinci terör örgütleri var, bir tarafta da PKK'nın sözüm ona savaşı topyekun savaşa çevireceğiz diyen PKK uzantılarının terörü var. Her iki tarafın terörünü de ülkemiz insanları kısa bir tarih diliminde yaşadılar, gördüler. Şimdi iki taraf için de yurttaşların düşünceleri de netleşmeye başladı. Nitekim yurttaşlarımız her fırsatta haykırmaktan geri kalmıyor. Yerine göre bütün bunlar başkanlık için mi diye soruluyor, yerine göre çocuklarımız sizin siyasi hesaplarınız için ölüyor diye haykırılıyor.

Eğer AKP iktidarının Türkiye'nin geleceği için ne kadar tehlikeli olduğu yeterince anlaşılmamışsa 13 Mart terörünün arkasından Recep Tayyip Erdoğan'ın ve yandaş basında köşelere yuvalanmış olan gazeteci bozuntularının söylediklerine bir bakalım. Neymiş efendim, terörün ve teröristin tarifini yeniden yapmak lazımmış. Eline silah alan terörist olurmuş da nasıl kalem alan olmazmış diye soran Recep Tayyip Erdoğan'ın sözlerinin arkasından bu yönde yeni yasal düzenlemelere gidilmesi gündeme geliverdi.

Burada amaçlanan ne olabilir sizce? Recep Tayyip Erdoğan insanların düşüncelerini belirtmesinden çok ama çok rahatsız. Onun kafasındaki rejim benim gibi düşünmeyen kim olursa olsun teröristtir, düşmandır.

Herhangi konuda herhangi biri bir şey yazdı düşüncesini mi belirtti, hemen soluğu kesilmeli mapusu boylamalıdır. İşte Türkiye'yi önümüzdeki günlerde bekleyen önemli tehlikelerden biri de budur.

Sen iktidarsın, yurttaşların yaşam güvencesini sağlamak zorundasın. Ne yazık ki iktidarın bu konularda nal toplamakta üstüne yok ya, her durumdan bu iktidar ve Recep Tayyip Erdoğan kendisine pay çıkarmaya çalışıyor. Başkan olmayı kafasına koymuş ya gerisi tufan. Ne güzel bir de terör bahanesiyle istediklerini içeri atarlarsa onlar için tadından yenmez. Muhalefette neymiş, demokrasi kimin içinmiş dertleri bile değil. Bunlar demokrasi trenine bindiler, geldikleri durağa gelince de indiler. Geldikleri durak faşizmdir. Bu yüzden de yaşanan terör olayının ardından hemen farklı sesleri susturmanın ötesinde bir şey gelmiyor akıllarına. Bunlar için çocuklarını yitiren annelerin, babaların, kardeşlerin kısaca bütün ülke halkının feryatlarının ne önemi olabilir ki?

İşte bu yüzden biz diyoruz ki, AKP zihniyetiyle bir araya gelip partilerin grup başkan vekillerinin teröre karşı ortak bildiri yayınlamasının hiç ama hiçbir hükmü de yoktur yararı da.

Yığınları terör karşısında, "bakın ne biz kadar birliğiz" diye kandırmasınınsa hiçbir getirisi olmadığı gibi tam tersine at izinin it izine karıştığı bir ortam yaratması açısından da tehlikeli bir yanı var.

Amacı terörü önlemek olmayan, hatta terörün bir parçası konumunda olanlarla görüntüyü kurtarmak girişimi; olsa olsa ülkede demokrasinin kırıntısının bile kalmadığı bir yola girilmesine hizmet eder ki, işte bu öngörü sahibi olmak demek olmadığı gibi böyle ortak bir bildiri yayınlamanın yararı da olmayacaktır.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA