turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ALIŞMAK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKANI)

17 MART 2016

Gerçek şu ki, tepkisiz toplumlar bir süre sonra her şeye alışıyor. Asla yaşanmaması gereken şeyler bile bir süre sonra kimsenin umurunda bile olmuyor ve yaşam akıp gidiyor. Hırsızlık mı diyorsunuz; hemen karşılığı geliyor, "Kim olsa çalar, çalıyorlar ama iyi işler de yapıyorlar" deniliyor. Toplumu dipten doruğa sarsacak bir olay mı yaşanmış, hatırlılar, hatırlı olduğunu düşünenler devreye girip olayı örtbas etmek için sıraya giriyorlar. Bakın, Karaman'da Ensar Vakfı'nın himayesinde olan 45 çocuğumuz neyle karşılaşmışlar? Çocuklara ders veren birisi çocuklara cinsel tacizde bulunmuş ama üstü örtülmeye çalışılsa da olay örtbas edilememiş. Savcı 45 çocuktan sadece 10'u rapor getirdiği için olayı ele almış ve sanık kişi tutuklanmış ve 350 yıla kadar ceza istemi ile yargılanacakmış. Benzer olaylar daha önce de yaşanmadı değil, yaşandı üstelikte üstü örtülmeye kalkışılarak yaşandı. İşin daha da kötüsü bu tür olaylar daha çok tarikatların cirit attığı Kur'an kurslarında yaşanıyor.

Bakın Karaman'daki olaya, bu olayda da Ensar Vakfı'nın adı geçiyor. Gerçi bu konuda Hürriyet'te bir yazı yazan Ahmet Hakan suçun kişiselliğinden yola çıkarak Ensar Vakfı'nın karalanmamasını dile getirmiş ama nafile. Madem bir vakıf boyundan büyük işlere kalkışıyor, nasıl oluyor da bu kurstaki çocukların nelerle karşılaştığının farkına bile varamıyor? Bence bu vakfın peşine düşülmeli, düşülmeli ki daha kimbilir ne kadar gölgede kalmış ve saklanmış suçlar işlenmiştir, bizler de birer birer öğrenelim. Öyle hiç kimse kongresine Recep Tayyip Erdoğan'ı ve Emine Hanım'ı çağırıp konuşturarak dokunulmazlık elde edemez, edememelidir de.

Adam kayırma ve nüfuz kullanılarak ülkemizde neler olmuyor neler. İnsanlar yıllarca eğitim görüyorlar, sınava girip devlet katında bir işe yerleşmek için canları çıkıyor, bir de bakıyorsunuz ki hatırlılar kendi eş, dost ve akrabalarını ballı yerlere yerleştirivermişler. Dayın yok, torpilin yok kala kalıyorsun ulu ulu orta yerde. Bireyler arasında yaşam standardı öyle uçurum haline gelmiş ki, eşitliğin E'si yok.

Bu yüzden de Kolombiya Üniversitesi'nin yaptığı bir araştırma sonucunda ülkemizde insanlarımız mutluluk sıralamasında Somali'den bile geriye düşmüş. Kimse yarınından emin değil. Hatta sabah neyle karşılaşacağını bile kestiremiyor. Salt birilerinin zorba iktidarları devam etsin diye özgürlükler raptı zapt altına alınıyor, olmadı bir konuda farklı düşündüler diye pat diye içeri yollanıyorlar. Recep Tayyip Erdoğan muhtarları topluyor veriyor gazı. Doktorları topluyor veriyor gazı.

Bir açılışa katılıyor ettiği sözlerin ucu öylesine açık ki, sözlerinin her biri tehditten geçilmiyor.

Hukuku o biliyor, terör nedir ne değildir ondan daha iyi kimse tarif edemez. Öyle ki; teröre açık açık karşı olanlar bile onun katında terörist olarak görülüyor. Çünkü ülkemizin namuslu insanları özgürlükleri ve insan haklarını savunmanın yanında tavan yapmış olan eşitsizliğe ve adaletsizliğe karşı çıkıyorlar. Bu yüzden de Recep Tayyip Erdoğan'ın hiddetini üstlerine çekiyorlar.

Bizler neler yaşamadık neler. Daha şunun şurasında PKK'lılarla sarmaş dolaş olup meydan meydan dolanarak, muhalefeti siz doğuya ve güneydoğuya gidemiyorsunuz diye eleştirmiyor muydunuz? Akil adamlarınız ülkemizde dolaşıp az mı akıl karıştırdılar? Öcalan'ın görüldü damgalı mektubunu Kandil'e ulaştıranlar kimlerdi? PKK yığınak yaparken onlara dokunulmaması için emir yağdıran sizler değil miydiniz? Bizler doğrudan teröre karşı çıkar ve mahkum ederken sizlerin dinci terör örgütleriyle içli dışlılığınız bilinmeyen bir şey miydi?

Bu konu ile ilgili söylenecek o kadar çok şey var ki, yazmakla bitmez. Ama siz her gün hız kesmeden konuşuyor ve karşınızda kimi görüyorsanız verip veriştiriyorsunuz. Gücünüze inancınız öylesine tam ki, ne hukuk tanıyorsunuz ne de kimsenin eleştirilerine kulak asıyorsunuz. AYM'nin kararını "tanımıyorum da, uymuyorum da" derken bizim anlatmak istediğimiz tam da budur işte. Siz hukuku hiçe sayacaksanız, sizin her istediğinizi yapmanız sonucunda zarara uğrayan yurttaşlar haklarını nasıl arayacak, hangi makama başvuracaklardır?

Anlaşıldı, ülkemizin insanları her şeye alışır nasıl olsa diye düşünüyor ve habire özgürlüklerin kırıntısının dahi olmadığı bir rejime doğru hızla yol alıyorsunuz. Bu yüzden de kendinize göre terör tarifi yapıp terörle ilgili yeni yasalar çıkarılması için düğmeye basmış bulunuyorsunuz. Bu yüzden de sizin ağzınızdan çıkan sözü emir sayan AKP iktidarından bu yönde girişimler başladı bile. Bu konuda güvendiğiniz dağlarınız olmalı. Sizin dağlarınız yoksa size %50,5 oy veren seçmen kitlesi mi? Ya da ne bileyim son seçimlerde AKP'ye %49,5 oy verenlere mi güveniyorsunuz?

Ama bizler buradan ilan ediyoruz. Bu toplumda olup bitenlere asla alışmayacak yüz binler var. Yine de anımsatmakta yarar olduğunu düşünüyor ve diyoruz ki, nitelikli bir avuç insan niteliksiz milyonlardan daha çoktur.

İnanmıyorsanız buyurun hesaba vurun, ya da ne bileyim sürdürdüğünüz politikanıza hız kesmeden devam edin.

Bakacağız ve göreceğiz; yarına biz mi kalacağız yoksa siz mi?


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA