turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


DOKUN, DOKUN, DOKUN!

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKANI)

19 MART 2016

Dokun sözcüğünün tılsımlı bir yanı var. Sıradan insanlar şöyle düşünebilirler. Oh be ne iyi oldu, nihayet milletvekillerine de dokunulacak. Oysa durum hiçbir dönemde böyle olmamıştır. Dokunulmazlık konusu başka pek çok konuda olduğu gibi ilerici, devrimci, demokrat hatta mecliste varsa sosyalist milletvekillerini hedefleyecektir. Yani iktidar ve güç kimdeyse onun borusu ötecektir. Geçmişte TİP milletvekillerine karşı gösterilen tavırda da bu tür sayısız girişimlerin tanığı olduk. Bu yüzden de iyimserliği bir kenara bırakıyor ve diyoruz ki, dokunabilirsen ülke satıcılarına, rüşvetçilere, hırsızlara, yolsuzluk ve dolandırıcılık yapanlara dokun, dokun, dokun!

Başbakan Ahmet Davutoğlu birdenbire efeleniverdi. HDP'lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılması ile ilgili tartışmalar boyut kazandıktan ve kürsü dokunulmazlığı dışında herkesi kapsaması şekline çevrildiği için korkmadıklarını söyleyen, biz buna hazırız yönünde bir demeç patlatıp Brüksel'e uçtu. Dolayısıyla da mecliste grubu olan partiler konu ile ilgili olarak kendi görüşlerini açıkladılar. MHP, öncelikli olarak HDP'lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılması yönünde düşünce belirttikten sonra devamında da kürsü dokunulmazlığı hariç tüm dokunulmazlıkları kaldıralım şeklinde yaklaştı konuya. CHP, tüm dokunulmazlıkların kaldırılması gerektiğini söylemesinin yanında 83. Maddenin düzenlenmesini dile getirerek kürsü dokunulmazlığı dışında dokunulmazlıkların kaldırılması gerektiğini söyledi. HDP ise kürsü dokunulmazlıklarının dışında tüm dokunulmazlıkların kaldırılmasını dile getirirken, bir de milletvekili olma meraklısı olmadıkları yönünde açıklama yaparak üstü kapalı bir tehditte de bulunmuş oldu.

Ancak AKP iktidarının ipliği çabuk pazara çıktı. Çünkü AKP, bir kereye mahsus olmak üzere dokunulmazlıkları kaldırmak istiyor ve fezlekesi olan tüm milletvekillerinin hakkında bir karara varılması için Başbakan'a fezlekeleri ilgili yargıya göndermesi yetkisi istiyordu.

Oysa Recep Tayyip Erdoğan'la görüştüğü söylenen Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun açıklamaları neredeyse hodri meydan açıklamasıydı. Hani Davutoğlu bu konuda açıklama yaparken niye korkacakmışız, soğan yemedik ki, karnımız ağrısın demeye getiriyordu sözü. Oysa böyle değilmiş işin içyüzü. AKP iktidarı yine her zaman olduğu gibi oyun içinde oyun oynayarak öncelikle HDP'nin işini bitirmek devamında ise CHP ve MHP'nin işine gelmeyen milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırma tehdidiyle meclisi dizayn etmek istiyormuş meğer.

Öyle ya, ortada bağımsız yargıdan eser bırakmayan bir iktidar için korkulacak ne olabilir ki? Kendi milletvekilleriyle ilgili olarak bir dosya yargı önüne geldiği andan itibaren nasıl olsa müdahale edip sonucu lehlerine çevirmelerinin olanağı var. Başta HDP olmak üzere öteki partilerin milletvekillerinin dokunulmazlığı kalktığı an yargı yine harekete geçecek ve hukuki durum gözetilerek değil de siyasi davranılarak belki de cezaevini boylayıverecekler. Bu konuda olabilir mi acaba şeklinde bir düşünce ileri sürmenin saflığında ötesinde aptallık olacağını asla unutmamak gerekir. Eğer kafamızda küçücük bir kuşku varsa yargı ile ilgili yaşanan onca olayı gözümüzün önüne getirmemiz yeter de artar bile.

Yani burada tuzak öncelikli olarak HDP'ye kurulmuş görünüyor. Hem böylece milliyetçiliği şahlanmış olan Recep Tayyip Erdoğan ve AKP iktidarı iyi bir fotoğraf vermiş olacak ve iktidar ve Recep Tayyip Erdoğan'ın köşeye sıkışmışlığı bir süreliğine de olsa büyük ölçüde giderilecektir.

Dokunulmazlıkların kaldırılması ve birçok milletvekilinin milletvekilliğinin düşürülmesi iktidar ve Recep Tayyip Erdoğan'ın yeni adımlar atması için bir sebep de yaratmış olacak, erken seçimlere gidildiğinde istenildiği gibi Anayasal değişiklikler yapılarak Recep Tayyip Erdoğan'ın muradına ermesinin kapısı sonuna kadar aralanacaktır. Sözünü ettiğimiz yol hiç kuşku yok ki, hukukun iktidarın vesayeti altında olmadığı ülkelerde bir anlamı olacaktır. 14 yıllık AKP iktidarı tarafından ortada bağımsız yargı margı bırakılmamışken buradan olumlu bir sonuç alınacağı gerçekten de akla ziyan bir durumdur.

Bu yüzden de CHP, MHP ve HDP; Ahmet Davutoğlu'nun korkumuz yok palavrasına kanarak yargıyı tam anlamıyla iktidarın vesayetinden kurtaracak bir adım atılmadığı sürece gaza gelip AKP'nin isteklerini kabul etmenin hiç mi hiçbir yararı olmayacağını iyi bilmelidir. Gerçi; CHP Genel Başkanı yargı iktidarın vesayeti altında da olsa CHP milletvekillerinin hapse girmekten korkmayacaklarını söylemiştir söylemesine de, eğer durum böyle gelişirse ki gelişecektir. İşte o zaman sorunların üstesinden gelmek çok daha zorlaşacaktır. Üstelik de bu dokunulmazlık silahı daha çok HDP'lileri nişan alacağı için yeni bir kaosunda fitilinin ateşlenmesinin önüne geçilemeyecektir.

Son söz; AKP iktidarı bu dokunulmazlık silahını bile Türkiye'nin faşist bir yönetimle yönetilmesi için kullanacak, ülkemizde demokrasinin kırıntısına bile izin verilmediğinde ortaya çıkan sonucun bedelini hem de çok ağır olarak; ilericiler, devrimciler, demokratlar ve sosyalistler ödeyeceklerdir.

Not: Bu yazıyı tam bitirdim. İstanbul Beyoğlu Balo Sokak'ta bir canlı bomba olayı yaşandığı bilgisi geldi. Şimdilik 2 ölü 7 yaralıdan söz ediliyor ama böylesi bir işlek caddede bu kadarla kalamayacağı yorumları da hemen arkasından geldi.

Unutmayalım; terör insanlık suçudur, bu suçu işleyenler ve arkasında olanlar da halk düşmanıdırlar.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA