turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


KURTULMAK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKANI)

21 MART 2016

Halkımız sürekli konuşuyor. AKP iktidarını ve Recep Tayyip Erdoğan'ı kast ederek; "BUNLARDAN KURTULMAK GEREK" diyor. Bazıları ise umutsuz; "BUNLARDAN KURTULAMAYIZ" düşüncesinde.

Önce kurtulmamız gerek diyenlere diyeceklerimiz var.

Eğer bunlardan kurtulmak isteniyorsa oturulur, düşünülür ve hakkıyla bir mücadeleye girişilerek sonuç alınması için gerekli her türlü özveri gösterilir. Kurtulmak düşüncesinde olanların ağırlıklı bir çoğunluğu her ne hikmetse mehdi bekler gibi kurtarıcı bekliyorlar. Öyle ki, sanki kendileri bu işin dışındalar. İstiyorlar ki, birileri öne çıksın, bedelin en ağırlarını ödesin, ölsün, işinden gücünden olsun, içerilere atılsın bunların da istedikleri olsun. Son bir aydır ülkemizde yaşadığımız terör eylemleri yüzünden büyük kentlerimizin sokakları bomboş kaldı. İnsanlar evlerine kapandılar. Zorunlu olmadıkça sokağa bile çıkmıyorlar. Oysa terörün istediği tam da budur. Terör; insanlar korkuya boyun eğsinler ve teslim bayrağını çeksinler diye düşünür zaten. Bu yüzden de boyun eğmemek bize dayatılanları kabul etmemek için inadına korkmadığımızı göstermek zorundayız. Salt terör konusunda değil, ülkeyi bu hale getiren bir iktidara karşı da kararlı bir mücadele yürütmeliyiz ki, bizim isteğimiz yerine gelsin. Yoksa bu ülke daha ne diktatörler görecektir ne diktatörler.

Gelelim; "BUNLARDAN KURTULAMAYIZ" diyenlere.

Toplumda böylelerinin sayısı çok fazladır. Bu tiplere hemen her yerde rastlamak olasıdır. Bunlar üstelik kurnazlardır da. Sanki kurtulmak istiyorlarmış gibi yaparlar ama her ne hikmetse lafın en çeri çöpü de bunlardan gelir. İşleri güçleri toplumun moralini bozmaktır. Hani düşman için çalışan 5. Kol kuvvetleri vardır ya tam da öyledirler. Sizden gibi davranırlar ama her sözleri düşmanın işine yarar. Bu yüzden de bu türleri bilinçli bilinçsiz geçiyoruz. Sözümüz daha çok kurtulmak isteyenleredir. Değerli kardeşler, arkadaşlar, dostlar madem kurtulmak istiyorsunuz o zaman elinizi taşın altına sokmasını da bileceksiniz. Kurtarıcı beklemek size yakışmaz.

Evlerinizden çıkacaksınız, işyerlerinizden, okullarınızdan çıkacaksınız gelip bu iktidarla mücadele edenlerle saf tutup ortaya gücünüzü koyacaksınız. Yoksa şikayetlenmenin yararı olsaydı inanın Türkiye bütün sorunlarını şimdiye kadar bin beş yüz kez çözmüş olurdu.

Bir iktidar düşünün 14 yıldır adım adım Türkiye'nin bu noktaya gelmesi için taşları inat ve ısrarla döşemiş olsun. Bir ülkenin Cumhurbaşkanı kalksın Suriye'de beş yüz bin insanın katledildiğini söylesin suçu da Esed Esed diyerek Beşşar Esad'ın üstüne atmaya kalksın. Üstelik de İslami terör örgütleri için ülkemizin yolgeçen hanına çevrilmesinde çok büyük rolü olsun. Üstelik de en canice katliamlara imza atanlar, kadınları köle pazarında satanlar, çocukların başlarını uçuranlar sözünü ettiğimiz terör örgütleriyken kalkıp bunlar için tek söz söylenmesin.

Neyse yine gündemimize dönelim. AKP iktidarı deyince Recep Tayyip Erdoğan'ı bu işin dışında tuttuğum anlaşılmasın. Recep Tayyip Erdoğan ki, GS-FB maçının terör bahanesiyle ertelenmesinin bile içinde olduktan sonra bu konuda söylenecek başka ne söz olabilir ki? Kurtulmak istediğimiz bu iktidarın en tepe noktasındaki adamından en aşağılarda görev alan adamlarına kadar hepsi ama hepsi beceriksiz ve iş bilmez insanlardan oluşmuştur. Eğer bu işbilmezlik bir amaca hizmet etmek için kasıtlı olarak yapılmıyorsa gerçekten de yaşadıklarımız insanı çıldırtacak cinsinden şeylerdi.

İstanbul Valisi kalkıyor terör olacak duyumuna karşın, bu bilginin kaynağını suçlayıp çıkıyor işin içinden ama ne yazık ki, bir gün sonra İstanbul kana boyanıyor. GS-FB maçı çok daha önceden ertelenebilir, maçta ileri bir tarihte oynanabilirdi. Ancak öyle olmuyor. Maç önce seyirciler içeri alınmasına karşın seyircisiz oynatılmak isteniyor. Sonra ise maç hepten iptal ediliyor. Neymiş efendim çok kuvvetli duyumlar alınmışmış. Üstelik bu konuda açıklamalarsa üstüne ne vazifeyse bizzat Recep Tayyip Erdoğan'dan geliyor.

Salt terör konusunda değil, bu iktidarın hiçbir konuda yönetim becerisi yoktur. Hakkını yemeyelim, ülkede felaket bir beceriye yani kitleleri birbirinin kanını içecek denli düşmanlaştırmaya gelince işin rengi değişiyor. Bunların eline bu konuda kimse su dökemez. Hiçbir amaca bağlı olarak söylemiyorum, dünyada Recep Tayyip Erdoğan'dan daha çok nefret edilen bir kişi daha olamaz. Bu gerçek bile birçok şeyi anlatmaya yeter de artar bile. Ancak biz isteriz ki, hiçbir konuda yakın düşüncelere sahip olmadığımız Recep Tayyip Erdoğan'ın bunun nedenini düşünmesi ve bugüne kadar izlediği politikaları terk etmesi gerektiğini söylemek isteriz.

Ama bu zihniyet sorunu. Bu yüzden de olumlu bir şey beklemenin ne olanağı var ne de böyle bir şey olabilir. Bakın görün, Star denilen paçavra gazetenin onca yaşadıklarımıza karşın ne huyu değişiyor ne de suyu. 'GEZİ ZEKALILAR UYANDI" başlığı atmış ve demiş ki, "Teröre bugüne kadar sessiz kalan Gezici hesabın 'kullanıldık' itirafı herkese 'günaydın' dedirtti. Bir kafa düşünün ki yalan ve iftira dolu çamur atmalarla sonuç alacağını sanmaktadır. Örneğin bizler sonuna kadar Gezici olarak görüyoruz kendimizi ama ne kimse bizi kullanabilir ne de teröre karşı kıvırtan tek bir tutumumuz vardır.

Biz sosyalistler eşyayı doğrudan adıyla çağırır, ata at, ite it, faşiste de faşist deriz. Bizim yolumuzu aydınlatan bilimin ta kendisi olan sosyalizmdir. Dolayısı ile bu sözler bizi hiç mi hiç ırgalamaz. Siz varın bu sözleri, ikide bir çıkıp "kandırıldık, aldatıldık" diyen Recep Tayyip Erdoğan ve AKP iktidarına söyleyin ki bir anlamı olsun.

Nesnel davranmayanlar kim olurlarsa olsunlar bizim için değişmez. Sözümüzü de asla çekmeyiz. Örneğin Ankara katliamını gerçekleştiren TAK olunca Özgür Gündem gazetesi; "Ankara'da patlama" diye başlık atmış, İstanbul'daki eylemin altından IŞİD çıkınca da kalkmış; "DAİŞ YILANI" diye başlık atmış, devamını ise şöyle getirmiş: "halkları vurdu". Böyle bir yaklaşımı da asla yerinde görmez ve eleştiririz.

Sözü uzatmayalım bu zihniyetten kurtulmalıyız.

Bunlar iktidardan çekip gitmelidirler o kadar…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA