turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


TAKKE DÜŞTÜ KEL GÖRÜNDÜ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKANI)

24 MART 2016

Karaman'da yaşanan çocuklara yönelik sapıklık nedeniyle bir anda gündeme oturan Ensar Vakfı'nın ilk savunucusu Aileden Sorumlu Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu oldu. Bildiğiniz gibi bu aile arka arkaya bakan çıkaran bir aile.

Olayın sonrasında; Ensar Vakfı'na saldırmanın doğru bir şey olmadığı yönünde açıklama yapan bakan, daha sonra sözlerim çarpıtıldı dediyse de ortada çarpıtılan bir şey olmadığı bütün çıplaklığı ile gözler önündeydi. Daha sonra AKP'nin 2 milletvekili de benzer bir anlayışla aynı vakfı savunan açıklamalarda bulundular.

Her neyse bu konu ile ilgili düşüncelerimizi daha önce de belirttiğimiz için konuyu daha fazla uzatmayı yararsız görüyoruz. Ancak önceki gün bu konunun da duyarlılığı nedeniyle Çocuk İstismarlarını Araştırma Komisyonu kurulması mecliste AKP'nin oylarıyla reddedildi. AKP'lilerin böylesine önemli bir konuda araştırma yapılmasının engellenmesi ne işine yarayacaktı bilemiyoruz ama bu işin ucunun erinde gecinde kendilerine dayanacağını bildikleri için böyle davrandılar diye düşündük. Gerçekten de adı geçen vakıf AKP iktidarının gözbebeği bir vakıf konumunda. Eğer ciddi bir araştırma yapılır da daha pek çok karanlıkta kalmış şey ortaya çıkarılırsa ister istemez toplum katında AKP'nin içine düşeceği rezilliği de unutmamak gerekir değil mi?

TBMM'de araştırma komisyonu kurulması AKP'nin oylarıyla reddedildi reddedilmesine de sonra ne olduysa anlayamadık, AKP birden çark edip aynı konu ile ilgili araştırma komisyonu kurulması teklifi getirdi ve bu kez TBMM'deki 4 partinin oyuyla teklif kabul edildi. Teklifin reddedilmesi sonrasında konuyu AKP iktidarı kendi içinde müzakere etmiş olmalı ki anlaşılmaz yolundan çark edip bu kez kendisi bu konuda bir teklif getirmek zorunda kaldı. Elbette böyle duyarlı bir konuda AKP'nin teklifi reddetmesinin çok su götüreceği tartışılmaz bir gerçek. Çünkü bu tartışmalar ister istemez süreceği için AKP'nin komisyon kurulması isteğine ret oyu vermesi doğal olarak iktidara yönelik eleştirileri hem ağırlaştıracaktı hem iktidar sanki çocuklara yönelik istismarı hoş karşılıyormuş gibi bir sonuç ortaya çıkacaktı.

Esasına bakılırsa AKP zihniyeti ve sözünü ettiğimiz bu dinci vakıfların benzer konularda kafalarının bozuk olmadığını söylemek konuyu biraz hafife almak olur. Çünkü dünyanın dört bir yanında bu dinci kesimlerin akıl almaz eylem ve açıklamaları olduğunu zaten biliyoruz. Bu nedenle dinci vakıfların bunlardan ari olduğunu söylemek saflık olacaktır. Hem bu çevrelerin neler tartıştıklarını yakından bir izlerseniz söylediklerimize kesinlikle hak vereceksiniz. Örneğin Başbakan'ın resim çektirip poz verdiği Cübbeli Ahmet Hoca ve şürekasının resimlerini sosyal medyada görünce bir kez daha düşündük. Bildiğiniz gibi benzer bir resimde Recep Tayyip Erdoğan ve Cübbeli Ahmet Hocanın var. Cübbeli Ahmet Hoca bu kez de televizyonda söylediği Sümük-ü Şerif sözleriyle gündeme geldi. Neymiş efendim, peygamber efendimizin sümüğü birileri tarafından Sümük-ü Şerif sayıldığı için üstlerine başlarına sürülmüşmüş de falan filan. İşte değerli ülkemin güzel insanları bu berbat kafalılar toplumu bu ve buna benzer şeylerle uyutup insanlık suçu işlemektedirler.

Sosyal medyada gördüğümüz resimlerin sırrına gelince; biliyorsunuz Recep Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu bir numaralı Gülen cemaati düşmanı oldu ya, Cübbeli Ahmet Hoca'da tutuklanıp içeri atıldı ya, cübbeliye kurulan tuzağın cemaat tarafından kurulduğu söyleniyor ya işte şimdilerde AKP iktidarı cübbeliden medet umuyor olsa gerek ki, aynı karede poz vermiş durumdalar. Yani sözün özü şudur bugün ülke yönetimini eline geçirmiş olan AKP iktidarı, bu ve buna benzer zihniyetteki dinci çevrelerle oynaş halindedir. Hatta diyebiliriz ki aynı anlayışları savunup aynı anlayışın çevresinde halkalanmış durumdadırlar. Dolayısıyla AKP'nin mecliste düştüğü zavallılık gerçekte bu nedenlere dayanmaktadır.

Bir de AKP'lilerde her ne hikmetse söylediklerini yalamak adet haline geldi. Önce söylüyorlar sonra bir de bakıyoruz ki toplumdan fazla tepki çekmişler, hemen yavuz hırsız ev sahibini bastırır örneğinde olduğu gibi yanlış anlaşıldıklarını söyleyip çark etmeye çalışıyorlar. Oysa AKP'lilerin söylediklerini dinleyin çark edip etmediklerini bütün çıplaklığı ile anlayacaksınız. İşin kötü ve tuhaf tarafı ise AKP'liler ve AKP'ye oy verenler her ne hikmetse gerçekleri bir türlü anlamak istemiyorlar. Bunun bize göre en önemli nedeni birincisi aynı görüşü paylaşmalarıdır ikincisi ise bir kilo şeker, birkaç kilo makarna, bulgur da olsa çöpleniyor olmalarıdır. AKP iktidarı da bu gerçeği iyi bildiği için sürekli olarak gerginlik yaratıp kendilerine oy verenleri sıkı taraftar haline getiriyorlar. İkincisi de verilen yardımlarla yığınların iradelerini ipotek altına alıyorlar.

Yoksa özellikle de dinci kesimlerin Kur'an kursları altında yürüttükleri "hizmet" sırasında cinsel istismarda dahil çocuklarımız; kimisi yanarak, kimisinin üstüne bina çökerek canlarından oldular da, ailelerinin her ne hikmetse gıkları çıkmadı gıkları. Bazı aileler ise açılan kamu davalarında müdahil bile olmadılar. Çünkü ya kendilerine para verilip susturuldular ya da bu tür yoksul ailelerde tıpkı bu çevreler gibi düşünüyor da onun için...

Yoksa 45 çocuğa benzer sapıklıklarda bulunulduğu söylenirken nasıl olmaktadır da sadece 10 çocukla ilgili dosya hazırlanır? Hazırlanır çünkü birçok çocuğumuzun ailesi yukarıda belirttiğimiz nedenlere bağlı olarak ya susmuştur ya da susturulmuştur. Sözü uzatmanın gereği yok.

TAKKE DÜŞMÜŞ KEL GÖRÜNMÜŞTÜR…

Hani şu Ali Ağaoğlu var ya; işte o Beyoğlu'na gitmiş ve canlı bomba katliamı yapılan yere gül koymuş. Konu ile ilgili sırıtarak açıklama yapıyor. Sağında solunda adamları mıdır, nedir iki kişi var. Şöyle demiş: "Fakir karanfil bırakıyor, ben gül bıraktım."

Biliyorsunuz bunlar AKP ve Recep Tayyip Erdoğan'ın beslemeleridir.

İşte bu yüzden de, bu kadar utanmaz, arlanmaz ve pervasızdırlar.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA