turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


OLANLARI ANLAMAK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKANI)

26 MART 2016


Dün Çağlayan Adliyesi'nde olacaklara işaret etmiş tutuklama gerçekleşirse olağanüstü şeylerden söz etmemiz gerektiğinin altını çizmiştik. Belki tutuklama yapılmadı ama tutuklamaya benzer bir adım atıldı dersek kimse bizim abarttığımızı düşünmemelidir. Çünkü dün davaya hem Recep Tayyip Erdoğan müdahil oldu hem de MİT. Can Dündar ve Erdem Gül'ün gazetecilik yapmaları dolayısıyla MİT tırları ile ilgili haberden dolayı müdahil olmalarını gerektiren bir şey olmamasına karşın mahkemenin böyle bir karar alması gerçekten de işin nerelere götürüldüğünün açıkça dışa vurulmasıdır.

Davanın önemi açısından düşündüğümüzde CHP milletvekillerinin ve HDP'den bazı milletvekillerinin orada bulunmasını yerinde bir hareket olarak değerlendiriyoruz. Ayrıca bu dava yabancı ülke elçilikleri düzeyinde de katılınarak izlenmiştir. Hiç kuşku yok ki bu da önemli sayılmalıdır.

Hem davanın savcısı olarak atanan savcının hem de mahkeme heyetinin tutumu ise tam da bizim değerlendirdiğimiz gibidir. Yani iktidarın dümen suyunda bir yargı görünümüne resmen çanak tutulmuştur. Ortamın bir hayli gergin geçeceği anlaşıldığı için mahkeme belki Can Dündar ve Erdem Gül hakkında tutuklama kararı verip AYM'yi boşa düşürmeyi göze alamamıştır ama attığı adımın hiç de tutuklama kararı vermekten aşağı kalır yanı yoktur.

Çünkü yargı aşaması aleni olması gerekirken mahkeme kalkmış duruşmaların gizli yapılmasına karar vererek ne denli hukuk dışına çıkılacağını daha ilk celsede göstermiştir. İşin bir de şu yanı vardır ki, gerçekten de düşündürücüdür. Milletvekilleri TBMM'de en gizli oturumlara katılabildiklerine göre nasıl olmaktadır da iktidarın vesayet gölgesi düşürülen mahkemelerin yargılama yaptığı oturumlara katılamazlar bu da kuşku yok ki, üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir konudur.

Nihayetinde şunun şurasında 1 Nisan'a 6 gün vardır. Bu da demek oluyor ki, AKP yargısı haline dönüştürülmek istenen yargı sansasyonel bir karar almak ve AYM'yi işlevsiz bırakmak peşindedir. Bu yüzden de şimdiden çağrıda bulunmak istiyorum 1 Nisan günü herkes Çağlayan Adliyesi'ne gitmeli ve demokratik tepkisini göstermelidir.

Gelelim Recep Tayyip Erdoğan'ın Yozgat'ta sözüm ona yaptığı açılışlara ve burada gerçekleştirdiği konuşmalara. Konuşmasının sadece belli bölümlerine değineceğim, çünkü fazlası bizim için laf israfı olur.

Neymiş efendim, asker ve polislerin içinde "Paralelci Yapı" olduğu için bütün bu yaşadıklarımız yaşanmışmış. Cumhurbaşkanı koltuğunda oturan bir kişinin bu denli içi boş sözlerle kamuoyunu yanıltmaya kalkması gerçekten de olağanın çok ötesinde bir şeydir. Bu durumda demek ki ne olmaktadır? Ülkemizde yaşadıklarımızın sorumlusu doğrudan asker ve polislerdir. Bizler AKP iktidarının ve Recep Tayyip Erdoğan zihniyetinin işine gelmediği zaman babasını bile harcayacağını iyi bilmekteyiz fakat bu yol doğru bir yol değildir. Bu şekilde çıkışlarla kimse işlediği suçları temizleyemez adama temizlettirmezler de.

Her şey ortadadır. İktidara bölgede neler gerçekleştirildiği tek tek rapor edilirken, iktidar hangi amaçla kılını bile kıpırdatmamış, "çözüm süreci" diyerek yapılacak operasyonları engellemiştir? Bunun hesabı verileceği yerde bugün yaşananların vebali "Paralel" yapıya çıkarılarak işlenen suçlardan kurtulmanın olanağı yoktur. Ve de böyle bir davranış bile bu kişilerin oturdukları makamı hak etmediklerini göstermektedir.

Recep Tayyip Erdoğan yine konuşmasında; "güvenlik güçlerimizin verdiği kaybın 10 katını teröristler vermektedir" diyor ya, işte bu kafa tam da aşiret kafası olup asla Türkiye gibi demokratik modern bir devlet olduğunu söyleyen bir ülkeye yakışacak sözler değildir. Bu akıl almaz sözleri işitince gerçekten de işlerin ne denli çığırdan çıkarıldığını görüyor ve diyoruz ki, kimsenin yaptığı yanına kalmayacak, bile bile ölüme gönderilen ülke evlatlarının hesabı mutlaka sorumlulardan tek tek sorulacaktır.

Ha bir de şu var. Aklınıza ne geliyorsa her şeye müdahil olan Recep Tayyip Erdoğan bir tek PKK'nın silah yığınağına müdahil olup engellemiyor.

İşte bunu da bir kenara not edin…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA