turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


MEHMET AYDIN

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKANI)

01 NİSAN 2016

Soyadı gibi güzel, aydın bir öğretmenimizi Mehmet Aydın'ı 30 Mart gecesi yitirdik. Biliyorum öğretmenimiz için o bilinen beylik sözler kesinlikle onun kimliği, kişiliği ve kararlı duruşu karşısında yetersiz kalacaktır. Ancak; yine de bir şey söylemek gerekirse onun için şunu söyleyebiliriz. Mehmet Aydın öğretmenimiz de, bütün yürekli devrimciler gibi kendisinden korkulan, kurulu düzenin savunucularının uykularını kaçıran bir kişiydi. Aydın öğretmenimiz ki daha çocukluk yıllarında yoksulluğun acısını her anında yaşamış, o zor koşullarda Köy Enstitüsü'nden yetişen ve aynı okullarda görev yapan gelecek kuşaklara ışık saçan bir eğitimciydi. Bu yüzden de düzenin çeşitli kereler hışmına uğramış, yılmayarak savaşımını sürdürmüştür. Bu bağlamda öğretmenliği konusunda düşüncelerini dile getiren pek çok öğrencisiyle tanıştım. Öğrencileri Aydın öğretmenimizden hayranlıkla söz ettiklerinde öyle kıvanç duydum ki, söylenen sözler bana söyleniyormuş gibi yüreğimde ışık gülleri açtı.

Kendisiyle; yaşamı ve savaşımı ile ilgili olarak sayısız kez konuşmalarım oldu. Mehmet Aydın öğretmenimin kendisi gibi konuşmaları da öyle coşkuluydu ki, onun tek sözcüğünü kaçıramazdınız. Kaçıramazdınız, çünkü o konuşurken sizi alır, yaşadıklarının konuğu yapar, onunla birlikte anlattıklarını bir bir sizde yaşardınız. Bu yüzden de Mehmet Aydın öğretmenimizin pek çok özyaşam öyküsünü, bu yazıyı yazdığım an bile hüzünlü bir iç sızısıyla yüreğimde duyuyorum.

Mehmet Aydın öğretmen iyi bir dosttu. O kimseyi kırmamaya öyle özen gösterirdi ki, onun bu özeni karşısında bazılarının yanlışa bile düştüklerine tanık olduğum çok olmuştur. Aslını sorarsanız Aydın öğretmenim de bunun ayırdındaydı ama böylesi durumlarda unutup gitmeyi ve hiç yaşanmamış gibi saymayı seçerdi. Çünkü onun dünyasında olumsuzluğa yer yoktu. Bu yüzden de kendisi ile ilişkilerim kimsenin anlayamayacağı kadar derinlikli olmanın yanında, bana duyduğu güven nedeniyle de diyebilirim ki aynı zamanda da sır ortağıydım. Kan bağı olan olmayan sayısız akraba ve dostlarımdan ayrı bir yeri vardı bende. Bu yüzden de ona olan yakınlığıma gerçekten bir isim bulmakta zorlanıyorum. Hani bir Çin feylozofu demiş ya; insanı mutlu eden şeylerden biri güvenebileceği dostları olmasıdır diye, işte Mehmet Aydın benim için diğer bütün sıfatların dışında sonuna kada güvenebileceğim bir dosttu. Onun her halleri gözümün önündedir. Coşkulu gülüşü, sizi esenlemesi, önemli olduğunuzu duyumsatması ve kendisinde bulunan coşkuyu anında size aktarması bakımından diyebilirim ki az bulunan bir kişiydi.

İşte bu yüzden partinin ve Ekin Sanat Dergisi'nin kapısından içeri girerken ben hep içeri bir güneşin girdiğini görür, o gün varsa da bir üzüntüm uçar giderdi. Artık partimizin ve dergimizin kapısından o güneş bir daha girmeyecek ama ben o güneşin sık sık partimizin ve dergimizin kapısından gireceğini hep düşüneceğim.

Mehmet Aydın öğretmen, bazılarının düşündüklerinin aksine iyi bir yazın ustası ve yeri doldurulamaz bir Türkçeciydi. O bizi bırakıp giderken geriye pek çok eser bırakmış, böylece bütün büyük insanlar gibi yazdıklarıyla, çizdikleriyle, söyledikleriyle hep gelecek kuşaklarda yaşamayı başarmış pek az yazıncılardan birisidir. Onun üretkenliği hiç kimseye benzemezdi. Tanık olduğum sayısız örnekleri sıralamayı gereksiz görüyorum. Ancak; yaşamını yitirdiği akşamın gündüzünde yine yazınla ilgili bir mektubunu alınca ben bu mektubu veda mektubu olarak değerlendirdim. Sanki "ben gidiyorum dostlar, hoşçakalın" demişti bize.

Kendisiyle son kez metroda karşılaştım. Metroya her inişimde onu göreceğimden ve "dostum, yürekli insan" diyerek bana seslenişini duyacağımdan öyle eminim ki, he şeyi geçiyorum, Mehmet Aydın öğretmenimizin bu yanı bile benim için ölçüye vurulamayacak kadar değerlidir.

Ona bir kitabımı imzalamış ve şöyle yazmıştım. Güzellikle güzelliğin tartıldığı bir dünya özlemiyle."

Mehmet Aydın öğretmenimiz başka hiçbir şeyle tartılamaz. O tartılsa tartılsa güzellikle tartılır ama kesinlikle güzellikten de ağır gelir. Çünkü kendisi güzelliktir.

Bizler, abimizi, öğretmenimizi, yoldaşımızı, dostumuzu, yazın ustamızı yitirdik.

En önemlisi de Güzel ve yeri doldurulamaz bir insanı yitirdik.

Evet, biz üzülmeyelim de kim üzülsün, kim, kim, kim?


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA