turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


MASAL DÜNYASI

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKANI)

04 NİSAN 2016

Bizim gibi ülkelerin masalcıları da boldur, masal dinleyenleri de. Yanlış anlamayın, biz masal ya da masalcı derken olağanüstü bir hayal dünyası ile çocuklarımızın hayal dünyasını zenginleştiren ne masaldan söz ediyoruz ne de masalcıdan.

Bizim sözünü ettiğimiz masalcılar; dünyaları yalan olan masalcılardır ki, işte bunlar yalanın dik alasını söyleyerek milyonları öyle bir kandırmayı başarmışlardır ki, bizim tam da değinmek istediklerimiz bunlardır işte. Çoğunlukla sözünü ettiğimiz şeyden masalcılar etkilenmezler. Çünkü onlar için yalan üzerine kurulu masal büyük bir kazançtır da aynı zamanda. Masal dinleyenler içinse işin rengi başkadır. Onlar kaybederler. Masalcıların arabaları dağdan aşarken dinleyenlerin arabalara düz ovada şaşar hep. Bu yazden de sözünü ettiğimiz tekerleme şöyle söylenir. Zenginin arabası dağdan aşar, yoksulun arabası düz ovada şaşar.

Siz hiç hali vakti yerinde olan kimselerin çocuklarının Ensar Vakfı gibi vakıfların elinde Kur'an kursu gördüklerini ve oralarda buralarda yatılı kaldıklarını duydunuz mu? Bu sözünü ettiklerimiz içinde dinci taifesinin çocukları da dahil, göremezsiniz, duyamazsınız. Çünkü çocuklarımız buralarda dayaktan ve korkutulmaktan aptala çevrilir. Ama sorarsanız onlara çocuklarımıza kutsal dinimiz öğretilmektedir. Çocuğunu bir boğaz eksilsin de nasıl olursa olsun anlayışı ile bu karanlık yapılara teslim edenler her ne hikmetse bir daha çocuklarını ne arar ne de sorarlar. Uğrayanlarsa; oradan ayrılırken kimse yetkili; "eti senin, kemiği benim" demekten en küçük bir utanma ve arlanma bile duymadıkları gibi içleri bile sızlamaz nedense. Onlar kendilerine anlatılan masallarla öyle bir başka dünyanın içine çekilmişlerdir ki, sapla samanı ayırt edecek halleri bile yoktur.

Bizler bugünlere durup dururken getirilmedik. Sağcı partiler sürekli olarak halkımıza yalan söyledi. Baktılar yalanları çok sırıtıyor bu kez de devreye Allah ve peygamberi sokarak masallarına devam ettiler. Onlara göre dinimiz komşu aç yatarken tok uyumayı reddederdi ama herkes sonuçta yazgısını yaşardı. Hem Allah isteseydi onları da kimseye muhtaç olmadan yaşatırdı. Demek ki, bu yaşananlar Allah'ın taktiriydi. Söyledik ya sağ partiler sürekli olarak dini alet ede ede bir de baktılar gördüler ki, kendi partileri ortadan silinivermiş. Yerini ise dinci taifesi almış. İşte bugün tam da yaşadıklarımız budur. AKP iktidarı böyle böyle gelip ülkenin tepesine çöreklenmiştir. Bugün eğitim bile öyle hale getirilmiştir ki, İmam Hatip Okullarına çocuklarını göndermek istemeyen veliler bile zorunlu bırakılmış, sesleri çıkamaz hale getirilmiştir. Yani anlayacağınız binmişiz bir alamete toptan gidiyoruz kıyamete.

AKP, daha yerini sağlamlaştırmadığı için 4 yılda bir seçime gitme lütfunda bulunuyor yine de. İnanın yerini sağlamlaştırdığı andan itibaren seçim meçim onlar için hiçbir şey ifade etmez. Çünkü bunlar demokrasi tramvayına binmişler artık demokrasi ile işleri kalmadığı için de tramvaydan çoktan inmişlerdir. Hem seçim olsa ne olacak ki, ülkede tam anlamıyla sadaka ekonomisi egemendir, nüfusun neredeyse %35'i AKP iktidarının sadaka ekonomisi ile yaşamını sürdürmektedir. Hem çalışıp da ne olacak, asgari ücret çalışmak isteyen yurttaşı daha mı gönençli kılacaktır da çalışsın. Görüldüğü gibi AKP'nin yüzde olarak büyük bir oy oranı çantada kekliktir. Sadaka ekonomisi ile yaşamını sürdürenler AKP iktidardan gittiğinde yaşamlarının bozulacağını düşünmekte yalan masalın ılık üfürüğü altında alan memnun satan memnun bir yaşam sürdürüp gitmektedirler. Onlar için ülke ekonomisi batarmış, çıkarmış umurları bile değildir. Bazıları da emek vermeden yemeyi onursuzluk sayıyor ya, memlekette kim yitirmiş ki onuru bunlar bulsun?

Ülkemizde insanlar ölüyormuş, bunların umurunda mı? Hem söylenmemiş mi "Toprak uğrunda ölen varsa vatandır" diye. Bu yüzden de bu dinci taifesini evlere acıların düşmesi ırgalamaz bile. Dolayısı ile 14 yıllık AKP iktidarında bunları o kadar çok konuştuk ki, kim ya da kimlerin vicdanında küçücük bir kıpırdatma yarattık? Yaratamayız, iş vicdana kaldıysa kapitalizm ve yalan, talan, vurgun, rüşvet onların sol memelerinin altını karartalı çok olmuştur çok.

Ülke elden gidiyormuş da, amanmış da, yamanmış da bunların derdi mi? Çevrenizde gördüğünüz bu dinci taifesine bir bakın. Hepsinin soluk yüzlerinde donmuş kalmış kaya görüntülerini görürsünüz. Zıvanadan çıkmışlarınsa ellerinden de yüzlerinden de kan damlar kan. Nereleri insan olarak kalmıştır da bir yerleri acısın değil mi? Bunlar kimseyi düşünmezler, öyle bir gücün hükmündedirler ki, her güç onlar için birer tapınç abidesidir. Bu yüzden de güç Amerika mıdır hiç önemli değildir, varıp biat etmek kültürleri gereğidir. Hani Recep Tayyip Erdoğan Obama ile görüşmek için onca çabaladı ve de muradına erdi ya. Sanki bu görüşmelerinde Obama kendisine hiçbir şey söylemedi de hoş beş ettikten sonra çıkıp arkasından konuştu. O da şimdi kalkmış yüzeme söyleseydi gibisinden laflar sıralıyor. Eh tabi, bunlar kendilerine söyleneni de anlamazlar. Amerika gibi ülkelerin mazlum ülkelere neler yaptıklarından da habersizdirler. Karşılarında bir güç görmüşlerdir ya o güce tapınç ölçüsünde bağlıyken arada bir mızmızlanmak da çok önemli sayılmaz hani. Öyle ya bazen Allah'a sızlanırken çevremizde hiç mi kimseyi görmedik biz. Amerika'ya sızlanmak da bu çevreler için öyle bir şeydir işte.

Ey masalcılar!

Ey masal dinlemeyi sevenler!

Siz masalınıza devam edin, sizler de hiç arkasını kesmeden masal dinlemeyi sürdürün. Ama bir sabah uyanacaksınız ve göreceksiniz ki mızraklarınız çuvala sığmıyor. Karşınızda milyonlar sizden yaptıklarınızın hepsinin hesabını sormakta.

Siz; huşu içinde masalının tadını ala ala uyuyanlar, size de bir dikiş iğnesi batar artık. İğne battığında zıplayıp gözünüzü lerpeden açarsanız ki açacaksınız. Size de o zaman geçmiş ola değil mi?

Ne sanıyorsunuz ha?

Bu devran böyle mi sürecek?

Kısa çöp uzun çöpten öcünü almayacak mı?

Yoksa hesapların hepsinin öbür tarafa devredileceğini mi düşünüyorsunuz?

Sahi orada da kurtulmak için rüşvetiniz hazır mı?


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA